Haftalık Bağımsız Gazete 25 Ağustos 2019

“Festival topluma olan ilgimizi güçlendirecek”

Uluslararası Kadıköy Festivali Çizgi ve Sahaf Günleri’nin konuğu olan Avusturya Krems Karikatür Müzesi yöneticisi Gottfried Gusenbauer, festivalin çizerlerle okuyucular arasındaki bağı güçlendireceğini ifade ediyor

“Festival topluma olan ilgimizi güçlendirecek”
Erhan DEMİRTAŞ

Kadıköy Belediyesi, Kadıköy’ün ilk uluslararası festivali “KADFEST Uluslararası Kadıköy Festivali”ni Yıldızlar Altında Sinema bölümüyle başlattı. Festivalin ikinci bölümü olan “Çizgi ve Sahaf Günleri” ise 22 -27 Ağustos tarihleri arasında Moda’da bulunan karşılıklı iki okul, İstanbul Kadıköy Lisesi ve Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin bahçesinde devam edecek. Kitap koleksiyonerleri, çizgi roman, manga, karikatür yayıncıları ve sanatçıların katılacağı festivalde ayrıca atölye çalışmaları ve söyleşiler yapılacak. İkinci el kitapseverler ve koleksiyoncular için de mezatlar düzenlenecek.

Avusturya’nın ünlü Krems Karikatür Müzesi yöneticisi Gottfried Gusenbauer de bu yıl festivalin konuklarından. 2005 yılında İstanbul’a gelen ve Türkiyeli çizerlerle röportajlar yapan Gusenbauer ile festival öncesi söyleşme fırsatı bulduk. Festivalden beklentilerini, karikatür alanındaki sorunları konuştuğumuz Gusenbauer, “böyle bir festival aynı zamanda karikatür ve çizgi roman sanatlarını kutlamak için vardır. Bu çok önemlidir, güzeldir ve topluma olan ilgimizi güçlendirir.” diyor.

“KARİKATÜR ALANINDAN ETKİLENMİŞTİM”

Bu yıl Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Kadıköy Festivali’ne  davet edildiniz. Davet aldığınızda neler hissettiniz?

Daveti aldığımda mutlu oldum. Özellikle Türkiye’deki karikatür sahnesini Avusturya için bir rol model olarak gördüğüm için. 2005 yılında İstanbul’u ilk ziyaret ettiğimde buradaki önemli karikatüristlerle ve sanatçılarla yerel röportajlar yaptım. Karikatür alanı ve çeşitliliğinden oldukça etkilenmiştim. Aynı zamanda bu röportajların daha sonra Linz’de gerçekleşen çizgi roman festivali için araştırma materyali olarak da yararı oldu. Avrupa’dan, özellikle Fransa, İsviçre, Polonya ve Slovenya’dan pek çok sanatçıyla yapılan başka röportajlarla, 2009 yılında Avusturya’nın Linz kentinde NEXTCOMIC Festivali’ni kurduk. Zamanlama mükemmeldi çünkü Linz, 2009 Avrupa Kültür Başkenti’ydi. Ayrıca İstanbul’dan Ceren Oykut’u davet ettik ve harika bir Linz görüntüsü çizdi; Katolik bir şehir bir anda İslam etkisi altında yaşantıya ve mimariye bürünüyor. Bu birçok tepkiye de neden oldu.

İstanbul’a ilk gelişiniz olmayacak ve Türkiyeli çizerlerle yakın ilişkiler de kurmuşsunuz.

İstanbul’daki araştırmayı Avrupa’dan, özellikle Fransa, İsviçre, Polonya ve Slovenya’dan pek çok sanatçıyla ve çizgi romancıyla yapılan konuşmalar takip etti. Tüm bu konuşmalar 2009 yılında Linz’de NEXTCOMIC Festivali’ni yapabileceğimizi gösteriyordu. O sıralar Linz, Avrupa Kültür Başkenti’ydi ve yeni projeler yapmak mümkündü. Ayrıca 2018 yılında Ramize Erer’i Linz’e davet ettik. Kendisi Krems’te konuk sanatçıydı. Krems’teki karikatür müzesi [Karikaturmuseum Krems] NEXTCOMIC Festivali ile yakın çalışmalar içinde. Uzun yıllardır iyi bir alışveriş var. Ramize Erer, Erich Sokol Vakfı Karikatür Ödülü’nü almıştı. Bu ödül, Avusturyalı bir karikatürist’e adanmış uluslararası bir ödül ancak kazananlar genellikle ABD, Tunus, Türkiye ve Almanya’dan.

