Haftalık Bağımsız Gazete 05 Ağustos 2021

Aşılamaya karşı kararsızlık ve şüphe var

İstanbul Medeniyet Üniversitesi araştırmasına göre pandemiyle birlikte gelecek kaygısı arttı, insanlar kendini daha az güvende hissediyor ve aşılamaya karşı kararsızlık var

Aşılamaya karşı kararsızlık ve şüphe var
Leyla Alp

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Toplumsal Yapı Araştırmaları Programı (TYAP) tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Toplumsal Yapı ve Değerler Araştırması” tamamlandı. Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Lütfi Sunar ve Prof. Dr. Yunus Kaya yürütücülüğünde yapılan araştırma kapsamında Covid-19’un sosyal etkileri ve halkın aşı ile ilgili yaklaşımları analiz edildi.

12 ilde yüz yüze görüşme tekniğiyle bin 17 kişiyle yapılan araştırmada salgının günlük yaşama etkileri, sosyal sonuçları ve aşı ile ilgili yaklaşımlar soruldu. Farklı meslek, yaş ve eğitim düzeyindeki bireylerle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre; pandemiyle birlikte gelecek kaygısı daha çok arttı, insanlar kendini daha az güvende hissediyor ve aşılamaya dair kararsızlık var.

GELECEK KAYGISI ARTTI

Araştırmaya göre çıkan sonuçlar şöyle:

Araştırmada “Kovid-19 salgın dönemini (son 9 ayı) düşünerek size okuyacağım ifadelere ne kadar katıldığınızı belirtir misiniz?” sorusuna katılanların yüzde 70,1’i geleceğe yönelik kaygılarının öncekine göre çok arttığını; katılımcıların yüzde 61,5’i kendisini artık daha az güvende hissettiğini, yüzde 34,2’si işini kaybetme riski yaşadığını söylüyor.

Katılımcıların yüzde 12,8’nin “profesyonel psikolojik destek almayı düşünüyorum” dediği araştırmanın araştırmaya katılanların sadece yüzde 10,4’ü geleceğe yönelik kaygılarının öncekine göre çok artmadığını ifade ediyor.

Gelecek kaygısının arttığını söyleyenlerin yaş grubuna göre dağılımında 15- 29 yaş ve 65 yaş üstü bireyler yüksek orana sahip. 15- 29 yaş arasındaki katılımcıların yüzde 28,9’u gelecek kaygısının kesinlikle arttığını belirtiyor. 65 yaş üstü bireylerde de oran aynı yani yüzde 28,9. “Geleceğe yönelik kaygılarım öncekine göre çok arttı” sorusuna  “Kesinlikle katılıyorum” yanıtını verenlerin yüzde 30’unu üniversite mezunları oluşturuyor. “İşimi kaybetme riski yaşıyorum” diyenlerin de yüzde 23’ü üniversite mezunu.

Araştırmadaki ilgi çeken başka bir sonuç ise sosyal ilişkilerdeki etkilenme. Katılımcıların yüzde 24,4’ü salgın sürecinde “aile içi iletişimim zayıfladı” yanıtını verirken yüzde 75,7’si de “ailemin değerini daha fazla anladım” yanıtını vermiş.

AŞIYA GÜVENSİZLİK

Araştırma sonuçlarına göre aşılamaya karşı farklı eğilimler söz konusu. Araştırmaya katılanların yüzde 16,5’i “Hemen aşı olmak istiyorum.” yüzde 26,0’sı “Aşının etkisi kanıtlandıktan sonra aşı olmak istiyorum.” derken yüzde 24,6’sı ise “Aşı olmayı hiç düşünmüyorum” yanıtını vermiş.

“Hemen aşı olmak istiyorum” diyenlerin yüzde 44,7’sini 65 yaş üstü bireyler oluştururken, “Aşı olmayı hiç düşünmüyorum” diyenlerin yüzde 30,9’unu 15-29 yaş arası oluşturuyor. “Aşı olmak konusunda kararsızım” diyenlerin yüzde 29,5’ini 45-64 yaş arası bireyler oluşturuyor.

Katılımcılara, tercih hakkı verilirse hangi aşıyı olmak istedikleri de sorulmuş. Bu soruya katılımcıların yüzde 33,2’si Türkiye’nin geliştireceği yerli aşıyı, yüzde 13,7’si Almanya ve ABD menşeli Biontech-Pfizer aşısını, yüzde 2,8’i Türkiye’de kullanılmaya başlanan ve Çin’in geliştirdiği Sinovac aşısını tercih edeceklerini belirtmiş. Araştırmaya katılanların yüzde 47’sinin ise konuyla ilgili fikri yok.

Tercih hakkı verilse Çin aşısını olmak isteyenlerin yüzde 5,4’ünü 15-29 yaş arasındaki bireyler oluşturuyor. Biontech / Pfizer aşısını tercih edeceğini söyleyenlerin yüzde 29’u üniversite mezunlarından oluşuyor. Türkiye'nin geliştireceği yerli aşıyı yaptıracağını tercih edenler arasındaki yaş dağılımında ise en yüksek oran 65 yaş üstü bireylerde ve yüzde 53.6 oranında.

Analiz raporuna ve diğer ayrıntılara ulaşmak için: https://tyap.net/asianaliz


Etiketler; #asi #araştırma

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.