Haftalık Bağımsız Gazete 29 Kasım 2020

Barok Kadıköy mekanlarında barok tınılar…

Otto Barok topluluğu; Rönesans ve Barok dönemi müzik yapıtlarını antik formda enstrümanlarla Kadıköy’ün eski ve yeni kiliselerinde icra ediyor

Barok Kadıköy mekanlarında barok tınılar…
Gökçe UYGUN

Türkiye’nin en yeni barok müzik topluluklarından Otto Barok, bundan yaklaşık 1 yıl önce Barok dönemden seçme eserleri derleyip yorumlamak ve müzik dünyasında adı pek duyulmamış bestecilere öncelik vermek amacıyla kuruldu. Kemanda Orhan Avcı, yine kemanda Bilge Surlu, viyolada Öykü Koçoğlu, çelloda Bike Öner ve kontrbasda Aydın Balpınar başta olmak üzere birçok konuk sanatçıdan oluşan topluluk,  enstrüman sanatçılarının yanı sıra opera sanatçılarını da bünyesinde barındırıyor.

Klâsik çalgıların yanı sıra theorbo, viola da gamba, lavta, klavsen, archlute, lut gibi antik formda enstrümanlar da kullanan Otto Barok’u; kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Orhan Avcı’ya sorduk.

  • Önce sizi tanıyalım.

Nisan 1990 doğumluyum. Müzik eğitimime 12 yaşımda keman ile başladım. 2004’te Güzel Sanatlar Lisesi’nin sınavlarını kazanarak müzik eğitimime devam ettim. 2008’de itibariyle Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nın çello ana sanat dalında, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) çello grup üyesi M.Sami Öztop ile çalışmalarını sürdürdüm. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Senfoni Orkestrası'nda (İUDKSO) Prof. Ramiz Melik Aslanov şefliğinde orkestra çalışmalarına ve yurt içi-yurt dışında konserlere katıldım. Boğaziçi Caz Korosu’nun 2012’de katıldığı yurtiçi ve yurtdışı festivallerde korist olarak yer aldım. West London University - London Collage of Music (LCM) keman, çello ve piyano performans alanlarının her birinden yüksek derece ile mezun oldum. 2011’de ‘’Fransa Müzik Festivali’’ne katıldım. 2013’te Almanya’da düzenlenen ‘’Beethoven Müzik Festivali’’nde dünyaca ünlü besteci Zeynep Gedizlioğlu'nun festival için özel çalışması olan ''Durak'' adlı eserinin dünya prömiyerinde yer aldım. Besteci Alp Durmaz ile modern form, armoni-kontrpuan çalıştı ve aynı besteci ile ''ORTAK SESLER'' projesi kapsamında yaylı çalgılar dörtlüsünde bulundum. 2017’de Prof. Leyla Pınar yönetimindeki İstanbul Barok Topluluğu'na katıldım.  2016-2017 güz ve bahar dönemlerinde Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Kompozisyon ve Orkestra Şefliği Anabilim Dalı Orkestra Şefliği Yüksek Lisans Programına ''Özel Öğrenci'' olarak kabul edildim. 2018 yılında aynı kurumun sınavını başarıyla geçerek ‘’Asıl Öğrenci’’ olarak kabul edildim. Ünlü, Chopin yorumcusu, Polonyalı ‘solist piyanist’ Prof. Marek Drewnovsky ile piyano-korrepetisyon ve oda müziği alanlarında çalışmalar yürüttüm. 2018’de Bilkent Ünv. Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nin ‘’Orkestra Şefliği Ustalık Çalışması’’ nda ünlü, Rusya devlet sanatçısı ve orkestra şefi Vladimir Ponkin ile orkestra şefliği çalıştım. Pek çok şehirde, pek çok konser ve festivalde yer aldım.

  • Tanıtım metninizde “Türkiye’de birçok yerleşik yapıda senfoni orkestrası, filarmoni orkestrası, opera-bale orkestrası-korosu, oda orkestrası, çok sesli korolar, oda müziği grupları vs. gibi klasik müzik toplulukları varlığını sürdürmektedir. Bunların yanı sıra çeşitli barok müzik orkestra toplulukları bulunmakla birlikte, tamamen orijinal dönem çalgıları ile barok müzik icra eden toplulukların sayısı düşüktür.” deniliyor. Siz bu açığı kapatmak/bu ihtiyaca cevap vermek için mi kuruldunuz?

