Haftalık Bağımsız Gazete 17 Ekim 2018

Kabare Dev Aynası 10. Yılında

Kabarenin son temsilcilerinden olan, sanat yaşamını Kadıköy’de sürdüren Ali Erdoğan, Kabare Dev Aynası’nın 10. kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlandığı şu günlerde yetiştirdiği genç ekiple...

Kabare Dev Aynası 10. Yılında

Kabarenin son temsilcilerinden olan, sanat yaşamını Kadıköy’de sürdüren Ali Erdoğan, Kabare Dev Aynası’nın 10. kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlandığı şu günlerde yetiştirdiği genç ekiple sanatımıza uzun yıllar hizmet edecek isimler bırakmayı hedefliyor. Kabarenin halkın nabzını tutmayı gerektirdiğini belirten Ali Erdoğan, ‘Hayatın gerisinde kalan mizah işlevsiz mizahtır. Türkiye’de kabarenin babası Haldun Taner de kabareyi tarif ederken ‘Tiyatro hayatın aynası, Kabare dev aynasıdır’ derdi. Ben de tiyatroma adını, bu tanımdan hareket ederek verdim’ diyor.

Ali Erdoğan… O bir tiyatro emekçisi. Aynı zamanda bir Kadıköylü. Kendi yazdığı, yönettiği, oynadığı oyunlarla, kabarelerle çıktı yıllarca Kadıköylü hemşerilerinin karşısına. 27 yıllık profesyonel tiyatro yaşamına pek çok başarılı çalışmayı sığdırdı. Zeki Alasya, Metin Akpınar gibi ustalardan öğrendiği kabareyi yıllarca aynı ciddiyetle, samimiyetle sundu izleyicisine. Tiyatro sahnesinde ve televizyon ekranında imza attığı başarılı işler onu hiç şımartmadı. Gerek yaşamında gerekse kişiliğinde hiçbir erozyona neden olmadı. Gözlemledi, yazdı, oynadı, eleştirdi, güldürdü, kimi zaman da güldü tanık olduklarına. Kabare de bunu gerektirmiyor muydu zaten? Bir filozof gibi gözlemlemek, düşünmek, bir yazar gibi kâğıda dökmek, bir sanatçı gibi başarıyla sahnelemek… Ve tabii güldürmek…
Uzun yıllar başarıyla Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde sahne aldı ve almaya da devam ediyor Ali Erdoğan. Kısacası Barış Manço Kültür Merkezi deyince Ali Erdoğan, Ali Erdoğan deyince Barış Manço Kültür Merkezi gelir oldu sevenlerinin aklına.
Kendi halindeymiş gibi görünse de aslında kabına sığmıyor usta sanatçı. Sanatçı özellikleri öyle bir işlemiş ki benliğine Erdoğan’ın, konuşmasında, duruşunda, yaşamının her anında ve alanında bu üstün özelliği sezinlemek mümkün. Onunla bir sohbet anında özlü bir sözüne tanık olmanız her an mümkün. Yaşamı, birey ve toplum psikolojisine hakimiyeti üst seviyede. Üretken olmasındaki en büyük etken de bu olsa gerek…
GRUP KURULUŞUNDAN BU YANA HEP KABARE OYNADI
Usta sanatçı 2001 yılında Kabare Dev Aynası tiyatro grubunu kurdu. Bu arada şunu belirtelim: 16 Şubat’ta Kabare Dev Aynası’nın 10 kuruluş yıldönümünü çeşitli tiyatro gösterimleriyle kutlamaya hazırlanıyor Ali Erdoğan.
Kabare Dev Aynası’nın geçmişi yakından tanıdığımız Devekuşu Kabare Tiyatrosu’na uzanıyor. Ali Erdoğan, Zeki Alasya ve Metin Akpınar ekolünün kalıntılarının Kabare Dev Aynası’na yansıdığını belirtiyor ve “Kabareyi üstatlarından Zeki Alasya ve Metin Akpınar’dan öğrendim. Onlar da Haldun Taner’den… Ben de grubumdaki Kabare Dev Aynası Genç Takımı’ndaki istekli genç arkadaşlarıma bu bayrağı devretmeyi umuyorum” diyor.
Ali Erdoğan Kabare Dev Aynası’nın önemli bir özelliğini bizimle paylaşıyor. O da, ekibin kurulduğu günden bu yana sadece kabare oynayan tek tiyatro grubu olması.
17-18 Aralık tarihlerinde 20.30’da Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde; 9 Ocak Pazar günü ise 16.30’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde “İnsanoğlu İnsan” isimli müthiş eğlenceli kabaresini tiyatroseverlere sunacak bu müthiş ekip. Mutlaka kaçırılmaması gereken performanslara tanık olacağınıza emin olabilirsiniz.
