Haftalık Bağımsız Gazete 02 Ekim 2020

Büyük işi ‘oyunlar’ Kadıköy’de! 

Bir mekânda buluşup oyunlar oynayan Ludozofi’nin ‘elebaşı’ Eray Sarıot “Bu dünyada bir an nefes alabilmek, hem de başka bir dünyanın kokusunu duyabilmek için oyun oynamanın gücünü hafife almamak gerekiyor” diyor

Büyük işi ‘oyunlar’ Kadıköy’de! 
Evin Arslan

Oyun oynamanın çocuklara özgü bir durum olduğunu düşünüyorsanız bu yazıyı okumaya devam etmelisiniz. Çünkü yetişkinlerin oyun oynamak için buluştuğu Ludozofi’de oyun oynamak tam da yetişkinlerin yapacağı bir iş! Bilgisayar, kutu veya kumar oyunları oynamayan bu ekibi bazen isim-şehir, bazense rüya oyunu oynarken görmek mümkün. Oyun Kütüphanesi kuran Ludozofi’de oyun çeşitliliği ise bol. Kadıköy’de her ay buluşup oyunlar oynayan Ludozofi ekibinin ‘elebaşı’ Eray Sarıot ile Ludozofi’ye dair konuştuk.

Kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Eray Sarıot. İzmir doğumluyum. Ankara’da geçen üniversite yıllarının ardından yaklaşık 10 senedir Huizinga ve Bruegel’in memleketinde yaşıyorum. Kabaca bir oyun arşivi olarak tarif edebileceğimiz Ludozofi’nin elebaşı, gönüllü işçisi ve çok da fazla şey taahhüt etmeyen müteahhidiyim.

Ludozofi’yi kurmaya nasıl karar verdiniz? 

Çevremde oyun seven insanlar eksik olmadı bir şekilde. Oyuncular olarak birbirimizi bulduk, bulduklarımızı kolay bırakmadık. Böylece aradan geçen yıllara rağmen fırsat buldukça oyun oynamaya devam ettik. Oynamanın çocuklara özgü olmadığını, hatta oyuna asıl muhtaç olanın ‘büyükler’ olduğunun farkındaydık sanırım. Oyun repertuvarımızı kaydetmek için tuttuğum bir defter Ludozofi’ye giden yolun ilk durağıydı. Gel zaman git zaman bu oyunları herkesle paylaşabileceğimiz bir platform oluşturma gayesiyle sonradan Ludozofi adını alacak olan web sitesi ortaya çıktı.

Amacınız neydi?

Gerek eylem gerek mefhum olarak oyunun özgürleştirici bir kapsayıcılığından söz edilebilir. Hem oyuncuları biraraya getirmesi anlamında, hem hayatın diğer yaratıcı mecraları ile akrabalığı bakımından. Üretim ve ilerlemeye endeksli dünya algısı ve buna göre yapılandırılmış toplumlarda oyun, fasulyeden bir kültür öğesi konumuna indirgendi. Pozitivizme sıkıştırılmış bir yaşamda oyunun pabucunun dama atılması da kaçınılmaz olarak vuku buldu. Ludozofi, hep birlikte dama çıkıp o pabucu yeniden bulmak ve arada aşağının nasıl göründüğüne oyun damından bakmak için yola koyuldu biraz da. Yani asıl motivasyon başından beri oyunu birlikte keşfetmek ve büyütmek.

Web sitesi ve Facebook sayfası üzerinden oyuna meraklı insanlara ulaşabilmeye başladıktan sonra sıra gerçekten oyunlarda buluşmaya geldi. Bu amaçla gönüllü yerel oyun elçileri önderliğinde oyun buluşmaları organize etmeye çalıştık. Ağır aksak da olsa hala çalışıyoruz. Buluşmaları artırıp yaygınlaştırabilirsek güzel olur yani. Fakat hiç acelemiz yok.

KALEM KÂĞITLA OYNANAN OYUNLAR

Ne tür oyunlar oynuyorsunuz? 