Türkiye’deki yerleşik birçok orkestra ve koro topluluğu gibi düzenli konserler veren Otto Barok, herhangi bir ‘kadro’ gibi nitelendirilen devlet yasalarıyla bağlantılı olan bir kuruluş değil. Tam anlamıyla bir ‘’Sivil Toplum Hareketi’’dir. Türkiye’de senfoni, opera, oda müziği, klasik Türk müziği, THM, TSM etkinliklerini takip etmek isteyen kitlenin bu isteği rahatlıkla yerine getirilebilirken, orijinal Barok dönem müziğini dönem çalgıları ve yaklaşımı ile dinlemek-seyretmek istekleri pek mümkün olamayabiliyor. Bu nedenle ‘organizatör’ olarak adlandırdığımız bu görevi benimsemiş olan kişi ve kuruluşlar; yurt dışından konuk toplulukları ülkemize davet ederek Türk toplumunun sanatseverlerinin bu istek ve ihtiyacını gidermek için çeşitli çalışmalar yapıyor. Ülkemizin genç-dinamik sanatçılarını bir araya getirerek uluslararası çapta etkinlikler düzenlemek ve başarı elde etmek için bir zemin oluşturmakta olan müzik topluluğumuz, bu alanda gerekli atılımları yapıyor.

  • Adı nereden geliyor? Barok tamam da otto ne demek?

Müzikte Barok dönem 16. yy. dan 1750 yılına kadar olan dönemdir. Bizler de bu dönemin müziğini hem kendi topluluğumuzun etkinliklerinde, hem de ‘platform’ olarak nitelendirdiğimiz konuk sanatçılarımızın yer aldığı etkinliklerde icra ediyoruz. Yaklaşımımız ve seçkilerimiz Barok dönemi kapsadığı için ‘Barok’ adıyla lanse ediyoruz. Otto ise, Ottoman (Osmanlı) kelimesinin kısaltılmışı. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyayı ve kültürü tüm dünyada temsil etmesi temennisiyle bu ismi koyduk.

  • Aşina olmayanlar için barok müziği biraz tanıtır mısınız?

 Barok müziğin özünde ezgiyi zenginleştirmek, armoniye yönelmek ve opera gibi yeni bir türün imkanlarından yararlanmak vardır. İtalya 17.yy’da Avrupa’nın müzik hayatına egemendir. Venedik, bir müzik kentidir. Napoli, 18.yy’da müzik merkezi olmuştur. Floransa, 17. yy başlarında parlak bir ‘müzikal’ dönemi yaşamıştır. Bu dönemin müziğe olan etkilerine ve stil özelliklerine gelecek olursak; zıtlık, süslemeler, duygu yoğunluğu, dinamik, gürlük gibi unsurların ön planda olduğunu görebiliriz. Orkestra ve solonun zıtlığından konçerto stili doğmuştur. Tril, turn, apociyatür gibi süsleme stillerinin ilk olarak bu dönemde kullanılmasının yanı sıra, kreşendo (ses şiddetinin giderek kuvvetlenmesi), dekreşendo (giderek hafiflemesi) gibi nüanslara yer verilmemiştir. Eserde bir bölüm forte ise (kuvvetli) sonuna kadar forte, piano (hafif) ise sonuna kadar piano devam etmiş, bu dinamiğin dışına çıkmayan stilin ismine ‘teras dinamiği‘ denmiştir. Çalgı müziği bu dönemde yükselmiş, keman ön plana çıkmıştır. Sonat ve konçerto gibi insan sesinin olmadığı müzikler üretilmeye başlanmıştır.  Polifoni (birden fazla, farklı ses) ve homofoni (bir ezgiye eşlik eden akor) hakimiyet kazanmıştır. Ayrıca, 12 eşit aralıklı (tampere) ses sistemine de bu dönemde geçilmiştir.