KABARE TİYATRONUN FARKLI BİR TÜRÜ
İyi bir eserin iyi bir sunumla başarıya ulaşabileceğini belirten Ali Erdoğan, tiyatroda da hakkını vererek oynamak gerektiğini ifade ediyor. “Önce oyuncu tat almalı sunduğu oyundan ki, izleyiciye iyi bir performans sunsun ve izleyici de oyundan tat alsın” diyor.
Başlıyor kabarenin özelliklerini sıralamaya:
“Komedi oyunları genellikle karakterlerin kusurlarından yola çıkar. Halk bu zaaf ve kusurlara güler. Kabarede ise toplum kendine aynada bakar ve yine kendine güler. Komedi suyun yüzeyi ile ilgilenir, kabare ise derinliklerdeki acı ve sıkıntılarla…
Kabare oyuncusu toplumun nabzını iyi tutmalıdır. Her ne kadar şaka tiyatrosu gibi algılansa da aslında bir nabız tiyatrosudur kabare. Kısacası kabare güncel esprilerden oluşur.
Bertolt Brecht’in bir sözü var: ‘Bir toplumda mizahın olması güzel bir şeydir. Ama o toplumun her şeyi mizahsa bu katlanılmaz bir şeydir.’ Yani hayatımızda mizah olmalı ama hayatımız mizah olmamalı. Bizim hayatımız mizah…”
SADECE OYNAMAMIŞ YAZMIŞ DA…
Ali Erdoğan çok yönlü bir sanatçı. Sahnedeki performansı kadar kalemi de güçlü. Yani kağıt üzerinde de nasıl mizah yapılacağını iyi biliyor. Öyle ki, kitaplarının ismini bile okumanız gülmenize yetiyor. Daha kapağı çevirmeden gülmeye başlıyorsunuz bile…
Bildiğin gibi Değil(Papirüs Yayınları),Sütunumun Kenarı(Say Yayınları), Böyle Buyurdu Hayrüş(İkarus Yayınları) mizah kitapları.
Bırak Bu Uyakları (Kabare Dev Aynası Yayınları), Sahibinden Az Kullanılmış Yürek(Ada Yayınları), Gökyüzünde Yanlış Gezen Yıldızlar, Lütfen Fark Etmeyiniz (Kabare Dev Aynası Yayınları) ise şiir kitapları.
Erdoğan’ın yine Kabare Dev Aynası Yayınlarından çıkan Yolumuzu Bulalım isimli bir de oyunu var.
HAYATIMIZDA SANAT MUTLAKA OLMALI
“Ruhun açlığını da gidermek lazım. Sanat, edebiyat, müzik vesaire mutlaka biri veya birkaçı olmalı. Eğer bu açlığı gideremezsek hayatımızda yeni pencereler açamayız. Ufkumuz daraldığı için içimiz daralıyor. O zaman hayatta dar alanlarda yaşıyor ve yaşlanıyoruz. Üretmediğimiz için tüketirken tükeniyoruz. Süs balığı gibi akvaryum içinde yaşıyoruz, uçsuz bucaksız denizlerin güzelliğinden kendimizi mahrum ediyoruz. Sanat uçsuz bucaksız denizdir.” diyor usta sanatçı ve genç neslin bir şekilde sanatla tanışması veya tanıştırılması için gereken koşulların sağlanması gerekliliğinin önemini vurguluyor aslında.
KABARE DEV AYNASI BİR FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYOR
2001 yılında Ali Erdoğan tarafından kurulan Kabare Dev Aynası Tiyatrosu tam bir fabrika gibi çalışıyor. “Ne fabrikası?” diye sorarsanız hemen söyleyelim: Bir proje fabrikası!.. Tam biz “Biraz abarttık mı?” diye düşünürken Ali Erdoğan bizi anlattıklarıyla onaylıyor bir çırpıda.
-Kabare Dev Aynası için gerçekten bir proje fabrikası diyebilir miyiz?
Kesinlikle diyebiliriz… Tiyatromuzun bu yıl 10. yıldönümü… Bu on yıl içerisinde İlişkime İlişme, Sansasyonun Kadar Konuş, Tıpkısının Aynası, Külahıma Anlat, Yolumuzu Bulalım, İnsanoğlu İnsan, Küçük Ama Önemli Bir Rol oyunlarını yazdım, yönettim ve rol aldım… Bu süre içinde Kabare Dev Aynası Yayınları’ndan Bırak Bu Uyakları, Sahibinden Az Kullanılmış Bir Yürek, Gökyüzünde Yanlış Gezen Yıldızlar, Lütfen Fark Etmeyiniz, şiir kitaplarını, Yolumuzu Bulalım adlı oyun kitabımı çıkardım. Basılmış mizah kitaplarım da var; Sütunumun Kenarı, Bildiğin Gibi Değil, Böyle Buyurdu Hayrüş…Daha sırada basılmayı bekleyen nice oyun, mizah ve şiirim var…”

