Haftalık Bağımsız Gazete 16 Kasım 2018

'Apache Ayhan' Akmar baskınını anlattı

Akmar Pasajı’nın tanınan yüzü “Apache Ayhan” Gazete Kadıköy’e 1999 Akmar “Satanist Baskını”nı anlattı

'Apache Ayhan' Akmar baskınını anlattı

Akmar Pasajı’nın tanınan yüzü “Apache Ayhan” Gazete Kadıköy’e 1999 Akmar “Satanist Baskını”nı anlattı

Eylül BİROL
1999 yılı. Televizyonlar üç gencin “satanizm için” bir genç kadını öldürmesinin ardından Akmar pasajında “satanistlere” yapılan baskının haberini veriyor: “Polisin yaptığı baskınlarda ayinlerde kullanılan çok sayıda haç, balta ve satanizmle ilgili dergi ele geçirilirken, olayla ilgili toplamda 15 kişi gözaltına alındı!”
Görüntülerde uzun saçlı bir adam, gözaltına alınıyor. İşte o adam şu an 58 yaşında olan Ayhan Çetiner. 90’lı yıllardan bu yana Akmar’ın sembollerinden biri olan, müzik bilgisi konusunda herkesin saygı duyduğu nam-ı diğer Apache Ayhan. Takma ismi Kızılderili sevgisinden geliyor. Hiç tanımayanlar için Ayhan abi, Akmar’da bulunan Atlantis Müzik’te yıllardır çalışan bir emekçi. Apache Ayhan “müzisyen değil, iyi bir dinleyici” olarak tanımlıyor kendini. Fakat bu tanım müzik bilgisinin yanında oldukça mütevazı kalıyor. “80’li yıllarda bozulan rock müziği” sevmeyen Ayhan Çetiner, 70’lerin müziklerini daha çok tercih ediyor. Yani, Led Zeppelin’ler Deep Purple’lar Jimmy Hendrix’ler… Ama tahmin edilen “Gençler bozdu yahu!” klişesini de kullanmıyor. Hatta tam tersi “Gençler şimdi çok iyi müzik yapmaya başladı. Eskiye dönüş var, 70’li yıllardaki gibi çalıyorlar. Boynuz kulağı geçer hesabı.” diye açıklıyor görüşünü.
Sahaflarla özdeşleşen Akmar’ın ayrı bir kültürel buluşma alanı haline gelmesini kendi kişisel tarihi ile birlikte açıklıyor Ayhan Çetiner: “90’lı yıllarda arkadaşım için aradığım işe, o okumaya gittiği için kendim girdim. O gün bu gündür Akmar’dayız. Biz özellikle yurtdışından CD getiriyorduk. Unkapanı’ndaki firmalar zaten bilinen şeyleri getiriyorlardı. Ama müzik dünyası çok çeşitli. Bir sürü güzel ve tanınmayan iyi gruplar var. Onları getirmeye başladık. Onları getirince, millet de müziğe aç tabii… Buraya dolmaya başladılar. Bir de konser furyası başladı o zamanlar. Fanzinler çıkmaya başladı. 93’te Türkiye’ye Metallica geldi. O zaman Türkiye’nin dört bir yanından konsere geliyorlardı. Sonra da pasaja geliyorlardı. Konser öncesi burası pazar yeri gibi tıklım tıklım oluyordu.”
HAY AKSİ “ŞEYTAN”!
Derken 99 yılında çoğu Kadıköylünün bildiği Akmar baskını oluyor. 1999 yılında kendini “satanist” diye adlandıran üç gencin Şehriban Coşkunfırat adlı kadını vahşice öldürmesinden sonra cinayeti işleyenlerin “Biz bu işi Akmar pasajında planladık” demeleri ile olaylar başlıyor. Çetiner, bu cinayetten önce Akmar’da oluşan kültüre, basının kötü bakmadığını söylüyor. “Daha önce gençlerle gelip röportajlar yapardı basın. Neler dinliyorsunuz ne tür müzik gibi sorular sorarlardı. Ama sonra bu olay gerçekleşti…”
“Peki, gerçekten kendilerine satanist diyenler var mıydı?” sorumuza da “Özentiyle başlıyor her şey.” cevabını veriyor Çetiner. Sonra Akmar’ın “ortamını” anlatıyor: “Alt katta bir kafe vardı. Köşede de bar gibi bir şey; ama bar işlek değildi. Tam pasajın ortasında Villa Kafe vardı boydan boya. Orası işlekti. Gençler ‘Nerede buluşalım?’ dediklerinde Akmar’da buluşup kafede otururlardı. İçki falan da yoktu, kafe yani... Başka bir şey değil. Müzik falan çalıyordu.”

