Haftalık Bağımsız Gazete 18 Kasım 2019

“Nerde Eski Zelanda’lar?”


Fatih SOLMAZ

Fatih SOLMAZ

Okunma 31 Mayıs 2018, 14:23

Dünyanın değişmekte olduğunu anlatan sanırım 1 milyon 864 bininci yazıyı okumak üzeresiniz şu an… 

Efendim; “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir” diye bin 500 senelik bir söz vardır ve bilmeyeniniz yoktur bu sözü zannımca.

Günümüzde bu söz maalesef artık geçerliliğini yitirmiştir. Çünkü tıka basa yiyip tok yatmak ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Evet, aç yatmak tok yatmaya göre daha sağlıklıdır ve bu bilimsel bir gerçektir.  

Keza; “Memnuniyetinizi dostlarınıza, şikayetlerinizi bize anlatınız” şeklinde neyi, nereye yapmamızla ilgili istekleri olurdu ticari kuruluşların yakın zamana kadar. Kendi hatalarını, yanlışlarını kendilerinin düzelteceğini vaad eden bu çağrının samimiyetine günümüzde artık hiç kimse inanmamaktadır ve tüketici masalarına, kurumlarına hatta tüketici şikayetleriyle ilgili internet sitelerine döküyor vatandaş derdini…

Gerçi ben memnuniyeti dostlara, tanıdıklara anlatma konusunda ticari firmaların bu önerisine pek uymadım. Mesela hiç bir zaman, hiç kimseye gidip de; “Marul Döviz Bürosundan 140 dolar aldım, o kadar memnun kaldım ki oradan aldığım dolarlardan, sana da tavsiye ederim, oradan al doları çok güzel artıyor valla” demedim.     

Eskiden yaza girdiğimizi hava sıcaklığının 12 -13 dereceyken küresel ısınmadan dolayı ertesi gün aniden 32 dereceye fırlamasından değil de; Serdar Ortaç’ın yaza damga vurma şarkısının piyasaya çıkmasından anlardık. Vay be ne günlerdi… Artık damgasız yazlar dönemi başladı.

Açıkçası damgasız yazların bitmesine ne sevindim, ne üzüldüm fakat ismi ‘Delta’lı, ‘Kobra’lı, film furyalarının bitmesine sevindim. Bir ara televizyonlarda bir gün Delta Harekatı, bir gün Kobra Harekatı; bir gün Kobranın Yükselişi, bir gün Delta Gücü… neyse bitti artık sonunda kobra da, delta da..    

Ramazanlar ise değişenler içinde en popüler olandır. Neredeyse hayatında bir kez ‘Nerde eski Ramazanlar?..’ demeyen bir vatandaş yoktur herhalde bu ülkede. Şimdilik davulcu, güllaç, pide, Ramazan rituelleri olarak devam ediyorlar ama meşhur direklerarası Ramazan eğlencesinin yerineuzun bir süredir sadece din uzmanı olarak ortalara çıkan birilerine “Hocam, Ramazanda sakız çiğnemek ve denize girdiğimizde vücudumuza bir şekilde kaçan su orucu bozar mı?” konulu geleneksel soru sorma şenlikleri yapılıyor. Bu sorular artık bir Ramazan geleneği olmuş durumda. 

O değil de son ekonomik verilere bakacak olursak, vatandaş oruç tutmaya Ramazandan sonra da devam edecek gibi görünüyor.   

Bir de eskiden sık sık; bir ekonomik veri olarak 4 kişilik ailenin mutfak masrafını duyar, okurduk. Epeydir duymuyorum bunu… Acaba açık Amerikan mutfağa geçtiğimiz için, salon masrafı ile mutfak masrafı birbirine karıştığı için mi artık duyamıyoruz?  

Eskiler, eskiler diyoruz ya; Yeni Zelanda diye isim konulmuş bir ülke var dünyada. ‘Yeni Zelanda, kaç yıldır yeni?’ diye sormayacağım. Sadece şunu sorayım konuyla ilgili olarak; Yeni Zelanda’da acaba hiç; ‘Aah ah, nerde eski Zelanda?’ diye hayıflananlar var mıdır? 

Eskiden ne kadardı bu oran bilemiyorum ama aldığım kesin bir bilgiye göre lahmacuna konan soğanın kıymaya oranı bire kırkmış. (Evet, ilk duyduğumda ben de inanamadım).  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.