Haftalık Bağımsız Gazete 19 Ekim 2018

107 yıldır hayat veriyor

Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 107. yılını geride bıraktı. Türk tıbbının asırlık çınarı ve yüz akı kuruluşunun geçmişi gibi bugünü de ilklerle dolu.

107 yıldır hayat veriyor

Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 107. yılını geride bıraktı. Türk tıbbının asırlık çınarı ve yüz akı kuruluşunun geçmişi gibi bugünü de ilklerle dolu.


Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tıp dünyasının Türkiye’deki öncü kurumlarından. Pek çok branşı, tanınmış uzmanları, gerek teknik gerek fiziki kalitesiyle günümüz modern tıbbının öncü markası Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yönetiminde de çok önemli isimler yer alıyor. Hastanenin Başhekimliğini Prof. Dr. Turhan Çaşkurlu yürütüyor.
İstanbul Tıp Fakültesi’ni tamamlayıp mesleğe atıldıktan sonra tıp alanında yöneticiliğin hemen hemen her aşamasında bulunmuş. Haseki Hastanesi’nde ihtisas, Vakıf Gureba Hastanesi’nde Baş asistanlık, Şişli Etfal Hastanesi’nde Şef muavinliği yapan Prof. Dr. Turhan Çaşkurlu, aynı zamanda Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de şef olarak görev yapıyor. Kısacası Prof. Dr. Çaşkurlu tıp kariyerinde birçok yöneticiliklerde bulunan deneyimli bir isim. Geçtiğimiz yıl Şubat ayından bu yana da Türkiye’nin tıptaki asırlık çınarı ve yüz akı olarak tabir edilen Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekimlik gibi önemli bir görevi de yürütüyor.
Üroloji uzmanı olan Prof. Dr. Çaşkurlu, Endoüroloji Derneği’nin de Yönetim Kurulu üyesi olarak aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşu çatısı altında da halk sağlığının korunması ve tedavisi için de mücadelesini sürdürüyor. Çaşkurlu, 2-6 Şubat 2011’de Antakya’da 4.sü düzenlenecek olan üroonkoloji sempozyumuna da başkanlık yapacak önemli bir isim.
MEKTEB-İ TIBBİYEYİ ŞAHANE’DEN GÜNÜMÜZE
“Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türkiye’nin köklü hastanelerinden bir tanesi. 107. yılımızı bu yıl Kasım ayında çeşitli etkinliklerle kutladık. Mekteb-i Tıbbiyeyi Şahane olarak tıp hizmetine merhaba diyen kurumumuz, Mektebi Tıbbiyeyi Şahane’nin uygulama alanı olarak hizmete açılmış. 1936’da Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hizmetini sürdürmüş. Tıp tarihinde birçok ilklere sahip. Tıp dünyasına katkısı çok” diyen Prof. Dr. Çaşkurlu, 700’den fazla yatak sayısı, 30 şefliği, 6’sı göz olmak üzere 24 ameliyathanesiyle Türkiye için örnek bir müessese olarak nitelendirdiği hastanenin tüm modern uygulamaların yapıldığı yoğun bakım servisleri, ameliyathaneleriyle göz dolduran bir kurum olduğunu söyledi.
ACİL SERVİSİ YOĞUN
Prof. Dr. Turhan Çaşkurlu Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Acil Servis Bölümü’nün çok özel bir yere sahip olduğunu vurguluyor. Acil Servis Bölümü’nün İstanbul Anadolu Yakası’nın en iyi organize olan acil servisi konumunda olduğunu gururla belirten Prof. Dr. Çaşkurlu, “İstanbul’daki vakaların hemen hemen hepsine cevap veriyoruz. Günde bin 100 kadar acil vaka ile ilgileniyoruz sadece bu servisimizde” diye açıklamada bulunarak, Gün Hastanesi olarak da hizmet verdiklerini, hastaların ameliyat olup aynı gün taburcu edilebildiğini de belirtti.
