Haftalık Bağımsız Gazete 17 Ekim 2019

Uzmanlar anlatıyor, Kadıköy bilinçleniyor

Kadıköy Belediyesi'nin sağlık alanında yol gösterici bilgilerin paylaşılması amacıyla düzenlediği Sağlık Sempozyumu, ikinci gününde devam ediyor

Uzmanlar anlatıyor, Kadıköy bilinçleniyor
Seyhan Kalkan Vayiç

Kadıköy Belediyesi, “Halk Sağlığı Haftası” nedeniyle Caddebostan Kültür Merkezi'nde 13 ile 14 Eylül günlerinde Sağlık Sempozyumu düzenliyor. Kadıköy Belediyesi sağlık polikliniklerinde ve Kadıköy'deki farklı hastanelerde görev alan doktorlar tarafından sempozyum programı kapsamında kadın sağlığından prostata, çocuk ağız ve diş sağlığından otizme kadar çok geniş yelpazedeki sağlık konuları masaya yatırılıyor. Doktolar, hazırladıkları sunumlarla, katılıcımlarla önemli bilgiler paylaşıyor. 13 Eylül Cuma günü başlayan Sağlık Sempozyumu'nun açılış konuşmasını Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Filiz Ünlü yaptı. Sağlık İşleri Müdürü Ünlü, “Koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve hastalıkların önlenmesi amacıyla çalışmalarımız etkin bir şekilde devam ediyor. Sağlık eğitimleri ve etkinlikleriyle de toplumsal bilinci artırmayı amaçlıyoruz.” dedi.

Açılış konuşmasının ardından Kadıköy Belediyesi'nde görevli Doktor Çağrı Çukadaroğlu “Halk Sağlığı Kavramı” hakkında katılımcılara bilgi verdi. Dr. Çağrı Çukadaroğlu, konuşmasına sağlığın tanımını yaparak başladı. Sağlığın bedenen, ruhen, zihnen ve sosyal olarak tam bir iyilik hali içinde olunması olarak tanımlayan Çağrı Çukadaroğlu, “İnsan sağlığı biyolojik faktörlerin yanı sıra sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlerden de etkileniyor. Sağlığı etkileyen faktörleri iki başlık altında inceleyebiliriz. Bunlardan biri bireysel faktörler içerisinde yer alan genetik yapı, bağışıklık sistemi, cinsiyet, beslenme alışkanlığı, sağlık öyküsü..vb. İkinci başlık olan çevresel etkenler daha karmaşıktır. Kişinin bulunduğu fiziki, biyolojik ve sosyal çevresi etkenlerin alt başlıkları. Fiziki çevreye örnek olarak hava, su ve toprak kirliliği ile gürültüyü verebiliriz. Kişinin mesleği, ekonomik durumu, eğitim düzeyi, sahip olduğu malları, etnik yapısı, dini ve medeni durumu da sosyal çevreye örnek olarak gösterilebilinir.”

Sağlık bilgisi vermek, bulaşıcı hastalıları önlemek”

“Halk sağlığı sosyal, çevresel ve bireyin kendinden kaynaklanan faktörlerin sağlıkta belirlediği durumu daha iyi ve güzele doğru gitmesi yönünde çalışan bir bilim dalıdır” diyen Dr. Çukadaroğlu, 1923 yılında Winslow'un oldukça kapsamlı bir tanım yaptığını söyledi, tanımı da şu şekilde açıkladı; “Halk Sağlığı, organize edilmiş toplumsal çalışmalar sonunda çevre sağlık koşullarını düzelterek, bireylere sağlık bilgisi vererek, bulaşıcı hastalıkları önleyerek, hastalıkların erken tanı ve koruyucu tedavisini sağlayacak sağlık örgütleri kurarak, toplumsal çalışmaları her bireyin sağlığını sürdürecek bir yaşam düzeyini sağlayacak biçimde geliştirerek hastalıklardan korunmayı, yaşamın uzatılmasını, beden ve ruh sağlığıyla çalışma gücünün arttırılmasını sağlayan bir bilim dalıdır”

Dr. Çukadaroğlu'nun sunumunun ardından Dr. Nazif Bağrıaçık Kadıköy Hastanesi'nden İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Ferhat Çetin ile Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr.Sinan Kırım “Bir Halk Sağlığı Problemi Olarak Diyabet” konu başlığı altında bilgi verdi.

İlaç ve iğne yerine park ile bahçe ”

Diyabetin dünya genelinde bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doktor Ferhat Çetin, “Bundan 20 yıl önce hesaplama yaptığımızda dünya genelinde 150 milyon civarında diyabetli vardı. Şimdi ise 450 milyona yaklaşmış durumdayız. Şu an dünya nüfusunu 7 ya da 7 buçuk milyar olarak düşündüğümüzde ve hesabı yaptığımızda neredeyse her 20 kişiden birinin ilaç kullanan diyabetik olduğunu görüyoruz. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 2030 yılında her 9 kişiden birinin, 2050 yılında ise her 7 kişiden birinin diyabet olma ihtimalini öngörüyor.” diye konuştu. Doktor Çetin, koruyucu sağlık hizmetinin ilaçla, iğneyle ve akıllı cihazlar yerine, trafik sorunun çözülmesiyle, çözülen trafik sorunu sayesinde evde yemek yapacak zamanın kazanılmasıyla, parkların ve bahçelerin artmasıyla, bisiklet kullanmanın yaygınlaşmasıyla ilişkilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı ve gidişatın iyi olmadığına dikkat çekti.

