Haftalık Bağımsız Gazete 04 Ağustos 2021

Baba-kız ressamlardan ‘Varoluşa Saygı’

Evrene ve insana dair işler üreten baba-kız ressamlar Reha ve Perincan Yalnızcık, yeni sergilerinde ‘doğaya ve varoluşumuza saygıyı’ resmediyorlar

Baba-kız ressamlardan ‘Varoluşa Saygı’
Gökçe UYGUN

Baba-kız ressamlar Reha ve Perincan Yalnızcık, Kadıköy’de yeni sergilerini açtılar. Kızıltoprak’taki Fular’t Sanat Evi’nde geçtiğimiz günlerde sanatseverlerle buluşan sergi  “Varoluşa Saygı” adını taşıyor. Sergide, baba ressam Reha Bey’in, “Yalnızcık Tekniği”  adını verdiği teknikle çalıştığı, kızı Perincan Hanım’ın ise biri 6 parçalı olmak üzere toplamda 35 adet resmi bulunuyor.

Neden baba-kız ikilisi olarak sergi yaptıklarını Reha Bey, “Kızımla birlikte sergiler yapma fikri neredeyse çocukluk yaşlarıma gider. Bu fikri gerçekleştirmek ise Perincan'ın Güzel Sanatlar'ı bitirmesinden sonra başladı.” diye anlatıyor. Perincan Hanım da “Gerçekten hayali olduğunu şu örnekle anlatayım; 8 yaşımda falanım babamın sergisine gidiyorum sandım, bir de ne göreyim. Benim kendi kendime karaladığım resimleri kendi resimleri ile birleştirip sergiye dahil etmiş. Sanırım ilk ortaklık böyle başladı.” sözleriyle aktarıyor.

BABA-KIZ RESSAMLIK…

Bu sergi, Yalnızcıklar’ın 15. ortak sergisi. Birlikte iş üretmenin nasıl bir his olduğunu şöyle aktarıyor baba Reha Bey, “Çok güzel fikir... Atölyemde başladık ve aynı günün sonunda mümkün olamayacağını gördük. Çünkü biraraya geldiğimizde konuşmaktan çalışmaya vakit bulamadık ve ayrı ayrı çalışmaya karar verdik. İşler sergi yapacak kadar biriktikçe de ortak sergilerimizi açtık. Büyük mutluluk. Bir yandan kızımın başarılarını görmek diğer yandan sergi açılışlarında ortak dostlarla buluşmalar ve kızım ile ilgili tebrikleri duymak...”

Peki serginin adı neden “Varoluşa Saygı”?  İlk söz Reha Bey’de: “İlk kişisel sergimi 1980’de açtım. Adı, ‘Doğa ile haşır neşir’di. Resimlerimin her birinde çevreci mesajlar vardı. Sonraki sergilerimde de vazgeçilmez konularımdı hep çevre.1984 yılında açtığım ‘Benim İstanbul'um’ sergimde olduğu gibi. O sergideki İstanbullar hayalimdeki İstanbullardı. Ve ben resimlerimde de olsa, Haliç'i Dalan'dan önce temizlemiştim. Bu sergimde zaman zaman son yıllarda olduğu gibi bazı ironik göndermelere de yer vermekle birlikte, içinde bizi ve birçok canlıyı barındıran doğaya - varoluşumuza saygım var resmettiğim.” Perincan Hanım da “Bu sergide iki seri yer alıyor. Biri; farklılıkları tek çatı altında toplarken, bir başka seri de aynı çatı altına sıkışmak zorunda kalan kültür-süzlükten bahsediyor. Her ikisi de yaradana saygı niteliğini taşıyor.” diye devam ediyor. 

2020 GÖNDERMESİ

Baba-kız Yalnızcıklar, bu sergilerinde ‘pek de iyi geçirmediğimiz 2020 yılına gönderme’ yapıyorlar; “2020 adeta tüm felaketlerin randevulaştığı bir yıl oldu. Ama hayat hala devam etmekte... Her ne zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım hiçbir şeyin bizi bizden vazgeçirmesine izin vermemeliyiz...”

Sergiyi, 11 Ocak’a dek her gün 11.00-18.00 saatleri arasında ziyaret etmek mümkün.  (Fular’t Sanat Evi Kızıltoprak, Rüştiye Sokak No:30/A)

BABA-KIZ HAKKINDA

Perincan Yalnızcık: 1987 İstanbul doğumlu. İlköğretim ve lise eğitimini, Özel Kalamış Koleji’nde tamamladı. 2001’de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda misafir öğrenci olarak eğitim aldığı sırada, Kasdav tarafından verilen “Gelecek Vaadeden Solist Ödülü”ne layık görüldü. 2008’de Marmara Üniversitesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nü ikinci olarak bitirdi. O günden bugüne, 4 kişisel, baba- kız 14 ortak sergi gerçekleştirdi.  Yurtiçi, yurtdışı birçok karma sergiye katıldı.  2014’te Mimar Sinan Üniversitesinde Pedagojik Formasyonunu tamamladı,  Modafen Okullarında Resim Öğretmenliği ve Pakkan Okullarında Görsel Sanatlar Bölüm Koordinatörlüğü yaptı. Geçen yıldan beri FMV Işık Okulları’nda Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak çalışıyor, ayrıca Aydın Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini sürdürüyor.  

Reha Yalnızcık: 1950 İstanbul doğumlu. 1975 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Grafik Sanatlar Bölümü mezunu. Orta öğrenimi sırasında tanıştığı Grafik Sanatların birçok dalında ürünler verdi, ödüller aldı. Basın yayın kuruluşlarının gazete ve dergi tasarımlarından logolarına kadar farklı alanlarında da çalıştı. 80’in üzerinde kişisel sergi açtı, 100'ün üzerinde karma sergiye katıldı.  1992 yılında sanatçıya Çocuk Vakfı tarafından "Son Kırk Yılın Çocuk Resimlerine Katkı Ödülü", Inepo'nun ilk kez dağıttığı "Çevre Sanat Ödülleri"nden; "Resim Dalı" ödülü verildi. (2001) 2013 yılında ise Dünya Kardeşlik Birinciliği Mevlana Yüce Vakfı’nın, Plastik Sanatlar ödülüne layık görüldü. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.