Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2019

Kadıköy’den Berlin’e tiyatro…

Hem kendilerini hem tiyatrolarını Berlin’e taşıyan tiyatrocu çift Burçin Oktar ve Beril Senvarol Oktar, “Kadıköy’ü özlüyoruz ama Berlin’de tiyatro yapmayı sürdüreceğiz” diyor

Kadıköy’den Berlin’e tiyatro…
Gökçe UYGUN

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarımdan birinden bir bildirim aldım; ‘Tiyatro Yankı’ adını ‘Yankı Berlin’ olarak değiştirdi diye… Merak edip küçük bir araştırmayla, taşıyan tiyatrocu çift Burçin Oktar ve Beril Senvarol Oktar’a ulaştım. Meğerse Oktar çifti yurtışına giden kervandalarmış. Kadıköy’de bulunan tiyatrolarını da göç ettikleri Berlin’de açmışlar.

Detayları Oktar çiftine e-posta aracılığıyla sordum.

  • Öncelikle sizleri tanıyalım biraz. Eğitiminiz, tiyatro geçmişiniz, Kadıköy’le bağınız vb..

Beril Senvarol Oktar: Erenköy'de doğdum. Tiyatro eğitimi için 4 sene Ankara'da yaşadım. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı'ndan mezun oldum. Mezuniyetten sonra İstanbul'a geri döndüm. Kadıköy'de çeşitli özel tiyatrolarda çalıştıktan sonra yine Kadıköy'de Tekin Okcebe ve Ozan Sezener'in kurduğu Yankı Sanat Evi bünyesinde Burçin Oktar ile birlikte Tiyatro Yankı'yı kurduk.

Burçin Oktar: 1980 Mersin doğumluyum. 2000’de tiyatro eğitimi almak için İstanbul'a geldim. Pera Güzel Sanatlar Tiyatro Bölümü'nü bitirdikten sonra çeşitli özel tiyatrolarda yazar ve oyuncu olarak çalıştım. Bir dönem Lemanyak ve Atom dergileri için hikayeler yazdım. İçlerinden bazılarını çizer bir arkadaş çizdi ve hikayeler yayınlandı. Kadıköy'de Cemal Süreya Sokak'ta uzun süre yaşadım. Onun dışında Bostancı, Kızıltoprak ve Göztepe'de oturdum.

  • Tiyatro Yankı'yı ne zaman nerede (yani Kadıköy'ün neresinde) nasıl kurmuştunuz?

Burçin Oktar: 2012’de Tekin Okcebe ve Ozan Sezener ile tanıştım. Yankı Sanat Evi'nde tiyatro dersleri vermeye başladım. Bir sene sonra da Beril’le Tiyatro Yankı'yı kurduk. Recep Peker Caddesi'ndeydi Yankı Sanat Evi ve 30 kişilik tiyatro ve konser salonumuz vardı. Zaten Beril ile 2003 yılında özel bir tiyatroda tanışmıştık. Daha o zamanlardan hayalimizdi beraber tiyatro kurmak.

  • Muhtemelen benim eksikliğim, Kadıköy'de çok tiyatro olduğu için atlamışım sizi kusura bakmayı ama göçten evvel, Kadıköy'deki varlığınızı anlatır mısınız? Burada aktif olarak tiyatro yaptınız mı, tiyatronuzun nasıl bir tarzı var, Kadıköy'de ne tür oyunlar oynadınız...

Burçin Oktar: Bizim hikayelerimizdeki insanlara Kadıköy'ün herhangi bir barında ya da sokağında rastlayabilirsiniz. Sohbet etmeye başladıktan sonra yavaş yavaş çözülmeye başlayan insanların anlattıklarını yansıtmaya çalışıyoruz.

Beril Senvarol Oktar: Son oyunumuzda da (Masalsız Şehrin Nezaketi) yine böyle insanları anlattık ve tepkilerden anladık ki Berlin'de de, Kadıköy'deki insanların hikayelerine benzer hikayeler yaşanıyor. İlk oyunumuz "Şal" dı. Burçin benim şiirlerimi sahneye uyarladı. İkinci oyunumuz "B26'ya İki Şişe Votka" idi. 

  • 2017 yılında Berlin'e göç ettiniz. Öncelikle bu göçü ve nedenlerini paylaşır mısınız? Malum Türkiye'den Berlin'e göç son dönemde yoğun yaşanıyor.

Beril Senvarol Oktar: İlk turnemizi Köln'e Burçin'in yazıp yönettiği "B26'ya İki Şişe Votka" oyunu ile yaptık. Hasan Anıl Sepetçi ile paylaştım sahneyi. Köln'de oyun çok beğenilince ilk o zaman Almanya'ya gelmeyi planladık.

