Haftalık Bağımsız Gazete 03 Haziran 2020

“Kaygı, psikotik rahatsızlıkları alevlendirebilir”

Evde karantina sürecinde olduğumuz şu günler, psikotik bozukluğu olan bireyler için daha zorlu geçiyor. Psikiyatri Uzmanı Cuma Ülkü, bu hastaların dikkat etmesi gerekenleri anlattı

“Kaygı, psikotik rahatsızlıkları alevlendirebilir”
Evin Arslan

“Evde kalmak” herkes için farklı şeyler ifade ediyor. Kimisi için kendini dinlemek ve geliştirmek için bir fırsat; kimisi için ise stres kaynağı. Ancak pandemi süreci özellikle bipolar bozukluk, şizofreni gibi psikotik rahatsızlığı olan kişileri kötü etkileyebiliyor. Travma Çalışmaları Derneği’nde gönüllü çalışmalarda bulunan Psikiyatri Uzmanı Cuma Ülkü “Karantina, korku ve kaygılarının artmasına bu da hastalığın tekrarlanmasına neden olabilir” diyor. Ülkü ile psikotik bozukluğu olanların neler yapabileceğini konuştuk.

 Öncelikle psikotik bozukluk nedir? Belirtileri nelerdir?          

Psikotik bozukluk; kişinin gerçeklikle bağının koptuğu, duygu, düşünce ve algılarını etkileyen, muhakemesini bozan hastalıkların genel adıdır. Klinik belirtiler, hastalığın nedeni ve süresine göre hastalığın adı belirlenir. Örneğin, altı aydan uzun sürmüşse ‘şizofreni’; uyuşturucu maddeye bağlı ortaya çıkıyorsa ‘maddeye bağlı psikoz’ denir. Genetik, psikotik belirtilere yol açan diğer tıbbi rahatsızlıklar, bazı beyin hastalıkları, kafa travmaları, alkol-uyuşturucu madde kullanımı psikotik hastalıkların ortaya çıkmasında sorumlu etkenler olarak sayılabilir. Psikotik bozukluğun temel belirtisi, aksi ispatlanmasına rağmen kişinin inanışlarında değişiklik olmaması (hezeyan) ve algısal bozulmaların (halüsinasyon) olmasıdır. Bu durum kişilerde içe kapanma, korku, tedirginlik gibi belirtilere yol açar.

Pandemi sürecinde evde kalmak onları nasıl etkiler?

Korona virüsü pandemisi yaşadığımız bu günlerde içinde bulunduğumuz bilinmezlik, güvende olmama hissi, kaygı-endişe gibi durumlar, psikotik rahatsızlığı olan hastaların hastalıklarının alevlenmesine sebep olabilir. Zaten toplumsal olarak damgalanma, hastalığın iyi bilinmemesi, doğru anlaşılmaması gibi nedenlerle gündelik hayata katılımı kısıtlanan bu kimselerde karantinada olma, sokağa çıkamama gibi gündelik rutini bozan haller hastalığın ağırlaşmasına, korku ve kaygılarının artmasına bu da hastalığın tekrarlanmasına neden olabilir. 

“İLAÇLARA DEVAM EDİLMELİ”

Bunu önlemek için neler yapılabilir?

İçinde bulunulan salgın süreci, alınması gereken hijyen, fiziksel mesafe, zorunlu haller dışında sokağa çıkma süresinin azaltılması gibi tedbirlerin toplumun her kesimine uygulandığı, bunun salgından korunmak için gerekli olduğu, en kısa sürede yeniden günlük hayata dönüleceği hakikatinin aile bireyleri ve doktoru tarafından anlatılması gerekir. Uykusuz kalmaları hastalığı tetikleyebileceği için düzenli uyku almaları gerekmektedir. Evde hafif fiziksel egzersiz yapmaları, uygunluğuna göre evin güneş gören kısımlarına çıkıp gün ışığından faydalanmaları, gündelik hayatlarını planlamaları, aile-arkadaşlarıyla telefon ya da görüntülü konuşmalar yapmaları ayrıca önerilmektedir. Sosyal medya veya ekran karşısında uzun süre vakit geçirmek, gerek yanlış ve hatalı bilgiler gerek gerçeklikle bağlarını koparmayı kolaylaştıracak komplo teorileri içeren haberlere maruz kalmaları nedeniyle önerilmemektedir. Bu dönemde akılda tutulması ve unutulmaması gereken en önemli şey düzenli kullandığı ilaçlara devam etmeleri, kesinlikle ilaçlarını kesmemeleridir. Gerekli hallerde gerek aileleri gerekse de hastalar, hastaneye gitmeden doktoruyla telefonla ya da online görüşebileceğini bilmeli ve çekinmeden arayabilmeyi akıllarında tutmalıdır.

Travma Çalışmaları Derneği bu süreçte neler yapıyor?

Tüm dünyayı saran Covid-19 pandemisi hem bireysel, hem toplumsal, hem de küresel travmalara yol açmaktadır. Bu gibi geniş kitleleri etkisi altına alan önemli yaşam olaylarının etkileriyle mücadele ederken birlik ve beraberliğin, bütünleşmenin önemine inanıyoruz. Bu nedenle içinde bulunduğumuz koşullarda önemli ve öncelikli olan şey, deneyime dayalı, etkin ve doğru şekilde yapılandırılmış, topluma hızlı ve sürdürülebilir yarar sağlayabilecek çalışmalara katkı sağlanmasıdır. Bizler de “öncelik toplumsal olarak yaraların sarılması ve toplumsal ruhsal dayanıklılığın arttırılmasıdır” bakış açısıyla hareket ediyor, bu doğrultuda da deneyim, bilgi birikimi ve emeğimizi kurumsal kimliğimizi ön plana almadan ortaya koymaya devam ediyoruz. Bu bağlamda sürdürülmekte olan tüm ruh sağlığı ve psikososyal destek çalışmalarında gecesini gündüzüne katarak emek veren her branştan ruh sağlığı çalışanı meslektaşlarımıza toplum yararına ortaya koydukları gayret için teşekkür ediyoruz. Travma Çalışmaları Derneği üyeleri olarak da kendi meslek örgütlerimiz tarafından kurulan gönüllü ve ücretsiz ağlar üzerinden destek veriyoruz. 

RUHSAL DESTEK İÇİN NE YAPILABİLİR?

Travma Çalışmaları Derneği’nin de gönüllü destek verdiği ücretsiz ağlar:

-Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından kurulan hat, pandemi sürecinde sağlık çalışanlarına 7/24 hizmet veriyor. Ücretsiz olan bu hatta, psikiyatristler gönüllü olarak çalışanlara psikolojik destek veriyor. 0850 532 66 76 numarasını arayarak ulaşabilirsiniz.

-Psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Korona Virüs Online Psikososyal Destek Programı’na (KORDEP) 0850 305 00 34 numarasını arayarak ulaşabilirsiniz.

-Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, sağlık çalışanları için Ruh Sağlığı Destek Sistemi’ni (RUHSAD) hayata geçirdi. Sistemden yararlanmak için RUHSAD uygulamasını telefonunuza yükleyebilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.