Haftalık Bağımsız Gazete 27 Eylül 2020

“Hemşireler hak kaybı yaşıyor”

Ülkemizde korona virüsü yayılmaya devam ediyor. Bu salgın sırasında hemşireler ise zor şartlar altında çalışıyor. Dr. Azize Atlı Özbaş “Pandemi kurullarında hemşireler de yer almalı” diyor

“Hemşireler hak kaybı yaşıyor”
Evin Arslan

Korona virüsü hızla yayılırken bundan en çok etkilenenler ise sağlık çalışanları oluyor. Salgının gittikçe ciddi boyutlara varması, sağlık çalışanlarının da çalışma sürelerini ve üzerindeki baskıları artırıyor. Zorlu şartlarda çalışan sağlık çalışanlarından biri de hemşireler. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı’nın pandemi kurullarında hala yer almıyorlar. Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinde Öğretim Üyesi ve Türk Hemşireler Derneği (THD) Genel Sekreteri olan Dr. Azize Atlı Özbaş ile hemşirelerin yaşadığı sorunları konuştuk.

Hemşireler sağlık alanında şu anda neler yaşıyor? 

Meslektaşlarımız, oldukça yoğun çalışma koşullarında yaşamları kurtarmak, insanlara sağlıklarını geri vermek ve toplumumuzun güvende hissetmesini sağlamak için mücadele veriyorlar. Oldukça zorlu bir süreci, başarılı bir şekilde yönetiyorlar. Onlarla gurur duyuyoruz. Ancak bu süreçte, bazı engellerle karşı karşıya kalıyorlar. Bu engeller, hem kendi sağlıklarını sürdürme, hem nitelikli hemşirelik bakımını sürdürme hem de toplum sağlığını koruma ve bulaşı önlemede meslektaşlarımızın işini daha da zorlaştırıyor. Süreç içinde bazı sorunlar çözülüyor, bazıları önemini yitiriyor, bazıları süreğen oluyor ve yeni sorunlar ortaya çıkıyor. THD, korona virüs salgını sürecinin başından bu yana, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, meslektaşlarımızın karşı karşıya kaldığı sorunları yakından takip ediyor. Süreçte yaşanan bazı sorunların çözümünde ciddi kazanımlar elde etti, bazı sorunlar ise ilk günden bu yana devam ediyor. 

Nedir bu sorunlar?

Güncel sorunların belli başlılarından söz etmek gerekirse; bazı kurumlarda kişisel koruyucu ekipmanlara ulaşmada engel yaşama, çalıştıkları kurumlarda antiseptik solüsyon ve dezenfektanların yeterli düzeyde bulunmaması, bulaşı önlemeye yönelik önlemlerin yeterince alınmıyor olması, korona virüsü tanılı hastaya bakan hemşirelere mesai sonrası konaklayabilecekleri otel/misafirhane/konuk evi vb. yerlerin ayarlanmaması, hastane yönetimlerinin çalışanlarına şeffaf davranmaması, esnek saat uygulamasına geçilmesi ile birlikte meslektaşlarımızın 24 saat kesintisiz çalışmak durumunda olması, uzun mesailerde çalışılmasına rağmen (12 veya 24 saat) yeterli dinlenme zamanının verilmemesi ve bazı kurumlarda dinlenme alanlarının yetersiz ya da uygunsuz olmasıdır. 

“GÜÇSÜZ BIRAKILIYORLAR”

Ayrıca meslektaşlarımız, çalışma ortamlarında, hasta, hasta yakını ve hekimlerden şiddet görebilmektedir. Kronik hastalığı olan pek çok meslektaşımız, korona virüsü riskine rağmen aktif olarak çalışmak durumunda kalmıştır. Eşi asker, polis ya da PTT görevlisi vb. olan ve çalışmak zorunda olan meslektaşlarımız çocuklarının bakımı konusunda sorun yaşamaktadır. Tüm bu olumsuzluklar ise meslektaşlarımızın fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlıklarını sürdürmelerini neredeyse imkânsız hale getirmekte, bağışıklık sistemlerini güçsüzleştirerek, hali hazırda yakın temas halinde oldukları korona virüse karşı onları güçsüz bırakmaktadır. 

Hak kayıpları yaşanıyor mu? 

Hemşireler hak kaybı yaşıyorlar. Ancak bu hak kaybı korona virüsü pandemisi öncesinde de vardı. Döner sermaye ve performans uygulamaları yıllardır meslektaşlarımızın hak kaybına yol açmaktadır. Özel hastanelerde çalışan hemşirelere yapılacak ödemelerde bir standardın belirlenmemiş olması, sağlık iş gücü planlaması yapılmadan açılan okullar nedeniyle ortaya çıkan istihdam fazlası hemşire ve diğer sağlık çalışanları, bazı kurumlarda herhangi bir sağlık alanından mezun olan çalışanların, usule uygun olmayan şekilde hemşire yerine çalıştırılması meslektaşlarımızın bu kurumlarda asgari ücretlerle çalışmasına yol açmıştır. Korona virüsü süreci, meslektaşlarımızın hak kayıplarının daha da derinleştiği bir süreçtir. Özel hastanede çalışan meslektaşlarımız zorunlu ücretsiz izne gönderilmiştir. Bazı özel hastanelerde ise esnek çalışma saatleri gerekçe gösterilerek, 450 gün ve üzeri primi olanlar sadece 3 gün, primi olmayan hemşireler ise fazladan çalıştırılmaktadır. Özel hastanelerde istifa yasağının olması ise meslektaşlarımızı bu koşulları kabul etmek zorunda bırakmaktadır.

Türk Hemşireler Derneği logosu

“KURULLARDA HEMŞİRELER OLMALI”

Hemşirelerin yaşadıkları sorunların çözümü için neler yapılabilir? 

Bu sorunların çözümü için Sağlık Bakanlığı’nın THD ile yakın işbirliği içinde çalışması, bilimsel kurullarda ve il pandemi kurullarında hemşirelerin de yer alması gerekmektedir.

Dernek olarak şu süreçte neler yapıyorsunuz? 

THD bu süreçte, hem toplumumuzun hem de meslektaşlarımızın sağlığını korumak ve korona virüsü pandemisinin en az zararla atlatılması için çalışmalarını sürdürmektedir. Hem şube ve il temsilcilikleri ile ulusal bazda, hem de Uluslararası Hemşireler Konseyi’nin bir üyesi olarak uluslararası bazda, meslektaşlarımızın karşı karşıya olduğu sorunlarla mücadele ediyoruz. Meslektaşlarımızın bize ilettiği sorunları ve bu sorunların çözümüne yönelik hazırladığımız çözüm önerilerini Cumhurbaşkanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlara sürekli olarak iletiyoruz. Geçtiğimiz hafta hazırlamış olduğumuz 4. raporu bu kurumlara ilettik. Yerel ve ulusal medyada meslektaşlarımızın sesi olmak için çabalıyor, mümkün olan her platformda sorunlarını dile getirmeye, çözüm için karar vericileri harekete geçirmeye çalışıyoruz. Hemşirelik özel dal dernekleri ile oluşturduğumuz dokümanlarla, sahadaki meslektaşlarımızın ihtiyaç duyduğu bilgileri, doğru ve güvenilir kanallardan onlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Çok yakında aktif olarak çalışmaya başlayacak bir platformda, meslektaşlarımıza ihtiyaç duydukları konularda destek hizmeti sunmaya başlayacağız. Gerek dernek web sayfamız, gerekse sosyal medya hesaplarımızdan meslektaşlarımıza sürekli sesleniyor ve ‘yalnız değilsiniz bize ulaşın’ diyoruz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.