AKMAR BASKININDA YAŞANANLAR
Ama yine de polis, Akmar’ı hedef olarak görmüş ve baskın yapmayı kafasına koymuştu. O günü anlatırken yaşananlara gülmeden edemeyen Ayhan Çetiner: “Baskın sabahı önce basından tanıdık arkadaşlar geldiler. ‘Ayhan biz satanist birisi ile röportaj yapmak istiyoruz, tanıdığın var mı?’ dediler. Dedim ‘Benim satanist tanıdığım yok. Hiç kimse de ben satanistim röportaj yapalım demez.’ Sadece Bülent Kısa diye birisi vardı medyum. O dönem çıktı ben satanistlerin lideriyim diye, öyle abuk sabuk şeyler. Neyse benim arkadaşlar gittiler. O gün de annem memleketten dönecekti. Ben de 14.00-15.00 gibi onu karşılamaya gidecektim. Saat 12.00 mi, 13.00 mü, bir anda baskın oldu. Polis, televizyon, gazeteciler... Dükkân komple doldu. Hemen fanzinleri topladılar. Hiç tepki vermedim. Bir de benim resimli roman vardı, polisiye. Cehennem Yolu adı da. ‘Amirim bunu da alalım mı? Bak cehennem yolu satanistlerin kitabı...’ dedi polisin teki. Sonra vazgeçtiler tabii. CD’lere hiç dokunmadılar. Ondan sonra iki dükkâna daha gittiler ve pasajdan 3 kişi toplamda 15 kişi aldılar. Hepsi de siyah giymiş tişörtlü çocuklar yani… İfadenizi alıp bırakacağız dediler.”
İçerde bazı arkadaşlarına işkence yapıldığını söyleyen Ayhan Çetiner: “O işkenceye uğrayan adamlardan hala pasaja gelmeyenler var. Polisin biri çıkmış, simsiyah giyinmiş gelmiş, ‘Şeytan benim bana tapın’ falan diyor. 15 kişi bir koğuştayız. Çömeldiğimiz zaman 2 kişi ayakta duruyor, o kadar dar yani. Yan taraftaki koğuş boşmuş, birkaç kişi varmış yani… ‘2 arkadaş yan tarafa geçsin bari’ dedim. Kimse geçmek istemedi, ben aldım battaniyeyi geçtim yan tarafa. Meğer katillerden biri ordaymış. Ömer…” diyerek bu karşılaşmayı da anlatıyor:
SATANİST KİM?
“Ömer tanıyor beni. Ben de tanıyorum ama samimi değilim. O Bakırköy tayfasındandı. Benden özür diledi; ‘Ayhan abi özür dilerim bizim yüzümüzden zor durumda kaldınız’ dedi. Ben de ‘Bizim bir şeyimiz yok sizin başınız belada’ dedim vurdum kafayı yattım sonra.” Sorguda fanzinleri kimin çıkardığını soran polise, Çetiner fanzinlerin içinde isimlerin ve telefonların yazdığını ve kimsenin bir şey saklamadığını hatırlatıyor. Gayrettepe’ye götürülürlerken kadının biri “Allah belanızı versin!” diye saldırmaya çalışıyor onlara. Sonra da savcıya bile çıkmadan serbest bırakılıyorlar. Apar topar arka kapıdan aileleri ile birlikte gidiyorlar.
“Çıktıktan sonra herkes saçlarını kes saçlarını kes diye üstüme geldi. Ben de kestim saçları, sonra pasaja geldim devam gene çalışmaya...” İşleri kötü giden kafe, baskının ardından kapanıyor. Alan 6’ya bölünüyor, kitapçılar yerleşiyor. Fanzinlerin sayısı azalıyor. Akmar yavaş yavaş sosyal bir alan olmanın dışına çıkıyor.
Peki, Çetiner’in “satanist kim?” sorusunun cevabını duymak ister misiniz? “Şu an bile, satılan tişörtleri gösterip ‘Bak satanistlerin tişörtü’ diyenler oluyor. Müşteriler bile ‘Hala satanist var mı?’ diye soruyorlar. Ben de diyorum ki; “Bankaya gidin, yüksek hesaplı kimler varsa satanist onlardır! Benim gençlerin içinde satanist aramasınlar. Altın için insan öldürülüyor, kuyumcuları kapatın o zaman değil mi? Cinayet işleyen herkes “şeytana uydum” diyor bir de. Kim satanist?”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özgür ruh - 2 yıl önce
Bahsi geçen zamanlarda 15 yaşlarındaydım ve Akmar uğrak mekanımızdı, Villa Dona ya gitmezdik fakat Zihni de Atlantis de sürekli yeni gelen CD leri takip eder, ikinci el orijinal CD ve kaset kovalardık. Bu olayların ardından Akmar neredeyse tüm sosyal ve kültürel yapısını kaybetti, bizlerin yeni tür müzikler, gruplar keşfedebileceğimiz bir alternatif de yoktu neyse ki ardından Napster imdadımıza yetişti. Ama o zamanları halen yad ederiz, güzel zamanları..