Haftalık Bağımsız Gazete 18 Ağustos 2017

Netice Değil Hatice


Bağış ERTEN

Bağış ERTEN

Okunma 11 Ağustos 2017, 08:55

Ve Süper Lig başlıyor. Aslında pek havaya girmiş sayılmayız ama hafiften karıncalanma başlamadı desek yalan olur. Heyecan yok, çünkü birkaç sezondur öyle kötü bitiyor ki, özlememiz zaman alıyor. Her sene futbol aşkımızdan alıp götüren dertler yüzünden eski neşemiz kalmadı. Ama gene de, başlamasına yakın ‘nisyanla malul’ olmaktan kaynaklı bir heyecan içimize sızıyor. Sonuçta memleketteki aktörleri değilse de oyun hâlâ güzel.

Peki lig başlaması ne demek? Seven ve sevmeyen tüm Kadıköylüler için sakin hafta sonu döneminin bitmesi demek. Sokaklar yeniden dolacak, kafeler, barlar, meyhaneler, lokantalar yeniden hıncahınç günlerine dönecek. Sevmeyen için sıkıntı ama seven için aslında futbolun da en güzel günleri. Tam çoluk çocuk maça gitmelik. Hava güzel, Kadıköy semt olarak ayrı güzel. Maaile maça gitmek için tek sıkıntı var, yaz sıcağı nedeniyle maçların başlama saatleri. İlk haftalarda maçlar 21:45’ten önce başlamıyor ve ne yazık ki özellikle 15 yaş altı için oldukça geç saatler bunlar. Ama olsun. Yazlık sinema tadında futbolun kaçırılmaması gereken zamanları.

Kadıköy’ün ev sahipliği yapacağı Fenerbahçe maçları öncesinde insanı harekete geçirecek o kadar çok şey var ki semtte! Öyle ki maç günü maçın kendisi kadar güzel bir keyif haline dönebiliyor. Koku yok olmaya yüz tuttuğundan beri (şeytan kulağına kurşun) Yoğurtçu Parkı en büyük buluşma noktası; hatta maç günleri neredeyse resmi taraftar toplaşma alanı. Saatler önce arkadaşlarla bir araya gelme, maçın heyecanını bekleme, nostaljik maçlar konuşma, tezahürat pratiği yapma, takım hakkında aritmetik teorileri çarpıştırma yeri. Gerçi bazen abartıya kaçılıyor, oğlan çocukluğu haliyle ortalık çöplüğe dönüyor. Yetmiyor, kıvamında olsa dünya güzeli olan şey ayarını yitiriyor, küfür kıyamet bitmek bilmiyor ama ‘delikanlı’ haşarılığı içinde göz yummaktan başka çare yok. Maçın başlamasından önceki iki saat her şeyin uç noktası olduğundan biraz dikkat etmek lazım. Aslında kadınların katılımı arttıkça o da azalacak. Zaten Kadıköy’de kadınların spora hem katılımcı hem de seyirci olarak katılımı her geçen gün artıyor. Bu da bir erkek egemen dilin/kültürü kırılması için bir umut sayılır. O günler de gelecektir.

Ama tek mekân Yoğurtçu değil. Geciken maç saatleri pek çok taraftarı Kadıköy içinde demlenmeye de teşvik edecek. Şarkılı sözlü akşam sefası tüm çarşıyı dolduracak ve sanırım esnafın en beylik deyimiyle yüzü gülecek. Moda sahillerinde piknikler de cabası. Daha bunun Kalamış Parkı var, Fenerbahçe Parkı var. Burundaki barlar, meyhaneler, kafeler var. Bu aralar yaz rehavetindeki Kadıköy yeniden hareketlenecek yani.

Diyeceksiniz ki bırak bunları. Sen bize transferlerden, yeni sezonda ne olacağından bahset. Hangi oyuncular gönülleri fethedecek, hangi umutlar kararacak, hangi takımlar şampiyonluğa oynayacak? Kadıköy şampiyonluk görür mü? Dolmabahçe saltanatını sürdürür mü? Seyrantepe aradan sıyrılır mı? Yoksa vuslat Bizans’ın dışına mı nasip olur? Sorular sorular sorular. Ve genelde hep aynı sorular… Oysa tam da bu yüzden, yani süreçle değil sonuçla bu kadar takıntılı bir ilişki kurduğumuz için sevgimiz azalıyor futbola. İşin folklorunu, sevme biçimlerini çoğaltmak yerine sahada neler oluyor sorusunu her şeyin önüne koydukça futbol aşkının ömrü de sezon ortasını zor buluyor. Oysa daha işin başındayken, yeni formalar, yeni hikayeler, yeni mekanlar, yeni birliktelikler, yeni isimler, yeni genç avazlar keşfetmek varken niye sonuna odaklanıyoruz ki? Hazır takımların da daha zamana ihtiyacı varken, havalar güzelken, her şey yenilenmişken skoru biraz unutsak olmaz mı? O beylik deyişi tersine çevirmenin tam zamanı değil mi? Haydi hep birlikte Neticeye değil Hatice’ye. Takımımızı sevmenin, tutmanın keyfine varalım. Nasılsa yakında yeterince gerilecek bir sürü bahanemiz olur. Bari başında biraz gevşeyelim.

Yoksa işimiz yaş ve Türkiye’deki futbolun tavsiye edilen tüketim tarihi giderek öne çekiliyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.