Haftalık Bağımsız Gazete 28 Ekim 2020

Tokyo’dan Kadıköy’e; Ayumi Takano

Türkiye yıllarının yarısını Avrupa yakasında geçirdikten sonra, 10 sene evvel Kadıköy’e taşınan Japon oyuncu Ayumi Takano, aynı zamanda Kadıköy Belediyesi Yerel Hayvan Koruma Görevlisi. Takano, “Hayvanlarla beraber yaşayabilmemiz için ayarsız sevgi değil saygı, bilgi ve mantıkla konuya yaklaşmaya çalışıyorum. “ diyor

Tokyo’dan Kadıköy’e; Ayumi Takano
Gökçe UYGUN

Türkiye’ye henüz 24’ündeyken bir film seçmelerine katılmak için geldi. Geliş o geliş. Hayatını burada kurdu. Pek çok dizi ve filmde rol aldı, kitap yazdı. Ayumi Takano’yla bu röportajı korona nedeniyle online yaptık. Soruları gönderdikten 1 gün sonra yanıtlar bendeydi. Her ne kadar Türkiye’de yaşasa da Japon disiplinini kaybetmemiş. Uzun sorularıma gayet net ve kısa yanıtlar verdi. Ki bu genelde gazetecileri şaşırtan bir durummuş. Ben de şaşırdım. Buyurun Ayumi Takano’nun kendi deyimiyle ‘rasyonel’ yanıtlarına;

  • Adınızın anlamı ne? Bazen insanların hayat çizgileri ile isimlerinin anlamı arasında bağ olduğuna inanıyorum da, o nedenle sordum.

Ruh güzelliği. Güzel şeylerden alıntı/etkilenme

  • Hikayeyi 23 yıl öncesine saralım. Cem Yılmaz'ın 'Her Şey Çok Güzel Olacak' filminin elemelerine katılıp seçiliyorsunuz. Filmden sonra Japonya’ya geri dönmeyi planlıyordunuz. Neden?

Çünkü orada çalışıyordum dönünce yine orada seçmelere girmeye, çalışmaya devam edecektim.

  • “Dönme fırsatımı kaybettim açıkçası. Türkiye'de yaşamayı seçmedim. Türkiye, yani buradaki işler beni seçti. “ diyorsunuz. Bu ‘seçilme’ halinden hoşnut musunuz?

Evet.

  • Bir yerde/ülkede yaşamayı ‘seçseydiniz’ orası neresi olurdu?

Barselona(İspanya) veya Kanazawa(Japonya).

  • 23 yılda ne kadar Japon kalabildiniz,  ne kadar Türk oldunuz? Ve bu kimlikler size ne ifade ediyor?

Japonum, hiç bir özelliğimi kaybetmedim. Türk olmadım. Buradaki yaşantım bana bazı özellikleri ekledi diyelim. Zaten Türk olmak/Japon kalmak nedir anlamıyorum.

  • Bir haberde sizin için ‘Japon asıllı Türk oyuncu’ tanımı kullanılmış. Tuhaf geldi bana. Size? Türk vatandaşlığına mı geçtiniz de o yüzden mi öyle yazmışlar acaba?

Tuhaf gelmedi, öyle yazmak istemiş. İlgilenmiyorum açıkçası. Niye yazdı bilemiyorum. Türk vatandaşlığını almadım.

“ÇEKİK MUHABBETTEN SIKILDIM”

  • Siz de bilirsiniz bizde genelde ‘çekik gözlü’ler hep aynı kefeye konur; Çinli, Japon farketmez! Bununla ilgili pek çok şey yaşamışsınızdır. Aklınızda kalan varsa size komik gelen ve bir de sizi üzen/kıran bir anınızı paylaşır mısınız?

Çok fazla var ve doğrusunu yazmam gerekiyorsa bu çekik muhabbetten de sıkıldım. Twitter’daki eski iletimden bolca bulabilirsiniz.

  • Türkiye insanı çabuk sahiplenir ama çabuk da dışlar. Bu ani değişimleri yaşadınız mı?

