Haftalık Bağımsız Gazete 15 Ağustos 2020

“Hijyen ve alışveriş kurallarına dikkat edilmeli”

Korona virüsünün gıdalar yolu ile bulaştığına dair elde bir kanıt olmadığını söyleyen gıda mühendisi Bülent Şık, “Ancak elde kanıt olmaması bulaşma ihtimalinin söz konusu olmadığı ya da imkânsız olduğu anlamına gelmez” diyor

“Hijyen ve alışveriş kurallarına dikkat edilmeli”
Seyhan Kalkan Vayiç

Korona virüsü, Çin'in Wuhan şehrinde ilk olarak görüldükten sonra tüm dünyayı etkisi altına aldı. Hızlı bir şekilde yayılan, hayatı durduran ve can kayıplarına neden olan virüs hakkında çok sayıda merak edilen soru var. Virüs gıdalardan bulaşıyor mu sorusu da bunlardan bir tanesi. Biz de  cevabını öğrenmek istediğimiz bu soruyu gıda mühendisi Dr. Bülent Şık’a sorduk.

“Korona virüsü, insanlarda ve hayvanlarda (develer, sığırlar, kediler ve yarasalar) yaygın olan büyük bir virüs ailesinden oluşmaktadır.” diyerek bilgilendirmeye başlayan Bülent Şık, korona virüsünün (SARS-CoV-2) 2003 yılında benzer bir salgına sebep olan SARS-CoV virüsünün yeni bir türü olarak nitelendirildiğini söyledi.

“GIDALARIN ÜZERİNDE ÇOĞALAMAZLAR”

Korona virüsünün gıda maddelerine bulaşmasının ancak virüs ile enfekte kişilerin aksırma, öksürme ya da virüse bulaşık elleri ile gıda maddelerine dokunmasıyla olabileceğine dikkat çeken gıda mühendisi Bülent Şık, “Ancak virüsler bakterilerin aksine gıda maddeleri üzerinde çoğalamazlar.  Gıdalara bulaşmış olsalar bile çoğalma imkânı bulamayacakları için gıda üzerindeki sayıları zaman içinde azalacak. SARS-CoV-2 virüsü karton gıda ambalajlarında bir gün boyunca ve plastik ambalaj malzemelerinde ise birkaç gün boyunca bulunabilmekte. Virüsle bulaşık bu tip yüzeylere ya da nesnelere dokunduktan sonra ağzımıza, burnumuza ya da gözlerimize dokunmanın 'çok küçük' de olsa virüs bulaştırma riski olduğu belirtilmekte.” dedi. 

“Ancak virüsle ilgili olarak bilmediğimiz çok şey var.” diyen Bülent Şık, “Şu an için gerek Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve gerekse Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) açıklamalarında hastalığın SARS-CoV-2 virüsü bulaşık gıdalara ya da gıda ambalajlarına temas etmekten kaynaklanması riskinin çok küçük olduğu ve bu konuda herhangi bir kayıt olmadığı vurgulanmakta. SARS-CoV-2 virüsünün gıdalar yolu ile bulaştığına dair elde bir kanıt yok. Ancak elde kanıt olmaması bulaşma ihtimalinin hiç söz konusu olmadığı ya da imkânsız olduğu anlamına gelmez. Virüsün gıdalarla bulaşma ihtimalinin çok küçük olması bir korku ya da kaygı içinde olmamamız gerektiği, gerekli önlemleri almadan içine girdiğimiz market ya da pazar gibi kalabalık ortamlardan bulaşma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu anlamına gelir.” diye konuştu

“VİRÜS KORKUSUYLA KİMYASAL KULLANMAYIN”

Gıdalarda SARS-CoV-2 virüsünü etkisiz kılmak için kimyasal kullanılmasına dayalı çeşitli önerilerin ciddi sağlık sorunlarına yol açma ihtimalinin var olduğuna vurgu yapan Bülent Şık,   sabun, deterjan, yüzey temizleyicileri, hipoklorit içeren çözeltiler vb. gibi evde temizlik ve dezenfeksiyon için kullanılan çok çeşitli maddenin olduğunu ifade ettiği konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bu tip kimyasallar, kişisel temizlik, giysilerin temizliği, zeminler ve çeşitli yüzeyler ile alet ve ekipmanların temizliğinde kullanılmak için üretilmişlerdir. SARS-CoV-2 virüsü korkusu ile eve alınan gıda maddelerini sabun, deterjan veya temizlik amacıyla kullanılan herhangi bir kimyasal madde ile temizlememek gerekiyor. Gıdalarla temas eden kimyasal maddeler gıda üzerinde kalıntılar bırakır. Bu kalıntıların yeme ve içme yoluyla alınması sağlık sorunlarına neden olur. Örneğin yutak, soluk borusu, yemek borusu gibi organlarımız temizlik malzemelerinin aşındırıcı ve yakıcı özelliklerinden ciddi hasar görebilir.”

