Haftalık Bağımsız Gazete 23 Ekim 2018

Çağımızın hastalığı: ALERJİ

Doktor İlhan Makinacı, “Şehir hayatı, kapalı ortamlar, hazır gıdalar, kirli hava alerjiyi tetikliyor.” diyor

Çağımızın hastalığı: ALERJİ
Seyhan Kalkan Vayiç

“Çocuğum çok sık hasta oluyor ve nefes almakta zorlanıyor” ya da “Çocuğumun fıstık ve fındık gibi kuruyemişlere alerjisi var” gibi cümleleri çok sık duyar olduk. Biz de okurlarımızı yaşanan bu durumların nedenlerinden biri olan alerji hakkında geniş çaplı ve ayrıntılı bir şekilde bilgilendirmek için Kadıköy Belediyesi Prof. Dr. Korkmaz Altuğ Sağlık Polikliniği’nde Doktor İlhan Makinacı’ya sorularımızı yönelttik.

1-İlk öncelikle alerjinin tanımını yapabilir misiniz?

Alerji aslında vücut için zararlı olmayan yabancı bir maddeye, bağışıklık sisteminden kaynaklı bir problemden dolayı fazla reaksiyon gösterilmesidir.

2- Çocuklarda sıklıkla görülen alerjik durumlar nelerdir?

Besin alerjisi en sık görülen alerji çeşididir. Ayrıca cilt alerjisi de fazlaca görülür. Ev tozu ve ev tozuna bağlantılı olan akarlar ile mantarlar, evdeki hayvanların tüyleri de alerji nedeni olabilir. Bazı ilaçlara karşı da alerji gelişebilir. Alerjik rinit (burun akıntısı) dediğimiz alerjik durum hem gözlere hem burun ve mukozalarına etki eder. Yine alerjik astımdan söz edebiliriz. Aslında bunlar içinde en ürkütücü olanı alerjinin anaflaksi denilen formudur. Anaflaksi bizim için ürkütücüdür. Çünkü anaflaksi; dışardan gelen yabancı maddeye karşı bizim bağışıklık sistemimizim şiddetli bir şekilde cevap vermesidir. Örneğin çocukta fıstık alerjisi vardır. Çocuk fıstık içeren bir besin yediği zaman nefes darlığı, hışırtılı solunum, vücudunda kabarma, kusma, tansiyon düşüklüğü meydana gelebilir. Alerjinin en ciddi formudur. Hemen müdahale edilmesi gerekir. Müdahale edilmediği takdirde çok ciddi sonuçlar doğurabilen bir durumdur. Çok ani bir şekilde gelişir, o yüzden bir an önce en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekir.

3-Besin alerjisini anlatabilir misiniz?

Besin alerjilerini çocuklarda ilk iki yaşta çok sık görüyoruz. Çünkü anne sütünden sonra ek gıdaya geçildiği zaman bebek,  hayatında ilk defa çeşitli besinlerle karşılaşıyor. Bu besinlere karşı vücudu bir tepki veriyor. Bu tepki aşırı olduğu zaman besin alerji bulguları ortaya çıkıyor.  Bu bulgular genellikle ciltte kızarıklık, kaşıntı ve ödem şeklinde meydana geliyor. Özellikle besini aldıktan bir iki saat sonra başlıyor ve üç ya da dört saat sonra kendiliğinden geçiyor. Ama besin alerjileri sadece ciltte probleme yol açmıyor. Aynı zamanda ishal, kusma, karın ağrısı ve gaz gibi şikâyetlere de neden olabiliyor. Sonraki yaşlarda bu durumlar ortadan kalkabiliyor. Vücut bir şekilde o yiyecekleri tolere edebiliyor. En sık gördüğümüz besin alerjisi de inek sütü alerjisidir. Bu alerji iki buçuk ile üç yaşından sonra kaybolabiliyor. Bazı kişilerde ise ileri çocukluk ve yetişkin dönemlerinde devam edebiliyor.

4-Besin alerjisi nasıl tespit edilir?

