Haftalık Bağımsız Gazete 11 Temmuz 2020

“Korona gözleri vurdu, şikayetler artıyor”

Salgın sebebiyle evde kalan insanların teknolojiye olan ilgisi göz problemlerini beraberinde getiriyor. Göz sağlığı üzerine konuştuğumuz Prof. Dr. Emrullah Taşındı “Dünya nüfusunda miyop giderek artıyor” diyor

“Korona gözleri vurdu, şikayetler artıyor”
Görkem Durusoy

Korona virüsü salgını nedeniyle kişisel hijyen ve sosyal izolasyon her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Evde kaldığımız süreçte büyük, küçük demeden hepimizin yaptığı en yoğun aktivite teknolojik aletlerle uğraşmak oluyor. İnsanların evlerine kapanmasıyla birlikte, dijital cihazların kullanımında da büyük bir artış yaşandı. Ancak aşırı kullanımlarda bu durum göz sağlığımız açısından tehlikeler yaratıyor. Uzmanlar dijital ekranlardan yayılan mavi ışığın göz üzerinde oluşturduğu zararların kalıcı sonuçlara sebep olabileceğine dikkat çekiyor. Peki karantina sürecinde göz sağlığımızı nasıl koruruz? Teknolojik aletlerin yaydığı mavi ışığın göz sağlığı üzerindeki etkileri neler? Göz rahatsızlığını tetikleyen başka unsurlar var mı?

“DÜNYA NÜFUSUNDA MİYOP ARTIYOR”

Salgın sürecinde özellikle çocuklarda göz rahatsızlığının giderek arttığını vurgulayan göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Emrullah Taşındı, “Yakına gözümüzdeki kaslar kasılarak, gözü içe döndürerek ve göz bebeği küçülerek bakarız. Bir şeyi yakından görebilmek için uyum yapmak mecburiyetindeyiz. 30 ila 60 cm mesafede uyumumuz kuvvetle çalışır. Çocuklarda uyum gücü çok kuvvetli olduğu için yaşlılar gibi yakın gözlüğüne ihtiyaç duymazlar. Ancak yakın ekran süresinin uzaması durumunda büyük sorun, çocuklarda uyumun çok olması sonucu göz uzunluğunun bozulması ve miyopiyi artırma riskidir. Dünya nüfusunda miyop giderek artıyor. Bu artışla da 2040’larda dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50’sinin miyop (uzağı az görme) olması bekleniyor. Bunda çocukların çok yakın çalışmasında cep telefonu, tablet kısmen de bilgisayarın çok büyük etkisi var. Bu yüzden çocukların bu aletleri uzun süreli kullanımını özellikle istemiyoruz. Okul çağındaki çocuklarda normal ders süreleri olan 45 dakika üzerinde kullanmalarını önermiyoruz. Okul çağından daha küçük olanlarda bu sürenin çok daha kısa ve mümkünse olmaması gerekir. Bu teknik olarak her zaman mümkün değil ama miyop riskinin artırıcı özelliği geleceğin dünyasında da en büyük sorun olarak görülmektedir. Salgın süresince evde kapalı kalan çocuklarda miyopinin belirgin olarak arttığı da görülüyor.” dedi.

“GÖZÜN DİNLENMESİ BOŞLUĞA BAKMAKTIR”

Gözü dinlendirmenin uyumayla mümkün olamayacağını söyleyen Taşındı, “Gözümüzü dakikada 20 kere kırparız. Bu kırpma ekrana baktığımız zaman dakikada sekize düşmektedir. Uyum yaparken dikkat nedeni ile göz kapaklarımızı kırpmayı unutuyoruz. Yani telefon, tablet ve bilgisayar kullanırken, uyum yapmak için göz kırpma azalır. Yaşadığımız sürecinde etkisi ile özellikle uyku düzeninin bozulmasıyla gençlerde ve çocuklarda görmediğimiz göz kuruluğunun arttığını gözlemliyoruz. Normalde gençlerde ve çocuklarda fazla rastlamadığımız yanma, batma, özellikle akşamları gözlerini kapattıklarında batma hissi bu dönemde çok sık karşılaştığımız bir göz sorunu olarak karşımıza çıkıyor. İleri yaşlarda göz kuruluğu önemli bir toplumsal sorundur, ancak çocuklarda bu süreçte telefon ve tablet kullanımın artmasıyla göz kuruluğu da artmıştır. Şu anda salgın döneminde bizi en çok rahatsız eden olay göz kuruluğu ve miyopidir. Ayrıca kontakt lens kullananlarda kuruluğa bağlı problemler arttı. Gözümüzü dinlendirmek gözümüzü kapatarak uyumak değildir. Gözün dinlenmesi boşluğa bakmaktır. Boşluğa baktıklarında uyumlama ortadan kalkacağı için göz dinlenmesi ve miyopi riski azaltmaktadır. Bütün dünya korona günlerinde önce okul çağı ve okul öncesi çocukların haftada en az 7 – 8 saat açık havada boşlukta olmaları konusunda hemfikirdir.” şeklinde konuştu.

“DENGELİ VE DÜZENLİ BESLENİN”

Göz sağlığını tetikleyen başka unsurların da olabileceğini belirten Prof. Dr. Emrullah Taşındı, “Göz sağlığımızı değil, genel sağlığımızı korumak için gerekli besin gruplarını dengeli ve düzenli almak yeterlidir. İleri yaşlarda maküla dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) ve kuru göz hastalarında ek gözün beslenmesinde yararlı nutrisyon ilaçları gerekebilir. Hipertansiyon, diyabet, tiroid rahatsızlığı gibi bazı sistemik hastalıklar gözde görülen sorunların artmasına neden olabilmektedir. Bu kişilerin göz muayenelerinin düzenli yapılması oluşabilecek sorunların erken teşhis ve tedavisini sağlayabilecektir. Fakat bu tür hastalıklarda sistemik hastalığında düzenli takip ve tedavisi yapılmazsa, gözde oluşabilecek zararlar çok ileri boyutlara taşınabilir.” ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.