Haftalık Bağımsız Gazete 28 Eylül 2020

“Kadıköy'ü şarkılarımızda yaşatalım istedik”

FarDas grubu, 29 Temmuz’da “Kadıköy” parçasını dinleyicilerine sundu. Grup üyeleri ile hem tanışma hikayelerini hem de parçaya konu olan Kadıköy’ü konuştuk

“Kadıköy'ü şarkılarımızda yaşatalım istedik”
Evin Arslan

“Belki silinir anılar da

Bir gün unutur Kadıköy de seni”

Lise döneminde müzik grubu kurma hayali olan epey öğrenciye rast gelirsiniz. Konser, festival hayalleri arasında seneler geçer ve hayatın telaşesinde bu hayal, geçmişte anacağınız tatlı bir anıya dönüşür. FarDas grubu ise hayallerinin peşinden gitmiş üç öğrenci ve bir edebiyat öğretmeninden oluşuyor. Liseyi bitirdikten sonra da dağılmayan ve müzik yapmaya devam eden FarDas grubu üyeleriyle hem grubun kurulma sürecini hem de yeni çıkardıkları “Kadıköy” parçasını konuştuk.

Öncelikle şunu sorayım, FarDas'ın anlamı nedir?

Umut Sefa Yıldız: Bu soru bize en çok sorulan soru gerçekten. Aslında önceleri pek açıklamıyorduk biraz gizem yaratmak adına. Daha sonra küçük küçük açıklamak zorunda kaldık. Fardas, Tokat’ta babamın doğup büyüdüğü köyün eski adı. Yani resmiyette böyle bir isim yok. Halk arasında kullanılıyor yalnızca. Gruba isim ararken eşim Elif Yıldız bir gün “Niye düşünüyorsun Fardas olsun işte.” dedi. O zaman şimşek çaktı kafamda. Bu ismin kulağa hoş geldiğini düşünüyordum hep. Tamam dedim. Neden olmasın. 

Grubunuzu yanlış bilmiyorsam 2015 yılında kurdunuz. Yollarınız nasıl kesişti? 

Ahmet Eren Aras: Lise döneminde kurucumuz Umut Sefa Yıldız önderliğinde kalabalık bir ekip olarak yolculuğumuza bu isimle başladık. Zamanla kemikleşen kadro şu an dört ekip üyesinden oluşuyor. 

Umut Sefa Yıldız: Ben onların edebiyat öğretmeniydim lisede. Bir yandan da üniversite yıllarımdan beri müzikle ilgileniyorum. Yetenekli arkadaşları keşfedip bazı etkinlikler yapıyordum. Başlangıçta tabii daha kalabalık bir ekip vardı. Okul içi ve dışında etkinlikler yapmaya başladık. Zamanla bunu bir grup çatısı altında yapma fikri doğdu. Hem bu sayede işi biraz da okul dışı bir platforma dönüştürmeyi hedefledim. Son iki yıldır da arkadaşlar liseyi bitirdiler üniversiteli oldular. Tabii çeşitli nedenlerden ayrılanlar da oldu ki bu zaten beklenen bir şeydi. Sonuçta herkesin ilgisi aynı boyutta olmuyor. Ama onlar da gönülden destekçiler hala. Sonuçta bu oluşuma başından beri emek vermiş ve müzikte ciddi bir şeyler yapma fikrine sahip olan üç arkadaşımızla yola devam kararı aldık ve öyle de gidiyor.

Geçirdiğiniz beş seneyi nasıl özetlersiniz? 

Umut Sefa Yıldız: Son beş yılı süzülme, olgunlaşma ve kemikleşme olarak özetleyebilirim. Başlangıçta 15 kişiyi bulan bir müzik platformundan bugün dört kişilik bir gruba evrilme süreci. Kıymetli arkadaşım, meslektaşım Fatma Camcı da hem yazdığı şarkı sözleriyle hem de organizasyon desteğiyle önemli katkılar sundu ve bu bakımdan emeği büyüktür. İlk önceleri daha çok kendi şarkılarımızı kaydedip sosyal medyada yayınlıyorduk. Bu şekilde attığımız şarkılar yavaş yavaş tanınmaya başladı, güzel yorumlar alıyorduk. Önce okul çevresinde bilinmeye başladı. Daha sonra giderek büyüdük.

Ahmet Eren Aras: Bu beş sene içinde hem grup dinamikleri hem grubun vizyonu ve misyonu belirginleşti. Bir hayale doğru attığımız küçüklü büyüklü adımlar bizim için artık büyük ve gerçekçi hedeflere dönüştü. Birçok beste yazdık, içimizdekileri döktük, zamanı geldikçe bizimle kalbini paylaşan tüm dinleyicilerimizle bu eserleri büyük bir hevesle paylaşmaya devam edeceğiz.

“ALBÜM İSTEĞİMİZ VAR”

Yakın zamanda bir albüm çıkarma düşünceniz var mı?

Ahmet Eren Aras: Albüm çıkarma düşüncesi bizim için uzak değil, FarDas grubundan her an her şey beklenebilir. Üretken genç bir grup olarak yaptığımız müziğe güveniyoruz. Paylaşılmayı bekleyen sınırsız bir hazine var.