DEPREM HASTANESİ’NE DÖNÜŞEBİLİYOR
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin normal zamanlarda poliklinik olarak kullanılan bir Deprem Hastanesi de var. Olası bir depremde hastanedeki bir poliklinik hızlı bir şekilde duvarları demonte edilerek, Deprem Hastanesi’ne dönüştürülebiliyor, yataklı bir hastane konumuna getirilebiliyor. Prof. Dr. Çaşkurlu, bu özelliğiyle hastanenin Türkiye’de tek olduğunu vurguluyor. Deprem Hastanesi’nin ameliyathanesi, diyalizi mevcut. Çaşkurlu, “Şu anda bile İstanbul’da eğitim ve araştırma hastaneleri içinde 24 saat diyaliz hizmeti verilebilen tek kurumuz. Deprem Hastanemizin acil bir durumda 8 bin metrekarelik alanı tamamen yataklı hale getirilebilir. Türkiye’de böyle bir deprem hastanesinin bir benzeri yok” şeklinde konuştu.
YENİ HASTANENİN PROJESİ ÇİZİLİYOR
“Tarihi bir kurumuz. Tarihi binalarımız var. 3 binamız ise yeni. Göz binamız yeni ve dayanıklı. Anadolu Yakası’nda donanımı ve büyüklüğüyle örnek. Acil Servis binası da Koç Vakfı’nın desteğiyle yenilendi. Poliklinik ve Deprem Hastanesi binası da depreme dayanıklı binalardır. Sultan Abdülhamit’in yaptırmış olduğu, başhekimlik ve idari birimlerin yanı sıra bazı tedavi bölümlerinin de bulunduğu tarihi bina da depreme dayanıklı. Yeni binalar dediğimiz binalar da 1940’larda yapılmış binalar ve geçen süreçte doğal nedenlerle yıpranmış, depreme dayanıksız binalar. Şu anda depreme dayanıklı bir hastane projesi yaptırıyoruz. İhalesi yapıldı. Avam projesi çiziliyor. Uygulama projesiyle beraber İl Özel İdaresi, İSMEP kapsamında yeni hastane projemizi yaptıracağız. Yeni hastane 825 yataklı olacak. Onkoloji Merkezi de olacak” diye yeni hastane yapılacağının bilgisini veren Prof. Dr. Çaşkurlu, uluslar arası ve ulusal yayınların yapıldığı, asistan eğitiminin en üst düzeyde verildiği organizasyon şeması sebebiyle onkoloji hariç her türlü branşın hizmet verdiği bir eğitim araştırma hastanesi olarak, “Ameliyathaneleri, laboratuarı, genetik laboratuarı, radyoloji bölümü ile son derece iyi 2 MR cihazı, 2 tomografi cihazı, nükleer tıp laboratuarı, böbrek taşı kırma ünitesi başta olmak üzere tam teşekküllü bir hastaneyiz” şeklinde konuştu.
‘ULUSLARARASI ÇAPTA BİR HASTANE OLACAĞIZ’
Şu anda da yurt dışından hastaları tedavi ettiklerini, bu hizmeti daha yaygın hale getirip yakın ve uzak coğrafyaya hizmeti ulaştırmayı hedeflediklerini anlatan Çaşkurlu, “Daha çok tanınan bir hastane haline gelmeyi hedefliyoruz. Böbrek nakli ve göz nakli yıllardır yapılıyor. Karaciğer naklinin yapıldığı ilk hastane konumundayız. Endoskopik ultrason uygulamasıyla gastroenteroloji tedavileri yapılıyor. Mikro cerrahi donanımı ve ekibi hizmet vermeye başladiktan sonra doku kopmalarının tedavisi de yakında hastanemizde yapılacak. 2011 yılı içinde doku kopmaları konusunda mikro cerrahi tedavisi başlayacak” açıklamasında bulundu.


Mustafa SÜRMELİ

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.