-Bunun yanında televizyon çalışmalarınız da var sanırım.
Kabare Dev Aynası kadrosu ile Show Tv’de sabah yayımlanan Herşey Dahil programının içinde skeçler yazdık ve oynadık… Yani Kabare Dev Aynası Tiyatro Topluluğu’ndaki birçok genç oyuncu arkadaşımın oyunculuğa yetenekleri olduğu gibi yazarlığa da yetenekleri var… Şu sıralarda yine kadromdaki genç arkadaşlarımla Yasemin Yalçın için bir yılbaşı programı kaleme alıyoruz. Kısmetse Fox Tv’de ekranlara gelecek. Gördüğünüz gibi Kabare Dev Aynası gerçekten de fabrika gibi çalışıyor. Bunun dışında biliyorsunuz benim Yasemince, Hastane, Başka İstanbul Yok, Bizden Söylemesi gibi çok izlenmiş televizyon programlarında yazar ve oyuncu olarak görev almışlığım var.”
-Kabare Dev Aynası bünyesindeki genç takımı değerlendirir misiniz?
Yeteneklerine güvendiğim gençleri bir araya getirerek oluşturdum genç takımı. Samimi söylüyorum eğer yeteneklerine güvenmeseydim asla böyle bir işe soyunmazdım. Sibel Erkan, Merdan Kardan,Cihan Bektaş, Çağla Şadoğlu, Özgecan Kızıldağ, Can Mutluca’dan oluşan genç kadro “Yolumuzu Bulalım” oyunumu 26 Kasım’da büyük bir başarıyla oynadılar. 26 Aralık Pazar 18.30’da izleyemeyenler için tekrarlayacaklar. Eğer bir işe emek vermezseniz o işle ilgili bir gayret göstermezseniz, o işte gelecekte büyük sıkıntılar çekersiniz. Genç oyuncuları yetiştirmezsek gelecekte oyuncu yetişmiyor diye sızlanmaya bence hakkımız olamaz. Ne ekersen onu biçersin!”
-Ocak ayında güzel bir kabareyle daha sahneye çıkacaksınız sanırım?
Evet, Ocak ayında yepyeni bir kabare ile seyircilerimizin karşısında olacağız… Bu arada unutmadan söyleyeyim genç takım kurduğumuz gibi kadromuza tecrübeli isimler de katıyoruz. Uzun yıllar Ferhan Şensoy ustanın Ortaoyuncular’ında sayısız oyunda yer almış, Avrupa Yakası, Ekmek Teknesi gibi çok izlenmiş televizyon dizilerinde rol almış usta oyuncu Celal Belgil’i de kadromuza dahil ettik! Projelerimize projeler ekleyerek hızımızı kesmeden yolumuza devam etmek istiyoruz. Keşke şartlarımız daha iyi olsa da hem Türk Tiyatrosu için hem de Kadıköy için daha fazla şeyler yapabilsek!”