“GÜNLÜK HAYATTA ÇOK FAZLA ANLAMI VAR”

Türkiye’deki karikatür ve çizgi roman sanatı, özel olarak Avusturya’dan ve genel olarak Avrupa’dan nasıl görülüyor?

Biz Avusturya’da, Türkiyeli karikatüristlerin ciddi kısıtlamalara maruz kaldığı izlenimindeyiz. Ayrıca çok fazla tabu var. Fakat Türkiye’deki manzaraya yakından baktığınızda, konular hakkında çok az kısıtlama olduğunu hızlıca fark ediyorsunuz. Aslında bana öyle geliyor ki Türkiye’de karikatürün günlük hayat içerisinde çok daha fazla anlamı var. Tabii ki karikatüristler ve gazeteciler için basın özgürlüğünün garanti altına alınması önemli ve bu tüm ülkeler için geçerli.

Türkiyeli  ve Avrupalı sanatçıların birbirlerinden ilham aldığını söyleyebilir miyiz?

Bence birçok sanatçı tüm dünyadan karikatürleri kullanıyor, sosyal ağlar çeşitli ülkelerin karikatürlerinin keyfini çıkarmamızı kolaylaştırdı. Bu bağlamda karikatür, çağımızda büyük önem taşıyor. Karikatür hiçbir zaman bugün olduğu kadar önemli olmamıştı çünkü hiçbir zaman dünya çapında bu kadar çok insana ulaşmamıştı. Ancak karikatüristler için şartlar gelişmedi.

Bu şartlar nasıl iyileştirilir?

Sanatçılara iyi para ödeyen gazetelerin sayısı gittikçe azalıyor, internetteki ücretsiz kültür de sanatçılar için bir gelir kaynağı olmuyor. Bu nedenle festivaller yapmak, sanatçılarla birlikte sergiler tasarlamak ve sanatçılar için ödüller yaratmak önemli. Biz dijital karikatür için, sanatçıları motive etmek ve çalışmalarının değerini göstermek amacıyla Erich Sokol ödülünü başlattık.

“KAFADAKİ MAKASLAR”

Avusturya’da bir sanatçı siyasi bir içerik oluştururken oto sansür uygular mı?

Avusturyalı karikatürist Rudi Klein şöyle diyor: “Avusturya’da rahatsız edici gazete karikatürlerine sansür uygulanmaz; sadece basılmazlar.” Birçok karikatürist de bunu bilir ve bu durumda “kafadaki makaslar” peşinen kullanılır. Bu kesinlikle önceden yapılan kısıtlamaların bir çeşidi. Maalesef Avusturya’da büyük satirik dergilerimiz yok, ben burada ifade özgürlüğünün sınırlarını daha fazla zorlayabileceğinizi düşünüyorum. Ayrıca, bir derginin karikatüre yaklaşımı bir müzeninkinden farklıdır. Bir müze karikatüre sanat eğitimi ile eşlik eder, bir satirik dergi ise günlük olarak tepki vermelidir.

Uluslararası Kadıköy Festivali’ne katılacaklara neler söylemek istersiniz?

Bir festival sanatçılarla doğrudan iletişime geçmek için iyi bir yerdir. Aynı zamanda sanatçıların da meslektaşlarıyla fikir alışverişinde bulunmaları önemlidir.

Bence dünyanın çeşitli yerlerindeki karikatüristlerin ortak bir hedefi var; birçok politik derdi ve bunların arkaplanlarını açığa çıkarıyorlar. Hükümetler ve tüm siyasi partiler için önemli bir denetleyici gibiler. Karikatür gittikçe politikleşiyor, anlattıklarını yazılı sözcüklere kıyasla resim ile çözülmesi daha zor bir biçimde ifade ediyorlar. Karikatür, kaygılarını birkaç resim ile anlatır ve hem çocuklara hem yetişkinlere eşit olarak hitap ederler. Bu insanların konuşmalarda ortaklaşmasına yardım eder. Evet ve aslında, böyle bir festival aynı zamanda karikatür ve çizgi roman sanatlarını kutlamak için vardır. Bu çok önemlidir, güzeldir ve topluma olan ilgimizi güçlendirir.

Gottfried Gusenbauer’ın 2005 yılında  Erhan Muratoğlu, Başak Şenova, Kaya Özkaracala, Hakan Güleryüz, Simge Göksoy, Alper Eryurt, Çağıl Bektaş ve Ceren Oykut ile gerçekleştirdiği röportajı buradan okuyabilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.