Haftalık Bağımsız Gazete 26 Mart 2017

Rahatlamak için futbol değil basketbol


Bağış ERTEN

Bağış ERTEN

Okunma 15 Mart 2017, 16:47

Bir İngiliz yazar olsaydım yazıya şöyle başlardım: “İnsanın kendini çok da iyi hissettiği günlerden geçmediğimiz kesin.” Türkçede böyle dolaylı söyleyince vurgunun kuvveti düşüyor. O yüzden doğru ifade etmek gerek: Kötü günlerden geçiyoruz. Nereye baksak kötülüklerle kuşatılmış gibiyiz. Konu spor bile olsa bu böyle. İnsanın ne maça gidesi var, ne eğlenesi ne de spor yapası. Kışın martın kapısından sızma çabaları da eklenince hayatın rengi iyice grileşiyor.

Oysa gene de ışık bulmak lazım.

O ışığı bulabilecek alanlar konusunda spor bile cömert davranmıyor bize. Oysa rahatlamak, dertleri unutma misyonu daha ortaya çıktığı günden beri var. Ama unutmak için maazallah futbol izlemeye kalkarsanız stres, dert katlanıyor. Türkiye’nin en çok takip edilen sporu artık bir sıkıntılar yumağı. Seyirci yok, hakemler kötü, futbol rezil, zeminler berbat, yönetimler feci... Uzaklaşmak şart.

Ama spor futboldan ibaret değil ki! Misal, futbolun en yakın rakibi basketbola yüzünüzü biraz döndürseniz orada başka bir ruh hali çıkıyor ortaya. Hem de Kadıköy’ün orta yerinde...

Ne demiştik, kötü zamanlardan geçiyoruz. Ama nasıl ki futbolda Beşiktaşlılar bunu tekzip edecek, basketbolda da Fenerbahçeliler aynı durumda. Sarı Lacivertlilerin hem kadınlar hem de erkeklerde üst düzey bir takım kurduğu, Caferağa gibi bir mabedin mahallemizin tam ortasına kurulduğu bir zamandan geçiyoruz. Oralarda futbolun batağına, vesvesesine, polemiklerine inat sanki basketbol bir nefes alma yeri gibi duruyor. Dört takımıyla Avrupa’nın en büyük liginde boy gösteriyor basketbolumuz. Ve aralarında en iyi durumda olan bir Kadıköylü: Fenerbahçe.

Biliyorum başka takımlara gönül veren mahalleli için, Fenerbahçe maçları çok çekici değil. Oysa öyle olmamalı. Çünkü Avrupa’nın muhtemelen en iyi koçu orada ve Fenerbahçe kulübü, futboldaki tel tel dökülen yapısının aksine orada sağlıklı, örnek gösterilen bir kültür yaratıyor. Alınan sonuçların ötesinde, maç kadar Obradoviç’i de izlemek, o ambiyansı yaşamak, bu ülkede sanki dört başı mamur bir spor keyfi imkanı varmış gibi yapmak hakikaten önemli. Sadece erkeklerde de değil üstelik. Kadınlar takımı da ilgiye mazhar.

Ama basketbolla ilişkiniz ille de en üst seviyede olmak zorunda da değil. İlçenin dört bir yanındaki açık hava potalarında iki turnike atmanın önünde hiçbir engel yok. Ama benim gibi göbeğiyle barışık birisiyseniz, izlemenin de binbir türlü yolu var. Birkaç yazı önce Caferağa’nın güzelliklerinden bahsetmiştim. Orası hala yerli yerinde duruyor ve bahar yaklaştıkça içinde Moda gezisi, ufak tefek kayıntı ve maç keyfi harika bir eşleşme gibi duruyor.

Basketbolun popülerleşmesi gerektiği düşüncesinde belli ki yalnız da değilim. Kadıköy Belediyesi de bu konuda nokta atış bir etkinlik düzenliyor bu ay. 26 Mart Pazar günü bütün gün sürecek bir basketbol şenliği yapılacak. Kadıköy Basketbol Akademi ile düzenlenecek olan etkinlik için belediyenin Gençlik Spor Müdürü Zafer Batar ne güzel bir amaç belirlemiş: “Çocuklar ve anne babaları Kadıköy Belediyesi Caferağa Spor Salonu’nda bir araya getirelim ailece spor keyfini, mutluluğunu, heyecanını yaşatalım istedik. Çocuklar, aileler, hep beraber basketbol coşkusu yaşayacağız Kadıköylüler olarak.” Ne güzel değil mi? İnsan kendine sormadan edemiyor: En son ailecek ne zaman spor yaptık? Hadi yaşı geçenler dursun kenarda, böyle bir etkinliğe en son ne zaman şahit olduğunu hatırlayan var mı?

Zor zamanlardan geçerken insanın tutunacağı bir şeylere ihtiyacı var. Ülke eli böğründe bir referandum sürecine koşuyor. Endişe buramıza gelmiş durumda. Nefes almak istiyoruz. Böyle bir ortamda spor bize suni teneffüs yapsın diye bekliyorsak o spor futbol değil. Bunu unutmayalım. Ben basketboldan bahsettim, siz onun yerine istediğinizi koyun ama ruh sağlığınız için asla sadece futbola mahkûm olmayın. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.