Haftalık Bağımsız Gazete 14 Temmuz 2020

‘Kenardakiler’in festivali İstanbul’da…

Dünyaca ünlü performans sanatları festivali Fringe, ilk kez İstanbul'da yapılacak. Yerli-yabancı 22 ekip tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerini ilk kez İstanbul’da sergileyecek.

‘Kenardakiler’in festivali İstanbul’da…
Gökçe UYGUN

Bundan 72 yıl önce İskoçya’da bir festival düzenlenmeye başlandı. Adını başkentten alan Uluslararası Edinburg Festivali'ne bir grup sanatçı misafir olarak katıldı. Gösterilerini “bir kenarda” sergileyen bu 8 kişilik bu oluşum, çağdaş gösteri sanatları alanındaki en prestijli festivallerden biri olarak görülen Edinburg Fringe'e dönüştü. Böylelikle Fringe’in (alternatif, keşfedilmemiş, sınır anlamlarına geliyor) hikayesi de başlamış oldu. Günün birinde ABD’li meşhur aktör John Malkovich de bu festivalde sahne alınca, festival şuan sahip olduğu ününe kavuştu. Fringe Festivalleri, her yıl dünyanın farklı şehirlerinde 170 bin sanatçıyı, 250 farklı mekanda ve 60 bin etkinlikte, yaklaşık 19 milyon kişiyle buluşturuyor. Her şehirde farklı ölçek ve formlarda düzenlenen Fringe Festivalleri alternatif ve yenilikçi işler üreten genç sanatçılara işlerini uluslararası platformda sergileme imkanı sunuyor.

5 gün, 22 ekip, 19 mekan

Artık İstanbul da bu uluslararası festivaller ağının bir parçası olacak. "Istanbul Fringe Festival", 18-22 Eylül 2019 tarihlerinde ilk kez İstanbul'da yapılacak. 5 gün boyunca 11’i yabancı olmak üzere 22 ekibin tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işler ilk kez İstanbul’da, 19 farklı sanat alanında ağırlayacak. Çeşitliliği ve özgünlüğü kentin dinamiği ve çok kültürlü doğasıyla buluşturmak üzere yola çıkan Istanbul Fringe Festival dünyadaki diğer örneklere de paralel olarak disiplinlerarası bir programla ilk yılında Türkiye’den ve dünyadan 22 ekibi biraraya getirecek. Uluslararası Fringe Topluluğu'nun bir parçası olan Istanbul Fringe Festival’in programında tiyatro, dans ve performans gösterilerinin yanısıra yerli ve yabancı ekiplerin workshop’ları ve partiler de olacak.

BOĞAZİÇİ CAZ KOROSU DA FESTİVALDE

Festival kapsamında 15 Eylül Pazar 20:30’da Kalamış’ta Şef Masis Aram Gözbek tarafından kurulan ve 45 kişiden oluşan Boğaziçi Caz Korosu bir konser verecek.

Kadıköy Belediyesi’nin destekçileri arasında olduğu festivalin yaratıcı ekibiyle konuştuk.

- Öncelikle Istanbul Fringe Festivali ekibini tanıyalım. Uluslararası bu festivali ülkemize kazandıran 8 kişi kimdir?