Burçin Oktar: Köln'den sonra Berlin'e de bir turne yaptık. Aslında tam olarak Berlin turnesi sonrası Almanya'da yaşamaya karar verdik diyebilirim. Buradaki insanlarla güzel dostluklar kurunca kararımız kesinleşti ve daha rahat tiyatro yapabilmek için buraya geldik.

  • Tiyatronuzu da oraya taşıdığımız değil mi? Aradan geçen yaklaşık 2 senede sizler ve tiyatronuz Berlin'de nasıl var ol(a)bildi? Yaşadıklarınız, düzeninizi oturtmanız, karşılaştığınız sorunlar vb..

Beril Senvarol Oktar: Bir sene boyunca dil kursuna gittik. Çalışma iznimiz yoktu. Önce Demet Altan'ın mülteci çocuklar için yaptığı kısa film projesinde Burçin oyuncu olarak, ben set arkasında gönüllü olarak çalıştık. Film 20 farklı festivale gitti. Garden State Film Festivali'nden En İyi Öykü ve Buxtinale Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülünü aldı. Bir sene sonra Sosyal Pedagoji eğitimi almaya ve eğitmen olarak çalışmaya başladım. Bütün bunlar çok motive ediciydi.

Burçin Oktar: Çalışma izni aldıktan sonra "ErzählZeit" projesi kapsamında okullarda Türkçe masal anlatmaya başladım, yaklaşık beş aydır da bir okulda tiyatro eğitmenliği yapıyorum.

Beril Senvarol Oktar: şimdi de yeni oyunumuz "Masalsız Şehrin Nezaketi" nin provalarındayız. Burçin yazıp yönetti. 13 Nisan'da da prömiyer yaptık. Aslında Kadıköylü Tiyatro Yankı, Yankı Berlin olarak 13 Nisan'da Almanya'da çalışmalarına başladı. Karşılaştığımız sorunlara kısaca değinmek gerekirse genellikle dil eksikliği ile ilgiliydi. Zaman geçtikçe bu zorluklar azaldı.

  • Bize biraz Berlin'deki Türkiyeli tiyatrolardan bahseder misiniz? Sizin gibi İstanbul'dan göçle gelen çok ekip var mı? İrtibatta mısınız onlarla?

Burçin Oktar: Burada bildiğimiz iki Türk tiyatrosu var. Elimizden geldiğince Türkiye'den gelen ekiplerin oyunlarını bu tiyatrolarda izledik.

Beril Senvarol Oktar: Ayrıca Kemal Kocatürk de burada tiyatro yapıyor.

  • Berlin'de ciddi bir Kadıköylü kitle oluştu kanımca. Onlarla temas halinde misiniz?  Kadıköy'den giden başka tiyatrocu arkadaşlarınız ve/veya seyircileriniz var mı?

Burçin Oktar: Kadıköylü biriyle tanışmadık henüz :)

  • Berlin Zamanı oyunu Türkiye'den Berlin'e göç edenlere odaklanıyor. Siz de buradan oraya göç etmiş tiyatrocular olarak oyun programınızda bu temayı ele alan oyunlar var mı olacak mı?

Beril Senvarol Oktar: Bu meselenin biraz demlenmeye ihtiyacı var bizim için. İlerde neden olmasın :)

  • Orada şimdiye dek kaç kere kaç oyun sergilediniz? Bunu özellikle şu nedenle soruyorum; Berlinli seyirci (Alman ve Türkiye'den gelenler) ile ilişkiniz nasıl?

Burçin Oktar: Berlin'de dünyanın her ülkesinden insan var. Ben bir senedir okullarda düzenli olarak çocuklara masal anlatıyorum. Dili dini her ne olursa olsun hepsi ile çok güzel ilişkiler kurdum. Fakat Türk çocukları ayrı bir ilgi gösteriyor. Bu da benim çok hoşuma gidiyor açıkçası.

Beril Senvarol Oktar: Yankı Berlin olarak da şunu söyleyebilirim. Prömiyerimizi 13 Nisan'da yaptık ve yetişkinlerle -turneleri saymazsak- ilk defa buluştuk. Aldığımız tepkiler şunu gösteriyor: Burada tiyatro yapmaya devam edeceğiz.

  • Oradaki Türkiyeli seyirci açısından 'anadilinde oyun izleme' ihtiyacını karşıladığınızı düşünüyorum. ne dersiniz?

Burçin Oktar: Bizden önce yapılan çok güzel ve çok faydalı işler var. Hala da yapılmakta. Biz de buna bir katkı sunacağımıza inanıyoruz.