Onu bana değil size sormak lazım. Sahiplenen de var dışlayan da, ama bu herkes için geçerli.

  • “Aidiyet duygusu benim için lüks. 15 yıl başka bir ülkede yaşadıktan sonra bir yere ait olma duygusu hissetmiyorum” diyorsunuz. Dünya vatandaşı mısınız?

Dünya vatandaş kavramını çözmüş değilim. Bu kelime bana çok yapay ve yüzeysel geliyor.

  • “Japonya’da özellikle grip mevsiminde insanların başkalarına duyduğu saygıdan ötürü maske taktığını söyleyen Takano, Türkiye’de böyle bir adet olmadığından dolayı kendisinin de dışlanmamak için maskesini çıkardığını ancak bunun bedelini hasta olarak ödediğini söyledi.” Böyle bir haber okumuştum hakkınızda. Şimdi herkes maskeli. Tuhaf bi ironi olmuş değil mi?

Öyle bir şey söylemedim ve o haberi yapana da Twitter üzerinden rahatsızlığımı bildirdim. Twitter’da yazdığımı alıp haber çıkarırken kendi düşüncelerini de ekliyorlar.

Onun dışında, maske alışkanlığının olması güzel bir şey. Yerleşmesini umuyorum.

  • Epeydir oyunculuk yapmıyorsunuz, yanlışsam düzeltin. Nelerle uğraşıyorsunuz?

Oyunculuk, tiyatro oyun metni çevirmek... Bu sezon 1001 Tiyatro’da ‘DeJavu’ oyununu oynuyorduk fakat Coronadan dolayı ara verdik.  Oynadığım ABD yapım sinema filmi ‘Minamata’nın da vizyon tarihi aynı nedenle belli değil.  Televizyonda da görünürde bir proje yok.

  • Röportaj çok dramatik gidiyor… Oysa siz takip ettiğim kadarıyla ‘sense of humour’u (bir nevi ‘espri anlayışı’) olan birisiniz. Sosyal medyada komik şeyler yazıyorsunuz bazen ve bir çok Türk’ten daha iyi yazıyorsunuz Türkçeyi. Soru bulamadım bu konuda Ne söylemek istersiniz?

Bana röportaja gelenlerin çoğu benim için fazla rasyonel olduğumu söylüyorlar. Röportajın dramatik olması yazanların kalemin etkisi herhalde. Çünkü dramatik bir tarafım yok, dramatize etmeyi de anlamsız buluyorum. Hayatım sizlerle aynı, burada yaşıyorum, çalışıyorum. Pasaportumun dışında bir farkı yok.

“Kibar ve sıcak komşularım..”

  • Biraz da Kadıköy konuşalım. Ne zamandır burada yaşıyorsunuz? Cihangir'den neden bu yakaya geçtiniz?

10 yıla yakın sanırım. Bu tarafı güzel bulduğum için.

  • Nasıl hissettiriyor burada yaşamak?

Rahat, sakin, kibar ve sıcak komşularım. Memnunum.

  • Sokak hayvanlarını seviyorsunuz ki Kadıköy’de de çok. Neler yapıyorsunuz onlar için?

Kadıköy Belediyesi Yerel Hayvan Koruma Görevlisiyim. Beraber sağlıklı ve mutlu yaşayabilmemiz için kör, ayarsız sevgi değil saygı, bilgi ve mantıkla konuya yaklaşmaya çalışıyorum.

  • Sizin de bir kediniz var galiba. Kadıköy’de kedisiz yaşayan kadın yok gibi Katılır mısınız bu tespitime? Neden böyle sizce?

Kedimi kaybettim. Şimdi geçici yuva anneliği yapıyorum. Arkadaşlarımın kedilerine, köpeklerine bakıyorum. Tespitinize katılır mıyım bilemiyorum çünkü elimde konu ile ilgili sayısal bilgi yok. Dolayısıyla nedeni de bilemiyorum.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.