Haftalık Bağımsız Gazete 13 Kasım 2019

Kâğıt üstünde bir sinema: Çizgi Roman

Çizgi roman severler Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi’nde usta çizerlerle biraraya geldi

Kâğıt üstünde bir sinema: Çizgi Roman
GazeteKadıköy

Simge KANSU

Çizgi Roman Okurları Derneği’nin düzenlediği Çizgi Romanı Yaşatanlar Orijinal Çizimler Sergisi’nin üçüncü etkinliği 26 Ekim Cumartesi günü Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi’nde gerçekleşti. Ersin Burak, Ömer Muz ve Hikmet Yamansavaşçılar, Özgür Ateş’in moderatörlüğünde çizgi roman severlerle buluştu.

İlk sözü Karabala’nın yaratıcısı Hikmet Yamansavaşçılar aldı.18 yaşında çizgi romanı bırakıp 38 yıl sonra gördüğü bir takım rüyalar sonrası çizmeye tekrar başladığını aktaran Yamansavaşçılar, Karabala’nın serüvenini dinleyicilerle paylaştı. Son albüm olan 5.albüme başladığını duyuran Yamansavaşçılar, “Üçüncü albümden sonra çizerken ağlamaya başladım” dedi.

SEVGİYİ ANLATAN BİR HİKÂYE...

Hikmet Yamansavaşçılar, “Herkes Karabala’nın tarihi kahramanlık hikâyesi olduğunu söyledi ama öyle değil. Karabala tezat bir dönemde sadece sevgiyi anlatan bir hikâye.” ifadelerini kullandı. Karabala’dan sonra ne yapmayı düşündüğü sorulunca yurt dışında bazı yayın evleriyle görüştüğünü, oralarla anlaşamadığı takdirde bir daha çizmeyeceğini ve Türkiye’de bir çizerin artık resimli roman yapmasının imkânsız olduğunu söyledi.

Tarkan dergisine yaptığı kapaklarla tanınan Ersin Burak çizgi olayının usta-çırak ilişkisine dayandığını söyledi. Karikatürist ressam olan ağabeyi Sezgin Burak için ‘o benim ustamdı’ ifadelerini kullandı. Deneyimlerini sürekli paylaştığını ve hep öğretici olduğunu söyleyen Burak, bunu belirli yerlere ulaşan her sanatçının yapması gerektiğini vurguladı. Sezgin Burak’ın Ses dergisinin ilk kurucularından biri olduğunu belirten Ersin Burak, “Türkiye’deki ilk modern dergiydi. Ağabeyim ilk modern çizgilerini o dergide kullandı.” dedi

TARKAN NEDEN GÜLMÜYOR?  

Ersin Burak konuşmasından sonra izleyicilerden gelen soruları yanıtladı. Tarkan’ın neden gülmediği sorulunca “Bu sanatçının kişiliğini yansıtan bir şey, sanatçıda yapısından kaynaklanan bir çizgi tarzı oluşuyor. Tarkan sert, kendinden ödün vermeyen, kimseye muhtaç olmayan, tek başına özgürce savaşan bir konumda.” ifadelerini kullandı.

Söyleşinin devamında konuşmacılardan Ömer Muz çizgi romanla nasıl tanıştığını anlattı. “Annemden babamdan gizlice çizgi roman okurdum.” ifadelerini kullanan Ömer Muz ülkemizde çizgi romanın hep örselendiği için bugünkü noktaya geldiğini belirtti.

Söyleşide aynı zamanda canlı çizim performansı da gerçekleşti. Ersin Burak, Ömer Muz ve Hikmet Yamansavaşçılar çizim tekniklerini dinleyicilerle paylaştılar.

Çizgi Roman Okurları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsnü Çoruk söyleşiyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Çizerler için gerekli destek verilmediğini dile getiren Çoruk böyle giderse çizgi roman üretiminin ileride tıkanıklığa uğrayabileceğini söyledi ve ekledi: “Eskiden çok fazla sanatçı ve çok fazla üretim vardı günümüzde bunun azaldığını görüyoruz.”

ASIL AMACIMIZ BU SANATI YAŞATMAK

Çizgi romana gönül veren ve aynı zamanda söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Özgür Ateş serginin asıl amacının bu sanatı yaşatmak olduğunu belirterek bir nebze de olsa yeni nesle bu sanatı tanıtmak, geçmişte üretildiğini ve varolduğunu göstermek istediklerini vurguladı. Ateş, çizgi romanın kâğıt üstünde bir sinema olduğunu belirtti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.