  • Bildiğim kadarıyla 2018 yılında 3. Berlin Türk Tiyatro Festivali yapıldı. Siz katıldınız mı? Nasıl bir festival bu?

Beril Senvarol Oktar: Biz başvurmadık henüz. Bu sene 5 gün sürdü. Hem Türkiye'den gelen ekiplerin ağırlandığı hem de buradaki tiyatroların oyunlarını sergilediği keyifli bir festival.

  • Bu festivalin 3.sünün düzenleniyor olması bana Berlin'de ciddi bir Türkiyeli tiyatro geleneği oluştuğunu gösteriyor olmalı. Ne dersiniz?

Burçin Oktar: Festivalin üçüncüsünün gerçekleşmesi çok sevindirici. Devamı da gelecektir. Yıllar evvel Çetin İpekkaya çok önemli işler yaptı Berlin'de tiyatro adına. Kuşaktan kuşağa birbirine bağlıdır insanlar, bu güzel bir şey :)

  • Peki sizce Türkiye'den Berlin'e giden tiyatrocular ile Berlin'deki Alman (ve diğer milletlerden) tiyatrocuların kaynaşması sözkonusu mu? Nasıl bir ortam var?

Beril Senvarol Oktar: Alman tiyatrolarında Türkiyeli oyuncular var ama benim bildiğim kadarıyla burada doğmuş insanlar. Bahsettiğiniz kaynaşmaya bizim tiyatrodan bir örnek vermek isterim. Oyun müziklerimizi yapan Dimitrios Dafnas Yunanistan'dan göç etmiş bir arkadaşımız. Berlin'de tanıştık ve çok iyi anlaştık.

  • Orada kalmaya ve sanatınızı yapmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa bir gün Kadıköy'e dönme 'hayaliniz' var mı?

Burçin Oktar: Evet düşüncemiz burada kalmak ve Berlin'de tiyatro yapmaya devam etmek.

Beril Senvarol Oktar: Döner miyiz dönmez miyiz bunu hayat gösterecek ama Kadıköy'ü çok özlüyoruz.

  • Başka bir diyeceğiniz var mı Kadıköylülere?

Burçin Oktar: Yeni oyunumuzla Kadıköy'e de geleceğiz :) Herkese çok selam...


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Asude oker - 2 hafta önce
Sevgili Yanki Berlin, ji sizlerden uzak olmak cok zor.Biz biliyoruz ki suzun yüreğimizde bizlerle. Umarim yanki Berlin'i Kadıköy'de izleriz.heyecanla bekliyoruz.
Avatar
Osman Faruk - 1 hafta önce
Gerek Beril Oktar'ın gerekse Burçin Oktarın Îstanbul' daki tiyatro san'atına verdikleri katkı asla unutulamaz..İkisini de tebrik ediyor ve alınlarından öpüyorum..Beril kızımızın gerek tiyatro sahnelerinde gerekse birbirinden çok farklı karekterle kendisine verilen her kimlikle oynadığı tüm rolleri eşsiz başarılarla ve muhteşem perfonmanslarla tamamlaması onun zaten çok çok evvelden ne kadar güçlü bir san'atçı olduğunun kanıtıydı..Tv deki " Gece Yürüyüşü " dizisinde ailedeki ergen bir genç kızı.." Yaprak Dökümü" dizisinde de..kör fakat dış dünyayı iç gözüyle çok iyi gören zeki akıllı bir o kadar da bilgili bir genç kızı canlandırırken adeta nutkumuz tutulmuştu..O bu rollerini daha DTCF deki akademik dört yıllık tiyatro eğitimi almadan başarmış fakat o eğitimi aldıktan sonra da iyice devleşmişti..Akademi eğitimini alırken de sonrasında da.. sahnelediği tüm rollerde hep hayranlıkla izlenen Beril kızımızı izleyenler arasında ben de vardım.. İddia ediyorum ki..Onun oyun gücünü görüp de onun oynadığı her performansı izlememek asla mümkün değildir..Eşi Burçin' in güçlü kalemiyle daha da güçlenen bu muhteşem sanatçı çifti ellerinden kaçıran Türk Tiyatrosu ve Sahneleri... sonradan çok pişman oldular ama geçmiş ola !...Şimdi artık onlar hem Berlin ve Almanya sahnelerini uçurtuyorlar..ve dünyaya parmak ısırtıyorlar..Bravo size gençler..Bravo size muhteşem sanatçılar..Yolunuz açık olsun....Türkiyeye de uğrarsanız şayet sizleri hasretle ve zevkle izlemeye devam edeceğiz...Selam..Sevgi..Ve en içten Saygılarımla...