Haftalık Bağımsız Gazete 16 Haziran 2019

Yaşlılar ve engelliler hasta değildir

Prof. Dr. Ayşegül Ataman: ‘Engelli ve yaşlıları eve hapsetmeye devam edersek sosyal patlama yaşanır’

Yaşlılar ve engelliler hasta değildir

Prof. Dr. Ayşegül Ataman: ‘Engelli ve yaşlıları eve hapsetmeye devam edersek sosyal patlama yaşanır’
 
Kadıköy Gaziantepliler Derneği, engellilerin özel eğitim gördüğü okulların açılması ve Altı Nokta Körler Derneğinin kurulmasında öncülük eden rahmetli Doç Dr. Mithat Enç'in anısına panel düzenledi. 9 Mart Cumartesi günü Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen panele çok sayıda akademisyen ve İstanbul’da yaşayan Gaziantepliler katıldı. Panelde konuşan Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ayşegül Ataman, yakın zamana kadar bilge kişi, akıl danışılan saygı gösterilen kişi olarak anılan yaşlıların toplumdan izole edildiğini belirterek, Amerika ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde engelli ve yaşlıların sokağa çıkarak yaşama dahil olduğunu ancak Türkiye’de ise engelli ve yaşlıların ötekileştirilerek adeta ev hapsine alındığını vurguladı. Sokaklarda eskisi kadar engelli ve yaşlı görmenin çok zor olduğunu anlatan Prof. Dr. Ataman, “Amerika ve Avrupa engellilerini ötekileştirmek yerine topluma entegre etmeyi denemiş ve başarmıştır. Engelliyi de bir tüketici olarak görmüş ve onlara modern tekerlekli sandalyeler, yürüyen bantlar, özel klozetler üretmiş. Sokaklarda eğlence mekanlarında hep engelliler yer almakta ve onlara eşit haklar sunulmakta. Bizde ise sokaklarda engelli ya da yaşlı görmek neredeyse imkansız hale geldi. Tek tük engellilere ise acınarak, korkularak, aman tahtaya vur denilerek bakılıyor. Yaratılanı sev yaratandan ötürü diye herkesi kucaklayan bir medeniyetten bugün ise yaratılanı gene yaratanın verdiği kusurdan ötürü eve hapsediyor ve ötekileştiriyoruz. Oysa daha yakın döneme kadar yaşlılar toplumun bilge kişileri, engelliler ise toplumun üreten birer parçasıydı” diye konuştu. Ötekileştirme ve toplumdan uzaklaştırma hatasının daha küçük yaşlarda başladığının altını çizen Ataman, “Eskiden köylerde Kör Mustafa, Topal Ahmet, Sağır Mehmet derdik ama asla toplumdan üretimden günlük hayattan uzaklaştırmazdık. Herkesin bir görevi vardı. Deliler sakatlar asla dışlanmazdı. Onlarla sohbet edilir, yemek verilir, fikri alınırdı. Ama bugün ise hepsi eve hapsedildi. Engelli ve yaşlıların dışında kanser veya diğer hayati risk taşıyan hastaları da toplumdan uzaklaştırdık. Onlara moral olmak yerine aman tahtaya vur bizden uzak olsun deyip kendi başlarına ölmelerini istedik. 5 yaşına kadar çocuklar oyun arkadaşı olarak engelli sağlıklı insan hayvan ayrımı yapmıyor. Kendisiyle oynayan herkesi seviyor. Ne zaman ki engelli biriyle oynarken annesi o çocuğa acıyan gözlerle bakmaya başlıyor, çocuk da engelliyi ötekileştirip kendinden uzaklaştırıyor” diye konuştu.  
Panelde konuşan Gazi Üniversitesi araştırma Görevlisi Mahmut Çiti de hâlâ engellileri kabul etmeyen üniversite ve liseler bulunduğunu, engellilerin topluma entegre olması ve hayatın her alanında yer alarak üretime dahil olması gerektiğini söyledi. Kendisi De görme engelli olan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim görevlisi Engin Yılmaz da “Engellilik bir hastalık değildir. Bunu herkes anlamalı” yorumunu yaptı. Panelde Kadıköy Gaziantepliler Derneği Başkanı İsmet Enç ve Zeynep Enç Sinkil de Rahmetli Mitat Enç'in hayatını ve çalışmalarını anlattı. Programda Hulusi Babalık ve Damla Çekiç’in sunduğu Tamburi ve Viyolonsel dinletisi dinleyenlerin beğenisini topladı. Anma programının anısına katılımcılara plaket verildi.
 
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.