Haftalık Bağımsız Gazete 19 Ocak 2018

O eski haline bakarım şimdi…


Ugur VARDAN

Ugur VARDAN

Okunma 11 Ocak 2018, 15:04

Gözünüz televizyon ekranına takılır ve defalarca seyrettiğiniz bir filmin içinde bir kez daha bulursunuz kendinizi… Çok geçmeden sizi tekrar aynı öyküye bağlayan şeyin sinematografik özelliklerden ziyade duygusal olduğunu fark edersiniz. Sanki uzak bir geçmişte kalmış bir cennetin tasviri vardır karşınızda ve siz, bir zamanlar bunun bir parçası olduğunuzu hatırlarsınız ya da öyle bir hisse kapılırsınız… Genellikle Arzu Film’e ait yapımları izlerken yaşananlar enikonu böyledir… Oysa o filmlerin geçtiği dönemlerde Türkiye hiç de süt liman değildir. Siyaset sahnesi çoğu kez kitlidir, çok sayıda genç terör yüzünden hayatını kaybeder, ekonomik krizler bitmez, sporda takımların her daim boynu büküktür vs vs. Ama bu yıllardan bakıldığında yine de orda bir Türkiye vardır geçmişte ve işte bu geçmişte kendi çocukluk günlerimizi, kaybettiğimizi düşündüğümüz masumiyetimizi buluruz ya da bulduğumuzu sanırız…

Cem Yılmaz da benzer bir şekilde düşünüyor olmalı ki son filmi ‘Arif v 216’nın kahramanlarını geçmişe yolluyor. Lakin küçük bir farkla, ikilinin gittiği zaman dilimi ‘Arzu Film ekolü’nün gezindiği suların az biraz öncesi (yıl olarak söylersek 1969). Kıvanç Baruönü’nün yönettiği yapım teknik kalitesi yüksek bir prodüksiyon olarak dikkat çekerken film, özellikle arka arkaya gelen göndermeler, sinemasal referanslar, popüler kültür ikonlarına yönelik hatırlatmalar eşliğinde ilerliyor. ‘Arif v 216’ güldürüyor ama daha da önemlisi, selam gönderdiği yapımlar üzerinden de sizi farklı bir yolculuğun parçası haline getiriyor…

Malum, sinema subjektif bir alan ve bu gerçek, ‘Arif v 216’ üzerinden de yaşandı. Beğenenler olduğu kadar beklediğini bulamayanlar, vasat olarak nitelendirenler de oldu. Naçizane bana kalırsa son yıllarda salonlarımıza uğrayan en iyi komedi filmlerinden biri ‘Arif v 216’. Esprileri, yerinde göndermeleri, yer yer hüznü ve gezindiği döneme olan sevdası nedeniyle… Kaçırmayın derim…

Liam Neeson’ın oynadığı aksiyonlarda aile, ana karakter için bir yük adeta. ‘Taken’ serisini düşünün mesela, kızını kaçırıp ona istediklerini yaptırmak isteyen bir çete vardır. İrlandalı aktörün bu hafta salonlarımıza uğrayan son filmi ‘Yolcu’ da benzer bir olay örgüsüne sahip. Eski bir polis olan ana karakter, 10 yıldır çalıştığı sigorta şirketince kapı önüne koyuluyor, ailesinin geleceğini düşünürken her gün işe gidip geldiği trende kimliği belirsiz bir yolcuyu bulmak durumunda kalıyor. Üstelik bu istekte bulunanlar görevin başarılmaması durumunda, karısının ve oğlunun öldürüleceğini bildiriyorlar emekli polise… Katalan yönetmen Jaume Collet-Serra, Neeson’la daha önce üç kez (‘Kimliksiz’, ‘Non-Stop’ ve ‘Gece Takibi’) çalışmıştı. ‘Yolcu, ikilinin dördüncü buluşması. Bir trenin çeşitli vagonlarında geçen ve kapalı mekân üzerinden gerilim sağlamaya çalışan film, ne yazık ki zayıf senaryosunun kurbanı olmuş. Ortadaki esrarın çözülmesine pek de yardımcı olmayan gelişmeler, mantık hataları vs. derken ‘Yolcu’, pek de yolunda olamıyor. Filmin takdir edilesi yanı ise 65 yaşındaki Neeson’ın (bana kalırsa belli bir yaştan sonra yüzü giderek Harrison Ford’a benzemeye başladı), ‘aksiyon kahramanı’ olarak idareli kullanılması. Dayak attığı kadar yemesi yani…

Sadece haftanın değil, yılın da en çok ilgiye değer yapımlarından Steven Spielberg imzalı ‘The Post’ ise iki eliniz kanda olsa bile görmek durumda olduğunuz filmlerden. Basın özgürlüğü, iktidarla ilişkiler, demokrasi ve halkın haber alma hakkı gibi çok çok önemli konular üzerine yaşanmışlıklar üzerinden hatırlatmalarda bulunuyor. Vicdana, hakka ve hukuka inancı olan herkesin mutlaka izlemesi gereken bir yapım…

** 

Puan Cetveli

Arif v 216                                                  4

Daha                                                         3

Yolcu                                                         2

Aramızdaki Sözler                                     3

İngiltere Benim                                          3

The Post                                                    4.5

Ölüm Odası                                               2.5

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.