Haftalık Bağımsız Gazete 17 Ekim 2019

“Obezite kanser nedeni olabilir”

Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği’nin “22 Mayıs Avrupa Obezite Günü” nedeniyle düzenlediği söyleşide, obezitenin nedenleri ve sonuçları hakkında önemli bilgiler paylaşıldı

“Obezite kanser nedeni olabilir”
Seyhan Kalkan Vayiç

Kadıköy Belediyesi Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği, Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda “22 Mayıs Avrupa Obezite Günü” nedeniyle söyleşi düzenledi. Poliklinik çalışanları ve söyleşiyi dinlemeye gelenlerin birlikte yaptığı zumba ise söyleşi öncesi renkli anların yaşanmasına neden oldu. Moderatörlüğünü Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği Çocuk Muayene Doktoru Demet Özkan’ın yaptığı söyleşide, Başhekim Prof. Dr. Korkmaz Altuğ ile Diyetisyen Figen Fişekçi Üvez, Kalp Hastalıkları Uzmanı Doktor Nuri Çağlar ve Psikiyatri Uzmanı Osman Önal konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, obezitenin nedenleri, sonuçları ve neden olduğu hastalıklar hakkında ayrıntılı bilgi verildi. Paylaşılan önemli bilgilerin ardından da söyleşiyi dinlemeye gelen Kadıköylülerin vücut yağ analizi ile bel çevresi ölçümü yapıldı.

“BİRÇOK HASTALIĞIN ANASI”

Dünyada bütün hastalıkların nedeninin aşağı yukarı bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Korkmaz Altuğ, obezitenin birçok hastalığın anası olduğuna dikkat çekti, “Obezite damar hastalıkları, tansiyon ve beyin kanaması yapar. Kolesterolü ve şekeri yükseltir. Ve bunlara bağlı hastalıklar ortaya çıkar. Böbrek ve karaciğer bozulur. Ben 60 senelik cerrahım. Tepeden tırnağa bütün ameliyatları çok severek yaptım. Tek obezite nedeniyle yapılan mide ameliyatını sevmedim ve yapmadım.” dedi.

“OBEZİTE VÜCUTTA YAĞ BİRİKMESİDİR”

Beslenmeyi anne sütü ile başlayan, sağlığı korumak ve yaşam kalitesini artırmak için vücudun ihtiyacı olan besin öğelerini yeterli miktarda ve uygun zamanda alınması sonucunda gerçekleşen bilinçli bir eylem olarak tanımlayan Diyetisyen Figen Fişekçi Üvez, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi, vücutta sağlığı olumsuz yönde etkileyecek kadar yağ birikmesi olarak tanımladığını söyledi ve obezitenin nedenlerini şu şekilde sıraladı; “Fazla ve yanlış beslenme alışkanlıkları (abur-cubur ve fast food beslenme), hareketsiz yaşam, genetik (anne veya babanın obez oluşu), hormonal durumlar (örneğin troid hormonlarının yetersiz oluşu), psikolojik problemler (duygusal yeme-stresli anlarda karbonhidratlı yiyeceklere aşırı düşkünlük), kullanılan bazı ilaçlar (antidepresan kullanımı), doğum sayısının fazla veya sık oluşu, alkol kullanımı, uyku problemleri, bebeklikte anne sütü almama…” Obezitenin kalp ve damar hastalıklarına, hipertansiyona, diyabete, depresyona ve cinsel problemlere neden olabileceğini dile getiren Diyetisyen Üvez,  insülin direncinin obezitenin bir sonucu olduğunun ve obezitenin kansere de yol açabileceğinin altını çizdi.

“DEPRESYONUN SONUCU OLABİLİYOR”

Yağlı ve şekerli yiyeceklerin yendiği zaman bir haz alındığını dile getiren Psikiyatri Uzmanı Osman Önal, bu hazzın belli bir süre yaşandığını ve bu hazzı yaşamak için bu yiyeceklerin tekrar yendiğini belirtti ve konuşmasına şöyle devam etti; “Bilinen en eski yeme bozuklukları yedikten sonra kusma ile hiç yememedir. Bunlara bir de tıkanırcasına yeme bozukluğu eklendi. Bu bozuklukta kendinizi gecenin bir yarısında bir şeyler yerken bulabilirsiniz. Bir de atipik depresyon durumu ortaya çıktı. Bu depresyonda çok yeme ve uyuma ile evden çıkmama gibi durumlar yaşanıyor. Sonucunda ise obezite kaçınılmaz oluyor. Çok ciddi diğer bir sorun olan duygusal yeme bozukluğunda ise anlık baş edilemeyen sıkıntılı ve endişeli durumlarda yağlı ile şekerli yiyecekler yenilerek rahatlama sağlanmaya çalışılıyor. Antidepresanlar da yeme davranışını bozuyor. Yediğimizden haz alamayıp yememiş gibi yeniden yiyebiliyoruz. Bu durum da obeziteye neden oluyor.”

“DAMARLARA ZARAR VERİYOR”

Kalp ve damar hastalıklarının birçok nedeni olduğunu dile getiren Kalp Hastalıkları Uzmanı Doktor Nuri Çağlar, bu nedenlerden bazılarını şu şekilde sıraladı: “Yaşlılık, genetik faktör, hipertansiyon, şeker hastalığı, stres, hareketsizlik, beslenme bozukluğu...” Tansiyon ve şeker hastalığının damarın  en iç zarında geçirgenliği artırdığına vurgu yapan Nuri Çağlar, “Dolaşımdaki kolesterol ve kan hücrelerinin hepsi iç zarın altına girer ve zarı kabartır. Zarın kabarması sonucunda bazen ortaya çıkan zar çatladığında vücut onu kanamış olarak algılar ve orada pıhtı oluşur. O pıhtı oluşumu da birden kalp krizi oluşmasına neden olan şeydir. Demek ki hipertansiyon ve şeker hastalığı damar yapımız için en önemli risk faktörlerinden ikisi.  Obezitede tansiyonu yükselten önemli nedenlerden bir tanesidir. O yüzden beslenme düzenimize dikkat etmeliyiz. “şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.