ANTİK FORMDAKİ ENSTRÜMANLAR

  • Sanırım Otto Barok’un farkı kullandığı antik formdaki enstrümanlardan ileri geliyor, değil mi? Bu enstrümanları edinmek zor ve pahalı olmadı mı?

Kullandığımız klavsen, lute, viola da gamba, archlute, barok yaylı çalgılar, barok gitar, blok flüt gibi müzik aletleri orijinal dönem çalgılarıdır.

Evet pahalı. Tedarik etmesi maddi olarak mümkün olan bir kısmına sahip iken, bazı çalgılara henüz sahip değiliz. Zamanla oluşumumuzu maddi olarak destekleyecek olan kişi ve kurumların desteği ile topluluğumuzun diğer dönem çalgısı ihtiyaçları giderilecektir. Böylelikle çalışmalarımızı daha somut ortaya koyabileceğiz.

  • Bu enstrümanları icra etmek diğerlerinden farklı mı? Müzisyenlerin bu konuda özel bir eğitimleri var mı?

Bu müzik aletleri ile müzik icra etmek bazı çalgılarda modern dönem tasarımlarıyla benzer olsa da, bazıları şekil itibariyle çok benzer olmasına ve hatta isimlerinin de aynı olmasına rağmen çalım teknikleri bakımından oldukça farklılık gösteriyor. Müzisyenlerimizin bu çalgıları kullanmaları ve bu müziği icra etmeleri için gerekli eğitimleri bulunuyor.

BAROK KADIKÖY MEKANLARINDA KONSERLER

  • İlk konserinizi Validebağ Adile Sultan Kasrı'nda Mayıs 2019’da vermiştiniz. Nasıl bir konserdi?

Henüz alanında yepyeni bir isim olmasına rağmen tüm salonu dolduran coşkulu ve heyecanlı bir seyirci topluluğu karşısında bu ilk performansını sergileyerek dinleyiciden tam not aldık.

  • Diğer konserleriniz ne zamandı?

2019-2020 sanat sezonunda ilk konserimizi 27 Kasım’da Kadıköy / All Saints Moda Kilisesi’nde verdik. Daha sonra aynı mekanda 4-19 ve 25 Aralık ile 23 Ocak’ta olmak üzere 4 konser daha gerçekleştirdik.

  • 11 ve 13 Şubat’ta yine aynı kilisede, 29 Şubat’ta da eskiden bir kilise olan Yeldeğirmeni Sanat’ta vereceksiniz. Kasır, kilise gibi barok müziğine uygun mekanları özellikle mi seçiyorsunuz?

Evet, Barok dönemin mimarideki yansımasıyla kendi döneminde tasarlanmış veya daha sonrasında yine aynı stilde inşa edilmiş ve aynı tasarıma sahip olan otantik yapıları gerek görsel estetik, gerek akustik-işitsel estetik açıdan uygunluk gösteren mekanlarda konserler veriyoruz.

  • Otto Barok’un bundan sonrasına dair hedefleri neler?

Öncelikli hedefimiz, Barok dönemden seçme eserleri derleyip yorumlamak ve müzik dünyasında adı pek duyulmamış ve eserleri günümüzde az seslendirilen bestecilere öncelik vermek. Osmanlı İmparatorluğu döneminde yazılmış sözlü eserler ile enstrümantal eserleri otantik yapılarına sadık kalarak ve özgün formlarına titizlikle yaklaşarak yorumlamak, topluluğun ilkeleri arasında yer alıyor.

‘‘Türkiye’nin Erken Dönem Müzik Platformu’’ olma yolundayız.  Platform olarak ise; tüm sanat dünyasının önde gelen Barok müzik sanatçılarına ve bu sanatçıların projelerine ev sahipliği yapmak hedefindeyiz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erdogan agasoy - 11 ay önce
Otto Barok hakkındaki müzik yorumu çok güzel etili yazı olarak daha değişik ortamlarda aynı makaleyi yayınlayın,Başarılar
Avatar
. Nükhet Kancı - 11 ay önce
OTTO BAROK'u arkadaş çevremden duyup 27 Kasım'daki ilk konseri ile birlikte bugüne kadar 3 konserine gittim. Her birinin tadı damağımda kaldı. Genç grubun yolu açık olsun.