“ALIŞVERİŞTE DİKKAT EDİLMELİ”

“SARS-CoV-2 virüsü ile hastalanmış olduğu tespit edilen insanların gıda üretim-tüketim hattında çalışmaması ve iyileşene kadar gıdalarla temasının kesilmesi gerekiyor.” diyen gıda mühendisi Şık, hastalığın yayılmasına engel olabilmek için evde yiyecek hazırlama esnasında hijyen sağlamak için uyulması gereken bazı kuralların var olduğunun üzerinde durdu ve alışveriş esnasında dikkat edilmesi gereken noktaları da şöyle sıraladı: “SARS-CoV-2 virüsünden korunmak, hastalığı bir başka insana bulaştırmaktan kaçınmak için maske takmak ve insanlarla aramıza belirli bir fiziksel mesafe (en az 2 metre) koyma kuralına alışveriş yaptığımız ortamlarda da dikkat etmek gerekiyor. Ellemeden, gözle seçtiğimiz ve alacağımız gıda maddesine dokunmak gerekiyor. Alışveriş sıklığını azaltmak, alışveriş yapılan toplu mekânlarda olabildiğince az zaman geçirmek önemli. Sokağa çıkmaktan bir süre için kaçınmalıyız. Yiyecekleri satın aldıktan sonra eve döndüğümüzde kişisel temizliğimizi yapmaya mutlaka dikkat etmeliyiz.”

“UYULMASI GEREKEN HİJYEN KURALLARI”

Hijyenin sağlıklı bir yaşamın devamlılığı için alınması gereken önlemler anlamına geldiğini söyleyen Bülent Şık, ev içinde, mutfakta ve saklama ortamlarında gıda maddeleri ile ilgili uyulması gereken bazı temel hijyen kuralları olduğunu ifade etti ve kuralları da şu şekilde sıraladı:

“-Yiyecekleri hazırlama veya pişirme işine başlamadan önce ellerimizi sabunlu su ile yıkamalıyız.

-Yiyecekler bol su ile yıkanarak temizlenmeli. Yiyeceklerin temizlenmesi için herhangi bir kimyasal madde ya da dezenfektan madde kullanılmamalı.

-Salata ve benzeri gibi çiğ tüketilen yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan tezgah, alet ve ekipman iş bittikten sonra temizlenmeli. Evlerde her zaman kullandığınız normal temizlik maddeleri hijyen sağlamak için yeterlidir.

-Çiğ tüketilen yiyeceklerin pişmiş gıdalarla temas etmesi engellenmeli.

-Yiyecek hazırlama işlemi bittikten sonra ellerimizi sabunlu suyla yıkamalı.

-Çiğ ve pişmiş gıdalar buzdolabında farklı raflara konulmalı. Pişirilmiş gıdalar buzdolabında üst raflara, çiğ gıdalar ise alt raflara konulmalı.

-Haşlama, kaynatma, kızartma, fırınlama v.b gibi yiyecek pişirme yöntemlerinde ulaşılan sıcaklıklar her türlü virüsü yok etmek için fazlasıyla yeterlidir.”

“BESİN ÖĞELERİ KAYBOLUR”

Gıda mühendisi Bülent Şık, son olarak sözlerine şu bilgileri ekledi; “Virüs korkusu veya kaygısı ile yiyecekleri yüksek sıcaklıkta uzun süre tutma gibi aşırı pişirme işlemlerini uygulamaktan kaçınmalıyız. Aşırı pişirme yiyeceklerin içerdiği besin öğelerinin kaybını arttıran bir işlemdir.  Şimdiye kadar yiyecekleri nasıl pişiriyorsak ve yemek yapıyorsak öyle yapmaya devam etmeliyiz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.