Haftalık Bağımsız Gazete 15 Temmuz 2020

Gülümseten kitaplar

Bu hafta okurlarımız için okudukça virüsü, kaygıyı unutturacak, bolca gülümsetecek kitaplardan bir seçki hazırladık. İyi okumalar diliyoruz

Gülümseten kitaplar
Leyla Alp

  • Şimdiki Çocuklar Harika

Aziz Nesin’in “Bu romanı salt çocuklar için değil, ana babalarla öğretmenler için de yazdım” dediği “Şimdiki Çocuklar Harika” romanı çocukların gözüyle büyüklerin nasıl göründüğünü anlatıyor.

Birbirlerinden uzakta yaşayan iki arkadaşın mektuplaşmalarından oluşan roman, çocukların aileleri, okulları ve arkadaşlarını mizahi bir dille anlatıyor.

Kitap aynı zamanda Aziz Nesin’in en çok satan kitabı olma özelliğini taşıyor. Ahmet ile Zeynep’in mektuplarını okurken gözlerinizden yaşlar gelecek kadar gülmeniz neredeyse garanti.

Yayınevi : Nesin Yayınları

Sayfa Sayısı :224

  • Apartıman Çocukları

Rıfat Ilgaz’ın romanı “Apartıman Çocukları”, İstanbul’da biçimiyle ve planıyla birbirinin aynısı üç apartmanı anlatıyor: Şeref, Namus ve Vicdan apartmanları... Bu üç apartmanın tek sahibi Hacı Suduri Efendi... Memur Seyfi Saymaner’in kiralık bir ev aramasıyla ve baktığı birkaç evden sonra Namus Apartımanı’na ailesini yerleştirmesiyle macera başlıyor. Sonra mı? Doktoruyla, öğretmeniyle, kaptanıyla, tiyatrocusuyla ve kapıcısıyla birçok meslek grubundan renkli kişiliklere sahip apartman sakinlerinin kendi küçük dünyalarında başlarından geçen büyük olaylar... Bu üç apartmanın içinde yaşayan çocukların, büyüklere ders verecek dostlukları…

Apartıman Çocukları, Anadolu’nun çeşitli köylerinden İstanbul’a gelenlerin yaşadıkları çelişkiler, insanlar arasındaki ilişkilerin yapaylığı ve yapmacıklığı üzerine bir mizah romanı.

Yayınevi: Çınar Yayınları 

Sayfa sayısı :300

  • Hey Garson

Murat Sevinç’in yazdığı “Hey Garson!” 20’li yaşlarda bir gencin Londra’da garsonluk yaparken başından geçenleri anlatıyor. Keçiörenli bir gurbetçi ile Tom Cruise’u, temizlik hastası Alman ev hanımı ile Robert Fisk’i, Türk kadın şarkıcı ile Anthony Hopkins’i buluşturuyor Hey Garson!

Daha ilginci… gündelik insan ilişkileri içinde eşitlik, tahakküm, görgü, kültürel çatışmalar, sınıfsal farklar… gibi meseleleri açığa vuruyor. Sevinç kitabın sonunda kendini şöyle anlatıyor: “Şubat 2017'de bir gece ansızın, akademiden atıldı. Ankara'yı çok sevdi. Mecburen İstanbul'a döndü. Ellisine merdiven dayamışken, umulmadık bir biçimde garsonluk hikayelerini kitap haline getirdi. Yaşamın sürprizlerini sevdi.”

Yayınevi: April Yayıncılık

Sayfa sayısı:104

  • Deliye Hergün Bayram

“Deliye Hergün Bayram…” Muzaffer İzgü'nün 28 gülmece öyküsünün toplandığı bir kitap.

Nasreddin Hoca Ödülü'nü kazanan bir öyküyle birlikte, eşdeğerde birçok öykünün yer aldığı bu kitap, yıllardır içinde yaşadığımız boğuntu ve gerilim ortamının, gerçekte ne denli komik öğelerden oluştuğunu şaşırtıcı bir biçimde sergilerken aynı zamanda enine boyuna düşünme fırsatı da veriyor.

İlk sayfasından son sayfasına dek zengin bir gülmece kaynağı, bir başucu kitabı, Deliye Hergün Bayram. Muzaffer İzgü'nün çocuklar için de pek çok öykü kitabı olduğunu hatırlatalım.

Yayınevi: Bilgi Yayınevi

Sayfa sayısı: 200

  • Vatandaş Abuzer

Yücel Sarpdere’nin romanı “Vatandaş Abuzer”, ülkemizin karanlık dönemi 12 Eylül'ü tiye alan bir roman.

Cuntanın getirdiği boğucu havayı, polis merkezleri ve tutukevlerindeki uygulamaları, ikbal peşindeki işkenceci şefleri, kraldan çok kralcı komutanları, tüm zalimliklerine karşın zavallılıkları ve gülünçlükleriyle betimliyor. Vurdumduymaz, saf, açık sözlü konuşkan kahramanımız Abuzer, 12 Eylül'ün uygulamalarına çağdaş bir Bektaşi tavrıyla katlanırken, bu heybetli zalim devin, aslında toplumsal destekten yoksun, gülünç ve zavallı bir fani olduğunu gösteriyor bizlere. Kaba zulme, silahlı çaresizliğe gülmemizi, alaya almamızı sağlıyor.

Yayınevi: Evrensel Basım Yayın

Sayfa sayısı:288

  • Nasipse Adayız

Ercan Kesal’ın romanı “Nasipse Adayız”, İstanbul'da bir ilçenin belediye başkanlığına aday olmak isteyen bir adamın yaşadıklarını anlatıyor. Kendi halinde olan doktor Kemal Güner, ‘dostlarının’ teşvikiyle belediye başkanlığına aday olmaya karar verir. Ve insana aklını yitirten delice bir uğraş başlar. Bir Numara'nın gözüne girip aday olmayı başarabilmek için her yolu deneyen doktor Kemal, heyecanla adaylığının açıklanacağı geceyi beklemeye başlar.

Büyük gün gelip çattığında olaylar beklendiği gibi yaşanmaz. Ercan Kesal, bilinen sahiciliğiyle, sıcak üslubuyla küçük ve büyük siyasetin deveranlarını, ikbal hesaplarını bütün hararetiyle anlatıyor. 

Yayınevi İletişim Yayınları

Sayfa sayısı: 194


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.