Haftalık Bağımsız Gazete 19 Mayıs 2019

Müziğin yaz maratonuna geri sayım

Haziran’da gerçekleştirilecek olan 47. İstanbul Müzik Festivali, Barok müziğin devlerinden 20. yüzyılın en çarpıcı bestecilerine, cazdan Osmanlı klasik müzik geleneğinin zenginliklerine 150 eserle 15 farklı mekânda 20 gün boyunca 22 konsere ev sahipliği yapacak.

Müziğin yaz maratonuna geri sayım
Gökçe UYGUN

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda düzenlenen 47. İstanbul Müzik Festivali, 11-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, müziğin aydınlanma yolculuğundaki rolünü ve evrendeki ikiliklerden doğan hikayeleri Var Olmanın Aydınlığı, Var Olmanın Karanlığı temasıyla sahnelere taşıyor.

Kadıköy Belediyesi’nin de destekçileri arasında olduğu festival, müzikseverleri İstanbul’un 15 farklı mekânında ağırlayacak. Aya İrini Müzesi, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall, İş Sanat Konser Salonu, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Rahmi M. Koç Müzesi, Süreyya Operası, Zorlu PSM, Kapalıçarşı ve Neve Şalom Sinagogu festivale ev sahipliği yapacak. Ayrıca İstanbul’un tarihi mekânlarından Samatya’da yapılacak Müzik Rotası ile ilk kez 5 kiliseye konuk olacak. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen Hafta Sonu Klasikleri ise bu yıl Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi ile Galata Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

Festival programında müziğin aydınlanma yolculuğundaki rolünü ve evrendeki ikiliklerden doğan hikayelerin müziğini sahnelere taşıyan bir çok konser yer alıyor; Ufuk & Bahar Dördüncü tarafından seslendirilecek olan Şostakoviç’in İki Piyano için Süiti ilk bölümde yas tutarken ikinci bölümde hayata tutunuyor. Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın seslendireceği Tchaikovsky’nin 6 Numaralı Senfonisi ölüm ve yaşam gücü arasındaki mücadeleyi dile getirirken, Brahms’ın yazdığı Alman Requiem’i ölümle uzlaşma ve bunun üstesinden gelerek yaşama odaklanmayı anlatan  “insan”a adanmış bir başyapıt olarak öne çıkıyor. Moskova Solistleri ve Yuri Bashmet konseri de programındaki her eserde bir ikilik barındırırken, ölümden hayata, karamsarlıktan umuda geçişlerle festivalin temasına gönderme yapıyor.

İki eser siparişi, iki dünya prömiyeri

İstanbul Müzik Festivali 2011 yılından bu yana yerli ve yabancı bestecilere verdiği eser siparişleriyle sanatsal üretime ve çağdaş müzik repertuvarının genişlemesine katkıda bulunmaya devam ediyor. Festival, bu yıl da sipariş ettiği iki yeni eserin dünya prömiyerine ev sahipliği yapıyor. Festivalin, dünyada sadece kadın bestecilere verilen tek ödül olan Heidelberg Kadın Sanatçı Ödülü’nün geçen yılki sahibi Zeynep Gedizlioğlu’na iki piyano için sipariş ettiği eser ile Sochi Festivali ile ortak olarak, günümüzün en üretken bestecilerinden Alexander Tchaikovsky’e sipariş ettiği eser, dünyada ilk kez bu festivalde dinleyicilerle buluşacak.

Klasik müziğin yıldızları…

Festival Yıldızlar Oda Müziği sersinin ilk konserinde dünyada Beethoven Yılı olarak kutlanacak 2020’ye gönderme yapan bir programla, her biri seçkin birer Beethoven yorumcusu olan Isabelle Faust, Jean-Guihen Queyras ve Alexander Melnikov bir araya geliyor. Yıldızlarla Oda Müziği konser serisinin ikincisinde ise çağımızın en büyük Rus müzisyenlerinden ikisi, Alexander Kniazev ve Boris Berezovksy buluşacak.

BİFO ile Solistler Geçidi

Beethoven Yılı’na doğru, bestecinin birden fazla solo çalgı için yazdığı tek konçerto olan Üçlü Konçerto günümüzün parlayan yıldızları Valeriy Sokolov, Narek Hakhnazaryan ve Yulianna Avdeeva’nın yorumuyla 22 Haziran Cumartesi Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Borusan Holding gösteri sponsorluğunda müzikseverlerle buluşacak. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ayrıca Efdal Altun ve Çağ Erçağ solistliğinde Strauss’un Don Kişot’u seslendirecek.

Çok Boyutlu Bir Müzik Deneyimi “Human Requiem”

Berlin Radyo Korosu, çekirdek repertuvarında yer alan Brahms’ın Alman Requiemi’ni alışılmadık bir deneyime dönüştürüyor. Sahne ile izleyici arasındaki ayrımın ortadan kalktığı, müziğin çok yakın ve kişisel bir hâl aldığı “Human Requiem” de geleneksel konser deneyimleri yerle bir oluyor. Metin, insanlar, mekân ve ses arasında yepyeni bir dizi ilişki kuran bu performansta dinleyiciler müziğin tam ortasında, içinde yer alıyor; müzikle hareket ediyor, onun bir parçası haline geliyor. Bu benzersiz deneyim 28-29 Haziran’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

Görkemli kapanış konseri…

47. İstanbul Müzik Festivali’nin 30 Haziran Pazar akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki kapanış konserinde, Şanghay Filarmoni Orkestrası, 2008 yılından bu yana daimi şefi olan Liang Zhang yönetiminde ve Fazıl Say solistliğinde Türkiye’deki ilk konserini verecek.  Le Figaro gazetesinin 21. yüzyılın en büyük sanatçılarından biri olarak gösterdiği Fazıl Say 25 yılı aşkın süredir, klasik müzik dünyasında eşine ender rastlanan bir şekilde dinleyicilerine doğrudan ulaşıyor. Bugüne kadar beş kıtada konserler veren Say, festivalin kapanış konserinde Beethoven’ın 3. Piyano Konçertosu’nu seslendirecek. 2020 Beethoven Yılı’na doğru büyük besteciye bir kez daha saygı duruşunda bulunan konser Çin’in klasik müzikteki güçlü temsilcisi Şanghay Filarmoni Orkestrası’nı ilk kez İstanbul’da ağırlayacak.

Festivalin çocuk kitabı

47. İstanbul Müzik Festivali, Bernard Van Leer Vakfı’nın desteğiyle bir çocuk kitabı yayımlayacak. Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Çorapçı’nın akademik danışmanlığını yaptığı, hikâyesini Göknil Özkök Sezener’in kaleme aldığı ve Burcu Ural Kopan’ın editörlüğünü üstlendiği kitap, küçük festival takipçilerini festival mekanlarında geçen eğlenceli bir hikaye içinde müziğin temel öğeleriyle tanıştırmayı hedefliyor.  Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç dilde hazırlanacak olan kitap, festival mekânlarıyla anlaşmalı kitabevlerinden ücretsiz olarak temin edilebilecek.

16 Şubat’ta satışa çıkacak olan festivalin biletlerine, konservatuvarların müzik ve şan bölümü öğrencileri bu yıl da yine ücretsiz erişebilecek. muzik.iksv.org


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.