Haftalık Bağımsız Gazete 08 Aralık 2019

Ağaç parçalarından sanat eserine

Yüksek orman mühendisi İsmet Yücel ağaç parçalarını birer sanat eserine dönüştürüyor

Ağaç parçalarından sanat eserine
Leyla Alp

Çocukluğu köyde geçenler bilir. Doğadaki her obje oyun malzemesi olur. İnce bir ağaç dalı kılıç, bir kütük masa, bir yaprak kaşık, palamut taneleri de yemek olur mesela. Orman Yüksek Mühendisi İsmet Yücel de yıkılan, çürüyen, kırılan ağaç dallarından heykeller yapıyor. Bir ağaç dalının fil, kadın ya da kuşa dönüştüğü heykeller “Doğadan Sanata Rekreasyon Ağaç Heykel Sergisi” adıyla 5 Ekim’de Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi 1978 mezunu olan İsmet Yücel 39 yıl boyunca fiilen çalışmış. İki yıl önce emekli olan Yücel çalıştığı süre boyunca doğada gezerken ilginç bulduğu kökleri, dalları ve parçaları toplamış.

Babası marangoz olan Yücel, kıl testeresiyle ahşaptan duvar saati, tepsi yaparken bir gün dere kenarında gördüğü bir ağaç parçası onu heykel yapmaya itmiş. Yücel ağaç parçalarını heykele dönüştürme hikâyesini şöyle anlatıyor : “Bir gün dere kenarından giderken derenin içinde pembe pantere benzeyen bir objeyi gördüm. Sanki bana batıyorum beni kurtar dedi. Gittim onu aldım. Dalları, çamurlarını temizledim ve bir kaideye koydum. Ve ona ‘ilk adım’ adını verdim. Sonra çalıştığım yörelerde etrafıma o gözle bakmaya başladım. 39 yıllık çalışmam içerisinde doğada bulduğum objeleri seçerek, bunlara ufak temizlik yaparak görünür ve sunulur hale getiriyorum”

PEMBE PANTERE “İLK ADIM”

Yücel’in “İlk adım” adını verdiği Pembe Panter’i hatırlatan heykelle başlayan çalışmaları zamanla çoğalmış. 160’ın üzerinde ağaç parçasından heykeli olan Yücel, Antalya’da bu objeleri sergilediği 7 sergi açmış.

Açtığı sergilerle farkındalık yaratmak istediğini belirten Yücel, “Sergi açarak bunları sanatseverlerle buluşturuyorum. Doğadaki cansızların da en az canlılar kadar önemli olduğunu, canlıları anlamak için cansızları da anlamak gerektiğini anlatmak istiyorum. Ve insanlara doğada görünen hiçbir şeyin anlamsız olmadığını göstermek istiyorum” diyor.

Heykellerine soyut isimler veren İsmet Yücel, heykelin nasıl göründüğüne göre değil kendisinde bıraktığı anlama göre isim veriyor. Bu yüzden file benzeyen bir heykelin adı “son anda”.

Ağaç parçalarının heykel haline gelmesinin insanları şaşırttığını anlatan Yücel, “İnsanlar ‘bunlar doğada gerçekten var mı?’ diyor. Bunlar doğada var. Ben sadece çamurunu, kabuğunu temizliyorum onu sunulur hale getiriyorum. Böylece fark edebiliyorlar, bir değer olduğunu görüyorlar” diyor.

BİN YILLIK AĞAÇTAN HEYKEL

Bazıları 30 yaşında, bazıları 500, hatta bin yıllık ağaçlardan kalan parçalar Yücel’in ellerinde temizlenip, ince ince törpülenerek birer sanat eserine dönüşüyor. Ağaç parçalarının heykel olma serüveni bazen bir ay bazense üç ay sürüyor. Çünkü her parçanın Yücel’de bıraktığı anlam da farklı, temizlenmesi için geçen süre de.

“Ekosistem içindeki bütün canlıların ve cansızların bir anlamı var. İnsanlar bunu düşünmüyor.” diyen Yücel doğada yaşayan tek canlının insan olmadığına dikkat çekerek şunları söylüyor; “Tek canlı ya da obje biz değiliz. Ağaçlar var, taşlar var, dereler var, yaban yaşam var. Bunların kalıntıları da bir anlam ifade ediyor. Etrafa bu gözle bakmak lazım. Toprağa düşen her parçanın bir anlamı var. Bunlar toprakta çürüyüp gidecekken onları görünür hale getiriyor başka bir boyutta hayata döndürüyorum. Ve insanlar bu objelerle bir hayal kursunlar istiyorum.”

Bütün sergileriyle doğaya dikkat çekmeyi amaçladığını belirten Yücel’in son sözleri de “Doğayı korumamız gerekiyor. Doğa ile dost olalım” oluyor.

İsmet Yücel’in Caddebostan Kültür Merkezi’nde 5 Ekim’de açılacak “Doğadan Sanata”Rekreasyon Ağaç Heykel Sergisi’ni 11 Ekim’e kadar ziyaret edebilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.