Haftalık Bağımsız Gazete 16 Aralık 2018

Oyuna devam


Bağış ERTEN

Bağış ERTEN

Okunma 28 Eylül 2018, 08:32

İlkokul üçün ilk günüydü. Tatil dönüşü herkeste bir özlem, bir neşe. Sınıf mevcudunu futbol takımı gibi görme dönemi. Hemen takım oluşturmacalar... Ama yan sınıfın takımı da iyi. Derhal bir sınıf maçı. Ertesi gün çıkışta, okulun bahçesinde. Bütün yazın birikmiş enerjisi ve coşkusu sahaya fışkırtılacak. Forvettim ben. Takımın da kaptanıydım. Maç öncesi soyunma odası konuşması yaptım. Soyunma odası dediğim bildiğin sınıf. Konuşma dediğim bildiğin gaz. Yeni yıla iyi başlayalım, diye bitirdim. İlk yarının sonuna doğru, maç 2-2. Uzun bir top geldi. Okulun bahçesi futbol sahası değil. İçinde basket potası, voleybol direkleri, çukurlar, yükseltiler var. Geriye topa bakarak koşuyorum. Koşuyorum, koşuyorum... Derken donk diye bir ses geldi. Bence voleybol direğinin de canı acıdı bayağı. Ben gözümü hastanede açtım. İlk bir haftayı kaçırdım.

İlkokul beşteyim bu sefer. Yazlıktan geldiğimiz gün. Otogardan taksiyle eve yaklaşıyoruz. Daha apartmanın önünde durmadan iniyorum ben. ‘Bizimkiler’ mahalle maçı yapıyor. Hem de bensiz! Arjantin formamı zorla bavuldan çıkarttırıyorum. Daha valizler inmeden bir kaos. Hemen sahadaki biriyle oyuncu değişikliği. İki kişiyi geçiyorum, bir omuz geliyor. Kolumun üzerine düşüyorum. Tık diye bir ses geliyor, ama tak diye bir ses değil. Ayırdına sonradan varacağım. Yaş ağaç kırığıymış. Daha son valiz yukarı taşınmadan aynı taksiyle hastaneye gidiyoruz. Okulun ilk haftası alçılı kolla geçiyor. 

Azıcık büyüdüm. Ama azıcık. Hazırlık bitmiş orta bire başlayacağım. Okulun başlamasına iki gün kala babamların yaylasından İstanbul’a dönüş yoluna çıkacağım. Bahçede son maçımızı yapıyoruz. Top bir kayanın arkasına kaçıyor. Aradan uzanalım derken koca kaya yerinden kayıyor ve ayağıma düşüyor. ‘Tak’ sesinin ‘tık’ sesinden farkını öyle anlıyorum. Ayak alçıda dönüyorum eve. Yoklama listesinin ilk haftasında yokum gene. 

İnanması zor ama bu böyle devam etti hayatımda. Toplam altı kez bir yerimi kırdım. Kocaman adam oldum, artık üniversite bitmişti, çalışıyordum. Gene futbol oynarken kırdım ayağımı. Bu sefer ameliyatlık oldum. Ayağımda o günden kalma dokuz çivi duruyor. Yaş artık 45. Bu sondu diye umuyorum. Ama oyuna devam...

Bütün bunları şundan anlatıyorum. Evet, her seferinde geri döndüm ben. Her seferinde futbol oynamaya devam ettim. Ayağıma, koluma, kafama ne olursa olsun oyunun büyüsüne kapılmaktan geri durmadım. Zaten evhamlı olan annem benim yüzümden iyice beter oldu. Ama hiç karşı çıkmadılar. Çünkü çocukların enerjisine dur demek olmaz. O bir şekilde akar, kendi yolunu bulur. 

Şimdilerde eylülün sonu geldi. Ortalık gene okul sesleriyle dolu. Maarifin belki de en güzel zamanı. Hava güzel, teneffüsler güzel, alan boş. Derslerin ağırlığı çökmemiş, özlem taze, enerji maksimum. Oynamadan olur mu? 

Çok uzun süre sürekli futbol oynadım ben. Amatör lisansa kadar yükseldim. Profesyonel olamayacağımı biliyordum ama hayal etmekten geri durmadım. Sonra yazarlar takımı Ayazma kuruldu. Onun kaptanı oldum. Bir tarafımda rock yıldızı Harun Tekin,  diğerinde Hayko Cepkin. Takımda bir dolu ünlü var. Hep beraber yurtdışına milli maçlara gittik. Çocukluğuna geri dönen oğlan çocukları gibiydik. Bin atlı gibi şendik. Ama hiçbiri okuldaki maçlar kadar zevk vermedi. Bir teneffüs süresinde, yani 10 dakikada 3-3 biten sınıf maçını hatırlarım. Bastırılmış kutu kolayla yapılan derbileri unutamam. Boş geçen dersler sayesinde atılan turnikeler eşsizdir. 

Okul sporun yatağıdır. Her şey gibi spor da orada başlar. Ve en güzeli orada oynanır. Bütün çocukların yeni eğitim ve öğretim yılını kutlarım. Hiçbir şey sizi yıldırmasın. Koşun koşabildiğiniz kadar...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.