Haftalık Bağımsız Gazete 13 Aralık 2019

Doğu - Batı arasında köprü: Ahmet Hamdi Tanpınar

Türk edebiyatında ‘rüya yapımcısı’ olarak anılan Ahmet Hamdi Tanpınar, sevenleri tarafından 55. ölüm yıldönümünde Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi’nde düzenlenen söyleşiyle anıldı

Doğu - Batı arasında köprü: Ahmet Hamdi Tanpınar
Kaan DERTÜRK

Şair, yazar ve üniversite hocası Ahmet Hamdi Tanpınar, bundan 55 yıl önce hayata gözlerini yummuştu. Usta edebiyatçının ölüm yıl dönümü nedeniyle 21 Ocak Cumartesi Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi (TESAK)’ta söyleşi düzenlendi. Mahur Beste, Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve daha nice eseriyle Doğu - Batı arasındaki köprüleri oluşturan Tanpınar için düzenlenen söyleşiye konuşmacı olarak kültür tarihçisi Ekrem Işın katıldı. “Ahmet Hamdi Tanpınar: Bir Enkaz Toplayıcısı” başlığını taşıyan söyleşide Işın, yazarın edebiyat mirasını konuştu. 

“YOKTAN VAR ETMEK”

Işın, söyleşiye “Enkaz Toplayıcısı” başlığını açıklamakla başladı. “Tanpınar’ın edebiyatında yoktan var etmek, düzene koymak vardır.” diyen Işın, “Tanpınar yaşadığı küçük kasabada toplum dışı bir kimlikti. Kasabadakiler gibi sabah kalk, dükkânı aç, müşteri bekle gibi huyları yoktu. Sadece oturup gözlem yapıyor, etrafı izliyor. Yaptığı tek şey gün boyunca buydu. Oysa o tüm bunları enkaz toplayıcısı bir insan olduğu için yapıyordu. Peki ya nedir bu enkaz toplayıcısı dediğimiz şey? Enkazı toplamak aslında bir nevi geçmişi yeniden inşa etmektir. Geçmişi bir enkaz yığını olmaktan çıkarmaktır. Tanpınar’ın düşünce dünyasının ana ekseni de budur. Bunu gerek romanlarıyla gerekse denemeleriyle yapmıştır. Yazdığı her şeyde belli karakterlere belli şeyleri söyletmiştir. Tutuklu kalınan geçmişin enkazını incelikle toplayıp, sağ kalanları yarınlarla buluşturmayı kendine görev edinmiştir.” diye konuştu.

“USTALIKLA KULLANDI”

Tanpınar’ın romanlarında farklı kültürlerin çatışmasının bolca yaşandığını söyleyen Işın, Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler ve Huzur romanlarının bu çatışma üzerine kurulduğunu belirtti. Tanpınar’ın yarattığı roman karakterlerinin bu çatışma durumu için özenle yaratıldığını söyleyen Işın, şöyle devam etti: “Bahsettiğim üç romanda da II. Mahmud döneminden başlayarak, Cumhuriyet dönemine varıncaya dek iki farklı kökenden gelen ailenin yaşadığı çeşitli çatışmalar aktarılıyor. Karakterler ilmiye sınıfına mensuptur. Aynı Tanpınar’ın kendisi ve babası gibi. O dönemde yaşanan çatışmaların en büyüğü eğitimli, eğitimsiz çatışmasıydı. Tanpınar da bu ikiliği ustalıkla kullandı. Gerek batılılaşma yolunda yapılan yanlışları gerekse batılılaşamama durumunu. O, böylelikle kendine has doğu – batı sentezini yaratabildi.”

AHMET HAMDİ TANPINAR KİMDİR? 

3 Haziran 1901 tarihinde İstanbul’da doğan Tanpınar, babasının kadılık mesleği nedeniyle çocukluğunda Anadolu’nun birçok bölgesini yerinde deneyimleme şansı bulmuştur. Yaptığı eşsiz gözlemler neticesinde yazdığı kitaplar, Türk edebiyatının en iyi sentezleri kabul edilmektedir. Yaşadığı dönem ile öncesindeki dönemin kopuklukları ve karmaşıklığını ustalıkla anlatan yazar 23 Ocak 1962 tarihinde kalp krizi nedeniyle yaşama veda etmiştir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.