Umut Sefa Yıldız: Single aslında biraz da dönemin koşullarından kaynaklanıyor. Tabii her müzisyen bir albüm yapmak ister. Albüm bütünsel bir anlam taşıdığı için çok değerli bir şey. Günümüzde popüler sanatçılar bile albüm yapmaktan uzaklaştı. Bunun bir nedeni de sürekli gündemde kalma endişesi. Yani bir albüm yapıp bir iki sene beklemek dezavantajlı bir durum. Günümüz tüketim toplumunun getirdiği bir şey. Bu, dünyada da bu şekilde zaten. Müziğin dijitalleşmesi de etkili bunda. 

Bora Macif: Evet, yakın gelecekte en beğenilen şarkılarımızdan oluşan bir albüm isteğimiz var. Bunun için biraz da yapımcı desteğine ihtiyaç duyuyoruz. İşe uzun soluklu bakacak çok ciddi yapımcılar ile masaya oturabiliriz tabii. Özellikle işin tanıtım ve organizasyon ayağı için bu önemli. 

Bu yıl birçok single çıkarttınız. Evde kalma süreci sizin için nasıl geçti? Sanırım grup olarak üretken bir dönem oldu sizin için.

Ahmet Eren Aras: Evet, bizim için gerçekten de üretken bir dönemdi. Aslında üretmek konusunda hiçbir zaman bir sıkıntımız olmasa da ürettiklerimizi sunma aşamasında daha çok vaktimiz oldu. Kendi içimize dönme duygularımızı hissetme dönemi olan bu vakitte biz de anılardan, hikayelerden birçok single çıkarttık.

Umut Sefa Yıldız: Herkes için zor bir süreçti ve hala da devam ediyor. Kaygıyı ve umutsuzluğu yenmek için üretmek en iyi yol bence. Öbür türlüsü zaten her yerde pompalanan felaket senaryoları, mevcut sorunlarla birleşince yaşam çekilmez olur. Hepimiz kendi işlerimizin dışında bu süreçte müziğe daha çok zaman ayırabildik. Video konferanslar yaptık aramızda, fikirleri paylaştık. Üretimlerimizi biraraya getirdik, güzel de sonuçlar çıktı. 

Bora Macif: Ben kendi adıma daha çok gitar odaklı bir süreç yaşadım. Bunun yanı sıra, şarkıların notasyonu ve aranje taslaklarına dair çalışmalar yaptım. 

Özgür Karakelle: Ben bu süreçte öğrencilik yaptım. Geçen yıl üniversite için tercih yapmadım ve bu yıl yeniden hazırlandım. Karantina dönemleri benim için test kitaplarını eritmekle geçti diyebilirim. 

“KADIKÖY BİZİM EVİMİZ”

“Kadıköy” parçanız 29 Temmuz'da çıktı. Şarkınızda mekan olarak Kadıköy'ü seçmenizin nedeni nedir? Kadıköy sizin için ne ifade ediyor?

Ahmet Eren Aras: Kadıköy çocukluğumuz, Kadıköy gençliğimiz, Kadıköy Moda sahili, Kadıköy Karaköy iskelesi... Kadıköy’ün dar sokaklarında birçok İstanbullunun cümlelere sığmayacak anıları vardır. Biz biraz olsun anlatmaya çalıştık, rıhtımdan Caferağa’ya çıkarken kafamızın içinde dönenleri melodiye döktük. Anadolu yakasının incisi Kadıköy bizim evimiz, bizim çarşımız, bizim denizimiz. İstanbul'un güzel semtlerinden biri olan Kadıköy'ü ve onun eşsiz havasını bir de biz şarkılarımızda sonsuza dek yaşatalım istedik.

Umut Sefa Yıldız: On beş yılı aşkın bir süredir Kadıköy’de oturuyorum. Büyük bir gurur duyuyorum Kadıköylü olmaktan. Ayrıca bir edebiyatçı olarak şunları ekleyeyim. Kadıköy benim için Haldun Taner demek, Cemal Süreya, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sunay Akın demek. Ve tabi bizim de en büyük idollerimizden biri, büyük ozanımız Barış Manço demek. Ayrıca Kadıköy bugün kültür sanat hareketlerinin de başta gelen adreslerinden biri. 1960’larda Liverpool müzikte neyse, Kadıköy de o olma yolunda bugün. Çok canlı bir müzik ortamı var. Çok da değerli müzisyenler yetişiyor. Gelecekte Kadıköy’e ait sayfalarda minicik bir satır da olsa yer almak paha biçilemez benim için. 

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ahmet Eren Aras: Daha çok açılmak daha çok tanınmak istiyoruz. Müzik yapmamızın tek sebebi müzik yapma aşkımıza engel olamayışımızdandır. Bir melodi bin dert bin sevinç anlatır, biz anlatabildiğimiz kadar anlatacağız dinlemek isteyenlere bir dost gibi yakınız.

Umut Sefa Yıldız: Sayfalarını bizim gibi genç oluşumlara açan Gazete Kadıköy’e ve bu röportaj için size çok teşekkür ediyorum.

"Kadıköy" parçasını dinlemek için buraya tıklayabilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.