Haftalık Bağımsız Gazete 23 Ocak 2022

“Salgını değil algıyı yönetiyorlar”

Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, “Sağlık Bakanlığı, pandeminin başladığı ilk günden bu yana ya verileri gizliyor ya da istatistiklerle oynayarak salgını değil algıyı yönetmeye çalışıyor” dedi

“Salgını değil algıyı yönetiyorlar”
Simge Kansu

Türk Tabipleri Birliği, geçtiğimiz günlerde Covid-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu’nu yayınladı. Raporda salgın ile ertelenen sağlık hizmetlerinin yarattığı sorunlardan aşılamanın yetersiz olduğuna kadar bir çok konuya değinildi. Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri olarak görev yapan Prof. Dr. Vedat Bulut, hem pandemi sürecinde ülkemizin geldiği noktayı hem de yayınlanan raporu gazetemize değerlendirdi.

“FİLYASYON GEÇEN YILA GÖRE ZAYIFLADI”

Prof. Dr. Vedat Bulut, yeniden kapanma durumu hakkında şunları söyledi: “Bu yıl geçen yılın tekrarı gibi. Geçen yıl aşılar gelmeden önceki tabloyu bu sonbaharda yeniden yaşıyoruz. Aşıların ölüm oranlarını oldukça azalttığı, hastalığın klinik şiddetini düşürdüğü verilerde açık bir şekilde görünüyor. Ancak geçen yıla göre filyasyon oldukça zayıflamış durumda ve aşının getirdiği bir özgüven toplumda maske-mesafe-hijyen konusunda dikkatsizliği arttırmış durumda. Kapanma konusunda Sağlık Bakanlığı için kritik eşiğin 60 bin rakamı olduğunu düşünüyorum. Çünkü geçtiğimiz kış aylarında bu rakamlara ulaşmadan bir tam kapanma uygulamamışlardı. Bu rakamlara tekrar ulaşıp ulaşmayacağımızı şimdiden söyleyemeyiz. Ancak geçtiğimiz 29 Nisan tarihinde başlayan ve 17 gün süren tam kapanma, 22 milyon işçinin kapalı mekanlarda çalışmasını durdurmadıkları ve işçi sağlığını feda ettikleri bir kapanma dönemi oldu. Umarım o yüksek rakamları tekrar yaşamayız. Şu anda günlük 25-30 bin bandında vaka görüyoruz ve her gün 200 kadar yurttaşımızı kaybediyoruz. 28 günlük vaka sayısında dünyada üçüncü sıradayız. Nüfusa oranladığımızdaysa 1. sıradayız. Bu, pandeminin iyi yönetilmediğini göstermektedir.”

“TOPLUMU TEK BİR AŞI TİPİNE MAHKUM ETTİLER”

Ülkemizdeki aşılama durumuna da değinen Bulut, “Aşılamada dünya ortalamasından daha iyi olduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın yüzde 77 üzerinde çift doz bağışıklama rakamları gerçeği ifade etmiyor. Türkiye’nin toplumsal bağışıklık için yüzde 85 çift doz aşılama oranına erişmesi gerekiyor ve gerçekte çift doz aşılama yüzde 54 dolaylarında seyrediyor. Sağlık Bakanlığı, pandeminin başladığı ilk günden bu yana ya verileri gizliyor ya da istatistiklerle oynayarak salgını değil algıyı yönetmeye çalışıyor” dedi ve şöyle devam etti: “Geçtiğimiz Ocak ayında başlatılan Covid-19 aşı kampanyasında toplumu tek bir aşı tipine mahkum ettiler ve 9 milyon kadar yaşlı nüfusumuza yüzde 51 koruyuculuğu olan bir aşıyı uyguladılar. Yani her iki yaşlımızın birisini koruyamaz durumdaydık. Sonra aşı çeşitliliği sağladılar. Bu aşıların tedariki ve uygulanması, istenilen hızda ilerlemedi. Bu kampanya Mayıs ayına girmeden birçok ülkede olduğu gibi hızla tamamlanabilirdi ve yaz sonrasında, turizm sezonunun ardından bu yüksek rakamları görmeyebilirdik. Tüm dünyada aşı erişiminin sorun olduğunu ve varyantların gelişmesinin bu nedenle olduğunu biliyoruz. Bu sadece Türkiye’nin bir sorunu değil. Tüm dünya DSÖ, BM, DTB, devletler herkes el ele vererek buna küresel bir çözüm getirmeli.”

“HÜKÜMET YURTTAŞLARA GELDİĞİNDE CİMRİLEŞİYOR”

Son dönemde Covid-19 tedbirlerine uyulmadığının altını çizen Bulut, “Bu durumun birkaç nedeni olduğu düşüncesindeyim. Aşılı bireyler gereksiz bir özgüven içerisindeler. Halbuki aşıların koruyuculuğu yüzde 100 olmadığı gibi, yeni gelişen varyantlar aşıların koruyuculuk düzeylerini kısmen aşağıya çekiyor. Kaldı ki yeni varyantlar da hızla gelişebilir. Bu nedenle önlemler tam alınmadan ve toplumsal bağışıklık yüzde 85’e ulaşmadan maske-mesafe-hijyen konusuna hassasiyet içerisinde olmak gerekli. Bir diğer neden ise bıkkınlık. Yaklaşık 20 aydır süren pandemi, toplumu yıldırdı. Ekonomik kriz nedeniyle insanların maske ve hijyene ayırabilecekleri bütçeleri yok. Evlerinin gıdalarını bile zorlukla temin edebilenlerin oranı toplumda çoğunlukta. Şirketleri, özel sektörü koruyan hükümet yurttaşlara geldiğinde cimrileşiyor. Nitekim 2022 sağlık bütçemiz de halkı değil, şehir hastaneleri şirketlerini düşünen ve toplum sağlığına yeterli paranın ayrılmadığı bir bütçe oldu.” ifadelerini kullandı.

18 AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

Prof. Dr. Vedat Bulut, TTB tarafından yayınlanan 18 aylık Covid Değerlendirme Raporu hakkında şunları söyledi: “Bu raporda Covid-19 hastalığının tanısından tedavisine, aşılamadan korunmaya kadar her alanda konunun uzmanlarının incelemeleri yer alıyor. Sağlık Bakanlığı’nın 18 ay boyunca pandemiyi niçin iyi yönetemediğinin yanıtları da var bu raporda. Okullarımızı, filyasyonu, 1. Basamak Sağlık Hizmetlerini ele aldık. Fazladan ölümleri, yani Sağlık Bakanlığı’nın gerçek ölüm sayılarını toplumdan hangi oranda sakladığını gösterdi bu rapor. Sağlık Bakanlığı’nın 69 bin ölüm rakamı gerçek değil. Geçtiğimiz yılların ortalamalarına göre 134 bin fazladan açıklanamayan ölüm var. Bu da bize gerçek rakamların şeffaf bir şekilde paylaşılmadığını gösteren bir  durumdur. Bu raporda ayrıca Covid-19’da basın faaliyetleri ve ekosistem gibi diğer etmenler de incelendi. Basın etiğinin önemi ve infodemideki rolü araştırıldı. Özellikle Ecehan Balta hocanın ekosistem ve zoonozlar, pandemiler arası ilişkilerini yazdığı kısım son derece önemli.”

Covid-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu’nun tamamına ulaşmak için: https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/ttb_covid_18ay_rapor.pdf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.