Bir yiyeceğe karşı alerji varsa o yiyeceği tespit etmek gerekiyor. O yüzden “Şu gün şu yiyeceği, bugün bu yiyeceği yedi” diye yiyeceklerin günlük olarak listesini tutmak gerekiyor. O gün yediği hangi yiyeceklerden sonra alerji meydana geldiyse o yiyecekleri tamamen kesmek gerekiyor. İki haftalık bir süre verip, şüphe duyulan yiyecekten az miktarda çocuğa tekrardan vermek gerekiyor. Ancak alerji anaflaksi formunda olmuyorsa bunu yapmak gerekiyor. Örneğin fıstık verdik ve şüphelendik. Ciddi bir şekilde anaflaksi meydana geldi. İki hafta sonra onu asla denemiyoruz. Fıstıktan uzak duruyoruz. Besin alerjilerinin çoğu ilk iki yaştan sonra ortadan kalkabiliyor. Yetişkinlikte ve ileri çocukluk döneminde daha çok fıstık alerjisi ve deniz ürünlerine karşı alerji devam edebiliyor.

5-Alerjik durumlar neden bu kadar arttı?

Eskiden beslenmede doğal gıdaların olması, katkı maddeli hazır gıdaların bu kadar kullanılmaması, kirli hava ve kalabalık yaşamın getirdiği stres gibi etkenler olmadığından alerji bu kadar çok görülmüyordu. Şu an ise çağımızın hastalığı. Bu kadar sık olmasının birinci nedeni öncelikle genetik yatkınlık. Eğer anne ya da babada alerji varsa çocuğa bunun geçme ihtimali yüzde 20 civarında. Hem annede hem babada alerji varsa çocukta yüzde 50 oranında alerjik bir hastalığa sahip olma durumunu doğuruyor. Anne sütü almayan bebeklerde alerjik durumlara daha sık rastlanıyor. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda ise normal doğumla doğmuş çocuklarda alerji ihtimalinin daha az olduğu tespit edilmiş. İkinci neden ise çevresel faktörler. Şehir hayatı, kapalı ortamlar, bir takım yiyecek ve içeceklerdeki kimyasal maddelere maruz kalma, hazır gıdalar, kirli hava… Alerjiyi tetikliyor. Bu faktörler genetik yatkınlığın ortaya çıkmasına da neden oluyor.

6-Çocuklarda toza ya da başka etkenlere bağlı olarak hapşırma ya da nefes almada zorluklar yaşanıyor. Bu durumun nedenleri nelerdir?

Çocuklarda alerjik rinitte (burun akıntısı) burunda ve genizde ödem meydana geldiği için tıkanıklar yaşanıyor. Kulak enfeksiyonu ve sinüzit gibi enfeksiyonları da birlikte getiriyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme durumunu da artırıyor. Özellikle iki yaş altı çocuklarda hışırtılı solunum ve öksürük ile seyreden, virüs kaynaklı bronşiolit hastalığına yakalanma ihtimali de söz konusu. Alerjik rinit olan çocuklarda alerjik astım da görülebiliyor. Veya alerjik astım olanların çoğu alerjik rinit de oluyor. Rinit aslında burun akıntısıdır. Gözlerde sulanma, hapşırma, kulaklarda kaşıntı, boğazda gıcık gibi semptomlarla seyreder. Genellikle burada polenler suçlanır. İlk ve sonbahar gibi mevsim dönüşlerinde bu durumla çok sık karşılaşılır.

7-Alerjik durumların yaşamaması için neler yapılmalı ve nasıl önlemler alınmalı?

Öncelikle alerjiden kurtulmak için alerjiye neden olan etkenlerden uzaklaşmak gerekiyor. Eğer neden polen ise polen yoğunluğunun çok olduğu mevsimlerde çocuğu dışarıya çok fazla çıkarmamak gerekiyor. Eğer evde bitki varsa evdeki bitkiden ya da bahçede bitki varsa bahçedeki bitkiden uzak durmak gerekiyor. Dışarıdan eve gelindiği zaman evin içinde de polene maruz kalmamak için üstteki giysiler çıkarılmalı. Dışarı çıkarken cilt ve vücuda girişi azaltmak amacıyla şapka ve gözlük gibi koruyucular kullanılmalı.  Ev tozu akarları; evin içindeki tüylü ve toz tutma kapasitesi fazla olan koltuk, halı ve perde gibi eşyaların içerisine yerleşen ve gözle göremediğimiz küçük canlılardır. Bu canlılar alerjiye neden olurlar. O nedenle toz tutan pelüş oyuncaklar tercih edilmemeli. Ev mümkün olduğunca çok iyi bir toz tutma kapasitesi olan makineyle temizlemeli. Bu hastalığa sahip olan çocuğun yaşadığı evde halılar kaldırmalı. Çocuklar kimyasal temizlik ürünlerinden de uzak tutulmalı. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.