 Istanbul Fringe ekibi, sahne ve performans sanatları üzerine farklı disiplinlerde üretimler yapan 8 kişiden oluşuyor. Denizhan Çay, Kopenhag Dansehallerne, Brüksel Espace Catastrophe Fiziksel Tiyatro ve Komedi Okulu gibi kurumlarda eğitimler aldı. Hareket ve Oyun Laboratuvarı (Harolab) kurucuları ve eğitmenlerinden Emre Yıldızlar Brüksel'de Ecole LASSAAD’da fiziksel tiyatro eğitimi gördü. Şu an Sarı Sandalye, Compagnie du Paon ile çalışıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Kültür Yönetimi yüksek lisans eğitimine devam eden Gizay Akdoğan, İKSV’de edindiği tecrübelerin yanında FiTiKO’da koordinatörlük ve Alice Müzikali’nin yapım asistanlığı görevlerini üstleniyor. Emirhan Altunkaya, akademik kariyerinin yanı sıra, Istanbul Fringe’in destekçilerinden BMI’da Pazarlama ve İş Geliştirme Danışmanı olarak görev yapıyor. Paris EHESS’te sosyolog Nilüfer Göle’nin Public Space Democracy  projesinde asistan olan Zeynep Uğur, aynı zamanda Türkiye’de kamusal alanının dönüşümünü tiyatro üzerinden okuduğu teziyle doktora yapıyor. Uzun süre Pozitif, bomontiada, Alt, Babylon, Cappadox, ENKA Kültür Sanat, Jolly Joker gibi kültür sanat hayatında yer eden mekan, platform ve deneyimlerin iletişim danışmanlığını yürüten, bir yandan Tiyatro Öteki Hayatlar’da oyunculuk yapan Eda Erman da Istanbul Fringe ekibinde. Üniversite yıllarından itibaren performans sanatları, performans etnografisi ve kimlik olgusu üzerine çalışan, Afrika tiyatrosu üzerine incelemeler yapan Zeynep Demir de 3 sene Prag Fringe Festival’de çeşitli görevler üstlendikten sonra ekibe katıldı. Istanbul Fringe’in görsel dünyasını da Yasemin Demirel yarattı.

(Emirhan Altunkaya, Zeynep Demir, Zeynep Uğur, Eda Erman, Emre Yıldızlar, Gizay Akdoğan - soldan sağa)

  • Festivalin Türkiye'ye gelişi nasıl oldu? Bu 8 kişi nasıl birbirini buldu da, festivali İstanbul'a taşıdı?

Katıldığımız Fringe’lerde tanıştık. ‘Bu festivali, neden İstanbul’da yapmıyoruz ki?’ dedik. Önce sadece bir fikirken, yavaş yavaş somut adımlar atılmaya başlandı. Kendimize “nasıl bir sanat platformu deneyimlemek isteriz?” sorusunu sorduk. Hepimiz bir şekilde yurtdışıyla ilişki içindeyiz. Öte yandan bu ülkeden ve bu kültürden besleniyoruz. Bu şehrin estetiği, havası, dinamiği bizi biz yapan unsurlardan. Bu özgünlüğü bir zenginlik, bir ana nota olarak görüp farklı kültürlerle etkileşime geçiyoruz. Kendi jenerasyonumuzu yansıtan bir diğer özelliğimiz de “deneyim” kavramına verdiğimiz önem. Artık hayat ritmi o kadar hızlı, bizi güncelliğe bağlayan o kadar uyaran var ki, aynı anda aynı mekanda olup aynı atmosferi, ortak bir zamanı paylaşmak aradığımız en büyük lüks oluyor. Istanbul Fringe de bu açıdan kişisel bir arayışımızın ürünü. Sahne sanatları, varoluşları gereği, o an orada olan insanları, ortak bir zaman ve mekanda buluşturduğu için özellikle etkililer. Bir sahne sanatları festivali etrafında kentte böyle bir deneyim yaratmayı arzu ediyoruz.

- Festivaldeki işler (oyun, performans vb) nasıl seçildi? Başvuruyla mı, elemeyle mi? Kriterler neydi?

Eleme konusunda dünyadaki her Fringe'in kendi prensipleri ve çalışma yöntemleri var. Biz festival mekanlarının imkanı dahilinde hareket etmek durumundaydık; o nedenle open call (açık çağrı) sürecinde aldığımız 184 başvuruyu kabul etmemiz mümkün değildi. Bir ön elemenin ardından, oluşturduğumuz danışma kurulunun her üyesinden projeleri değerlendirmelerini istedik. Bu kurulu hayata geçirmemizin sebebi Türkiye'de gösteri sanatları alanında üretim yapan insanların festivali aktif katılımcıları olarak konumlandırıp sahiplenmelerini istememizdi. Gösteriler seçilirken elbette estetik kriter en önemlisiydi; sanatsal olarak yenilikçi, İstanbul'da görmeye alışmadığımız, bizi heyecanlandıran işleri seçtik. Bunun yanı sıra disiplinler, ülkeler, kalabalık ekiplerle tek kişilik gösteriler arasında denge oluşturmaya çalıştık. Türkiye'den başvuran oyunlar için ise Fringe taşıyıcı bir güç olsun ve yurtdışıyla ilişkinin kapısını açsın istedik. O nedenle bilinen, sezonda çok oyun oynama şansı olan, mekanlarla iletişimi güçlü ekiplerden ziyade yeni ekipleri görünür kılmak istedik.

