Haftalık Bağımsız Gazete 17 Eylül 2019

Ölmeden önce seyredilmesi gereken 5 inşaat


Fatih SOLMAZ

Fatih SOLMAZ

Okunma 03 Ağustos 2018, 08:46

Dünyadaki diğer ülkelerin erkekleri de pek izliyorlar mıdır bilemiyorum ama kendimi bildim bileli bizim ülkenin erkekleri inşaat, kazı, yol yapımı gördüğü zaman büyülenerek, hipnotize olmuş bir şekilde seyre dalar. 

Tonla youtuber, twitter - instagram fenomeni, video yükleyenler var memlekette, neden hiç kimse inşaat, yol kazısı vb videoları yayınlamıyor çok merak ediyorum?.. Hâlbuki gayet çok izlenebilir.

İşte size mutlaka seyredilmesi gereken birbirinden ilginç 5 inşaat:
1- Göztepe’de yol inşaatı... Kepçeler dozerler nefis
2- Kartal sahil yolu... Fabrika gibi bir şey vinç falan var
3- Feneryolu... Bina kentsel dönüşüm inşaatı harç makinesi seyre değer
4- Ataşehir civarı... Gökdelen inşaatı etrafı kapalı fakat bazı boşluklar var seyredilebilir
5- Caddebostan... Site inşaatı... Güvenlik kızıyor fakat abi mabi derseniz seyrettiriyor.  

Hatta eğer şanslıysanız tarihi eserlere rastlanan inşaat kazısı bile izleyebilirsiniz. 

Tarihi eserler için duyduğum en güzel yorum ise şudur; “Yav bu tarihi eserler niye hep toprak altından çıkıyor, eski insanlar kullandıktan sonra niye gömüyorlar bu eserleri?..”

Bir de plastik sanatla ilgili duyduğum şöyle bir yorum da takdire şayandır; “Plastik sanat ne la, leğen mi yapıyorsun?..”

Sanat deyince benim aklıma ilk etapta sinema gelir. Kahpe Bizans ve Osmanlı Cumhuriyeti isimli filmlerin senaryolarını Gani Müjde ile birlikte yazdım ama izleyenlerin de bildiği gibi onlar çok da Nuri Bilge Ceylan filmleri gibi sanat filmi değildir.

Hep şunu merak ederim bu konuda; Nuri Bilge Ceylan’ın da anlamayacağı filmler var mıdır şu hayatta?.. (Cumali Ceber’leri, İçime Deccal Kaçtı’ları kast etmiyorum. Atıyorum Gotik Moğol Sineması ya da Epik Lihtenştayn Sineması gibi.) 

Bir arkadaş anlattı: “Evde toplandık, Nuri Bilge filmi izliyoruz CD’den. Bir ara tuvalete gidecem… Adamın teki uzaklara bakarken durdurdum filmi. Döndüğümde 15 dakikadır o duran sahneyi film oynuyor diye izlemeye devam ediyorlardı, durdurduğumu anlamadılar...”

Doğa, kimine sanatsal ilham verirken, kiminin de korkulu rüyası olabiliyor.

Gerçi düzenini şaşırmış doğadan insanlar korkmakta haksız da sayılmaz. Çünkü “Acaba kaç faktörlü güneş yağı alsam, narin vücuduma?” telaşına düşmüş olan hiç kimse temmuzda dolu yağışına hazırlıklı değildir. 

Ve tabi bundan da yararlanan kötü niyetliler olacaktır elbette. Doludan arabasını korumak isteyen vatandaşların arabalarına serdikleri halıların çoğu çalınmış.   

Münferit vaka gibi zannedilse de, bir sene içinde yıldırım düşmesinden 125 kişi ölmüş ülkemizde maalesef. Doğanın pek şakası yok.

Yine bir arkadaş, sohbet esnasında şunu sormuştu haklı olarak; “Dini açıdan, bir insanı yıldırım çarpınca onu Azrail mi öldürmüş oluyor, yoksa Mikail mi?..’ Öyle ya, semavi dinlere göre doğa olaylarının sorumlusu Mikail… 

Hep arkadaştan, eşten, dosttan bahsettik. İnterneti yeni yeni keşfeden orta yaşlı dayı şöyle bir şey dedi; “Yav yeğen, bilgisayarda resmi -farklı kaydet- seçeneğiyle kaydediyorum. Ama bilgisayar yine olduğu gibi kaydediyor?”

Ve küçük bir çocuğun sorusu; “Bumerang, geri dönüşümlü bir şeydir değil mi?..”

Gel de ‘Hayır’ de… 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.