En sık görülen körlük nedeni diyabet”

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr.Sinan Kırım, kan şekerinin normalde açlıkta 70 ile 100, toklukta ise maksimum 140 ile 180 civarında seyretmesi gerektiğinin, bu değerlerin aşıldığı zaman da metabolik fırtınanın başladığının altını çizdi. Doç.Dr.Sinan Kırım, ”Öncelikle şeker ile ilgili hormanlar etkilenir. İnsülin değerleri ölçülemeyecek değerlere düşmeye başlar. Yağların ve proteinlerin de metobolimazları değişir. Eşik aşıldığı zaman şekerin bir kısmı idrara geçer. İdrara geçen şeker kendi ile birlikte suyu da çeker. Hasta sıkça idrarara gider. Gece de idrar için kalkmaya başlar. Gece idrara kalkmak normal değildir. Ve suyu çekildiği için de bol bol su içer. Böylece durmadan su içen, çok idrara giden ve durmadan yemek yiyen hasta profili karşımıza çıkar. Hasta bolca yemek yemeye devam eder ama kilo kaybı da başlar. Çünkü idrarla giden şeker ayrıca enerjinin de kaybına neden olur.” dedi. Diyabetli olan bir hastanın kalp hastalıkları açısından risk taşıdığının, dünyada en sık görülen körlük nedenin de diyabet olduğunun üzerinde duran Doç.Dr. Kırım, hastalığa yakalanmamak için sağlıklı beslenmenin öneminin de altını çizdi.

Hareketsiz yaşam, sigara...”

Özel Göztepe Hastanesi'nde Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslı Tanındı da kalp sağlığı ile ilgili değerli bilgiler paylaştı. Kardiyoloji Uzmanı Doç.Dr. Aslı Tanındı, koroner arter'in (damar sertliği), kalp yetmezliğinin, ritim bozukluklarının ve kalp kapak hastalıklarının kalp hastalıkları içerisinde yer aldığını ifade etti, kalp damar hastalıkları açısından risk yaratan durumları da şöyle sıraladı; “Şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol, yaş ve cinsiyet.” Östrojenik ortamın koruyucu etkisinden dolayı kadınların menopoza kadar erkeklere göre bir miktar daha az kalp damar hastalıklarına yakalandığını ifade eden Doç.Dr. Aslı Tanındı, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ama menopoz ile östrojenin yarattığı koruyucu ortam ortadan kalktıktan sonra erkekler ile riskimiz aynı. Hareketsiz yaşam, sigara içmek ve duygusal stres hastalıkların nedenleri arasında.”

Sağlık için omega 3'ü artırmalıyız”

Kalp sağlığı için trans yağlardan, katı margarinden, kuyruk yağından, salamdan, sosisten, tatlandırıcılı içeceklerden ve beyaz undan uzak durulması gerektiğine vurgu yapan Dr. Tanındı, “Sağlık için omega 3'ü artırmamız gerekiyor. Balık en sağlıklı omega 3 kaynağı. Haftada iki gün balık tüketmeliyiz. Fındık, ceviz ve badem de omega 3 içeriyor. Zeytinyağı, soya ve keten tohumu yağı da beslenmemizde yer almalı. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeğini tercih etmeliyiz. Tempolu yürüyüş yapabiliriz. Hafif tempoda bisiklet sürebiliriz. Yüzebiliriz.” dedi.

Dr. Aslı Tanındı'nın bilgilendirmesinden sonra gerçekleşen aranın ardından sempozyum programının ikinci oturumunda Kadıköy Belediyesi Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktor Nilgün Tandoğan “Kadın Sağlığı ve Menopoz”, Kadıköy Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktor Funda Öztürk, “Rahim Ağzı Kanseri (HPV) ve Erken Tanı Korunma Yolları”, Kadıköy Belediyesi Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Diş Hekimi Emel Akkerman “Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı, Ağız Hijyeni, Doğru ve Etkili Diş Fırçalama” ve İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr.Sevcan Karakoç Demirkaya da “Otizm başlığı altında önemli ve yol gösterici bilgiler paylaştı. 

Sağlık Sempozyumu devam ediyor”

Sağlık Sempozyumu, bugün (14 Eylül Cumartesi) günü de 13.00 ile 16.00 saatleri arasında Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi'nde, “Sağlıkla Yaş Alalım”, “İleri Yaşlarda Kanser Taramaları”, “İleri Yaşta Eklem Sağlığı, Diz ve Kalça Sorunları” ve “ Prostat Tanı ile Tedavi” konu başlıkları çercevesinde sürüyor.


 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.