- Yerli yabancı dağılımı nedir? Kaç kişi/iş yurtdışından katılacak?

Festivalde toplamda 22 ekip ağırlıyoruz. Bunlardan 6’sı Türkiye’den ekipler. Diğer 16 ekip ise Macaristan, Belçika, Hong Kong, Polonya, İtalya, Fransa, İsviçre, Tayvan, ABD, Yunanistan, İran’dan katılıyor.

- Festivalin, kentin kültür-sanat hayatına nasıl bir katkı yapmasını umuyorsunuz/öngörüyorsunuz?

İstanbul'un gösteri sanatları alanı çok yaratıcı ve dinamik; giderek de ülkenin başka yerlerine yayılıyor. Bugüne kadar alandan kiminle konuştuysak Fringe'i duyunca gözlerinin ışıldadığını gördük, çok cesaret verici şeyler söylediler. Istanbul Fringe'in 2019'da yapılması da bu dinamizmin bir sonucu belki, öyle bir açıklık hissettik ve cesaret bulduk. Biz Fringe'i, “ithal” etmek değil,  İstanbul'un gösteri sanatları alanıyla ilişkilenen, kök salan bir festival yapmak istiyoruz.

Fringe'in İstanbul'daki alanla ilişkiye geçtiği ilk etkinlik 26 Temmuz'da Sakıp Sabancı Müzesi Gösteri Sanatları Günleri'nde Fringe ekibinden Zeynep Uğur'un yürütücülüğünü üstlendiği “Kenti Şiirselleştirmek/ Kentte Gösteri Sanatları Aracılığıyla Alan, Mekan, Boşluk Yaratmak” başlıklı panel oldu. Panelde Müzede Sahne'nin küratörü, yıllardır gösteri sanatları alanında deneysel işler yapan ve Fringe'i de başından beri destekleyen Emre Koyuncuoğlu, Galataperform'un kurucusu ve Yüzyılın Evi oyunu Edinburgh Fringe'de gösterilen Yeşim Özsoy, Istanbul Fringe'den Denizhan Çay ve Emre Yıldızlar konuşmacıydı. 90'lardan bugüne köprü kurduk, çok keyifli bir söyleşi oldu bizim için. İstanbul Tiyatro Festivali'nin kurucusu Dikmen Gürün de bizi dinlemeye geldi, bu da bahsettiğimiz desteği gösteren anlamlı bir jestti.

Hedefimizi bir adım öteye taşımak için de festivale başlarken 18 Eylül'de Facebook Community Hub'da Türkiye'de Bağımsız Sanat: Mekanlar, Üretimler, Deneyimler” başlıklı bir buluşma düzenliyoruz. Bu kadar hareketli bir ortamda bir araya gelmeye duyulan ihtiyaç da giderek artıyor. Istanbul Fringe olarak biz de bu buluşmada hem farklı kuşakları, hem de farklı disiplinlerde üretim yapan isimlerle bir araya getirmek istiyoruz. Tiyatro, dans, performansın yanı sıra müzik, sinema, görsel sanatlar, multimedya alanlarından isimler katılacak. Gösteri sanatları alanından Tiyatro Kooperatifi, Bergama Tiyatro Festivali, Datça Tiyatro Festivali gibi pek çok oluşum bu buluşmada yer alacak.

- Kadıköy, festivalin ayaklarından biri olarak nasıl seçildi?