Ludozofi’nin esas ilgi alanı günlük hayat içerisinde kolayca kurulabilecek, maliyetsiz ve ticari olmayan oyunlar. Örneğin kontak, rüya oyunu gibi sözlü oyunlar; sözlük oyunu, isim-şehir gibi kâğıt-kalemle oynanan oyunlar… Bilgisayar oyunları, kutu oyunları veya kumar oyunları önceliğimiz değil. Bu alanlarda çok başarılı platformlar ve kaynaklar mevcut zaten.

Oyun Kütüphanesi’ni biraz anlatır mısınız?

Oyun Kütüphanesi Ludozofi.com’un oyunlarla birlikte iki temel ayağından biri. Sanat, felsefe, siyaset gibi disiplinlerle ilişkisini gözetmek oyuna dair kavrayışı zenginleştirmenin önemli bir aracı. Oyunun içerdiği imkânların daha geniş bir perspektiften keşfedilmesi için de ayrıca önemli. Bu yüzden oyun kütüphanesinde doğrudan veya dolaylı olarak oyunla ilgili yazılara, kitaplara, görsel malzemeye, vb. yer veriyoruz.

Katılımcılardan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Ludozofi’nin varlık amacını paylaşan, kıymetli bulup yüreklendiren takipçilerimiz var. Sağ olsunlar yüreklendiriyorlar. Arada sırada bir yerinden yakalayıp veya denk gelip ulaşanlar oluyor. Mesela geçenlerde kütüphanemizdeki Boncuk Oyunu kitabına rastlayan ve oradan Ludozofi’yi keşfeden bir kişiden bir mesaj geldi. Bu tesadüften ne kadar mutlu olduğunu belirtip, ‘acaba Ludozofi kitaptaki oyundan ve ütopik ülkeden ilhamla mı oluşturuldu’ diye soruyordu. Doğrusu hiç düşünmemiştim ve kitabı okuyalı da epey zaman olmuştu. Şimdi bu vesileyle kitabı tekrar okuyorum.

Takip edip destek olanlar dışında Ludozofi’nin ne amaca hizmet ettiğini merak edenler, bu çabaya anlam veremeyenler de yok değil. Eh, herkesin anladığı anlamda bir anlam iddiamız da yok zaten. 

“MÜMKÜNAT OYUNDADIR”

Sadece Kadıköy’de mi oyun buluşmaları düzenliyorsunuz? Kadıköy’de buluşmanızın özel bir nedeni var mı?

Amacımız mümkün olduğunca farklı yerde yerel oyun buluşmaları düzenleyebilmekti – hala da öyle. Buluşmalara ön ayak olacak gönüllü yerel oyun elçileri arama fikri bu nedenle ortaya çıktı. İstanbul Kadıköy dışında ve başka şehirlerde de (kimi başarılı kimi başarısız) oyun buluşması denemelerimiz oldu. Fakat istikrarlı bir şekilde devam eden şimdilik sadece Kadıköy buluşmaları var. Harika bir oyun elçisi, güzel bir çekirdek kadro ve yeni katılanlar ile tatlı tatlı devam ediyor.

Okuyuculara son olarak ne söylemek istersiniz?

Ülke ve dünya gündeminin kasaveti ortasında oyundan bahsetmemiz kimilerine tuhaf gelmiş olabilir. Bence gelmesin. Hem bu dünyada bir an nefes alabilmek, hem de başka bir dünyanın kokusunu duyabilmek için oyun oynamanın gücünü hafife almamak gerekiyor belki de. Eugen Fink’in ifadesiyle bir vaha olarak düşünebiliriz oyunu. Serabi bir yanılsama değil, çölün ortasındaki düpedüz bir gerçeklik olarak. Çölü çöl olmaktan çıkarmaz belki ama çöldeki varlığımızı bambaşka kılabilir. Mümkünat oyundadır derken biraz da bunu kastediyoruz.

Detaylı bilgi almak için ludozofi.com’a bakabilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.