-Kabare tiyatrosu hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Kabare bir nabız tiyatrosudur. Halkın nabzını almak için ister istemez gözünüzü gündelik hayata çevirmek zorundasınız. Gündemde ne varsa sahneye taşımak zorundasınız. Kabare sanatçısı halkın dilinin ucuna kadar gelip de söyleyemediklerini, sıcağı sıcağına sahneden söyleyemezse hayatın gerisinde kalır. Hayatın gerisinde kalan mizah da işlevsiz mizahtır. Türkiye’de kabarenin babası Haldun Taner de kabareyi tarif ederken “Tiyatro hayatın aynası, Kabare dev aynasıdır” der. Ben de tiyatroma adını, bu tanımdan hareket ederek verdim.”
-Sizce günümüzde Türk Tiyatrosunun geldiği nokta nedir?
Bugün artık tek başına tiyatro seyircisinden, tek başına roman, hikâye, şiir okurundan, tek başına sinema seyircisinden bahsetmek mümkün değil. Hepimiz müşteri konumundayız. Hepimiz tüketiciyiz. Ürününüzü vitrine koymak ve o ürünün biletini satmak zorundasınız. Satın alınmayan şeyin para etmediği, hayatın para edenler ve etmeyenler diye ayrıldığı zamanları yaşıyoruz. Dünya koca bir süpermarket gibi karşınızda duruyor. Bir ürünün değerinden çok ederiyle ilgilenir oldu seyirciler. Bu koşuşturmada insanoğlu her şeyi ele geçirme telaşına düşüyor. Bu koşuşturmalar bizim bazen insani vasıflarımızı yitirmemize de yol açıyor. Tiyatro “özünde de sanat” insana insan olduğunu hatırlatmak için vardır zaten. Sanat tüketicisi ruhunun açlığını gideren tüketicidir. İnsanlar ruhlarının da acıkabileceğini bilmiyor. Bu yüzden bir avuç tiyatro seyircisi var. Onlar da bütün tiyatroları beslemekte zorlanıyorlar. Bu sayının artması gerek.Belki her çocuk yedi yaşına geldiğinde memleketin neresinde olursa olsun drama dersi almalıdır diye bir zorunluluk olmalı.Oyuncu yetiştiremesek bile kendini geliştirmiş seyircilere kavuşuruz.
-Tiyatroya gönül vermiş gençlere söylemek istediğiniz şeyler var mı?
Eğer bu işi tutku derecesinde sevmiyorlarsa kesinlikle meslek olarak seçmesinler. Tiyatro bir sanat dalıdır, televizyona sıçrama tahtası değildir. Bu iş sevgi ister, bu iş uzmanlık ister emek ister. Bu iş, işi bittiğinde çıkarıp asacağınız bir ceket değildir. Bu iş sizin deriniz olmalıdır, bir parçanız olmalıdır.”
KABARE DEV AYNASI TİYATROSUNUN OYUN PROGRAMI
(KÜLAHIMA ANLAT OYUNU)
17 ARALIK CUMA 20:30
18 ARALIK CUMARTESİ 20:30
(YOLUMUZU BULALIM OYUNU / GENÇ TAKIM)
26 ARALIK PAZAR 18:30
KADIKÖY BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ’NDE
GİŞE-0216 418 95 49
(İNSANOĞLU İNSAN OYUNU)
9 OCAK PAZAR 16:30
KADIKÖY HALK EĞİTİM MERKEZİ
GİŞE- 0216 336 29 07

Mustafa SÜRMELİ

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.