“Festival” bizim için şehrin dinamiğini değiştiren, farklı bir atmosfer yaratan, hareketli bir şey. Fringe de zaten kelime anlamı ve dünyada varoluşu gereği kentin çeperiyle, saçaklarıyla, kenarıyla ilgili bir kavram. Fringe Festival'i İstanbul gibi bir şehirde yapmak kente yayılmayı, dağılmayı, çoğalmayı gerektiriyordu. Bu nedenle mümkün mertebe farklı semte ve mekana yayılmak istedik.

Kadıköy her zaman şehirde kültür ve sanatın ana mekanlarından biri oldu. Son yıllarda şehrin dinamiklerindeki değişimle bu daha da yoğunlaştı. Istanbul Fringe'in ileri sürdüğü çok kültürlü yaklaşımın önemli bir merkezi Kadıköy. Nitekim kendi kontaklarımızla Moda Sahnesi, Kadıköy Boa Sahne, Craft, Mecra gibi Kadıköylü mekanlara ulaşmıştık. Gönüllü olarak Istanbul Fringe için kapılarını açtılar. Bunun yanında çalışmalara başladığımız ilk dönemden bu yana yanımızda olan Kadıköy Belediyesi’nin de büyük katkıları oldu. Pek çok lojistik desteğin yanında Caddebostan Kültür Merkezi’ni ve Barış Manço Kültür Merkezi’ni açarak festivalin bir parçası oldu. Bu da Istanbul Fringe olarak, kamu kurumlarıyla kurmayı hedeflediğimiz bağın ilk adımı. 

Gün

Saat

Mekan

Gösteri

17 Eylül

20.45

Sakıp Sabancı Müzesi

Açılış Etkinliği
Wreck

18 Eylül

11.00

BeReZe Gösteri Evi

Improdance Dans Tiyatrosu Atölyesi

20.30

Tuhafier

Effigies

20.30

Moda Sahnesi

The Chess Player

20.30

Craft

Shakespeare Müzesi

20.30

MSGSÜ Çağdaş Dans ASD.

Ferocia

19 Eylül

11.00

Akbank Sanat

Ferocia Atölyesi

20.30

BKMK

Vicdani’nin İçinde Bir Hissikablelvuku

20.30

Kadıköy Boa Sahne

Fringe Kısalar
Toilet Pump

Amuninni
Manbuhsa
See Me
Petite Mécanique Humaine

20.30

Craft

Shakespeare Müzesi

20.30

MSGSÜ Çağdaş Dans ASD.

Cute (Skin)

20 Eylül

12.00

İparho

Meisner Tekniği Atölyesi

14.00

İparho

Sinan Ayyıldız ve Tolgahan Çoğulu Duo

20.00

DasDas

Ama

20.30

Craft

Shakespeare Müzesi

20.30

Akbank Sanat

Vortex

21.30

DasDas

Awakening

21 Eylül

11.00

Istanbul Drama Sanat Akademisi Suadiye

Fiziksel Tiyatro Atölyesi

11.00

Istanbul Drama Sanat Akademisi Etiler

Hareket ve Oyunculuk Atölyesi

14.00

Akbank Sanat

Fısıltı Odası (Çocuk Oyunu)

18.00

Akbank Sanat

Fringe Kısalar
Toilet Pump

Amuninni
Manbuhsa
See Me
Petite Mécanique Humaine

18.30

CKM

Travel of Clowns

19.00

Beykoz Kundura

Waiting for the Fishes

20.30

CKM

Factory

20.30

Craft

Shakespeare Müzesi

22 Eylül

11.00

Istanbul Drama Sanat Akademisi Suadiye

Hareket ve Oyunculuk Atölyesi

11.00

Istanbul Drama Sanat Akademisi Etiler

Çocuklar için Pandomim Atölyesi

15.30

Craft

Shakespeare Müzesi

17.00

Kumbaracı50

Travel of Clowns

20.00

Kumbaracı50

The Sensemaker

20.00

Kadıköy Boa Sahne

The Chess Player

21.00

Craft

Sweet Swan Sway

https://www.fringeistanbul.com


 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.