Haftalık Bağımsız Gazete 20 Temmuz 2019

70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük

70’lerin Türkiyesi’ni müzikal açıdan ele alan bir kitap hazırlandı

70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük
Gökçe UYGUN

Yapı Kredi Yayınları, Derya Bengi’nin hazırladığı “dönem kitapları”na devam ediyor.  Daha önce yayımlanan 50’li ve 60’lı yıllar sözlüklerinden sonra bu yıl da 70’ler Türkiyesi’nin renkli dünyasını anlatan 70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük “Görecek Günler Var Daha” kitabı çıktı.

70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük “Görecek Günler Var Daha” kitabı, A’dan Z’ye 1970’li yılların Türkiyesi’nin ritmiyle şarkılar, türküler mırıldanıyor. Müzikten yola çıkarak, siyasi ve kültürel boyutlarıyla oldukça renkli bir dönemde geziniyor, anılar ve anekdotlar derliyor. O günlerin bakışına, mizacına, lisanına, sesine sadık kalmaya, renklerini yansımaya, serüvenine ortak olmaya çalışıyor. Türkiye’nin her bakımdan belki de en zikzaklı ve arabesk yıllarını gözler önüne seriyor. 1970’li yıllar, o dönemin gözü ve diliyle, daha doğrusu o dönemin gazete, dergi, kitap, plak, kaset, televizyon yayınlarının rehberliğinde dile geliyor.

Derya Bengi’nin hazırladığı kitabın Sazlı Cazlı Sözlük olmasının nedeni dönemin müzikleri üzerinden sosyal hayatı ele alması. Abba’dan Zülfü Livaneli’ye, Sezen Aksu’dan Barış Manço’ya pek çok sanatçı kitabın ana malzemesini oluşturuyor. Öte yandan sosyal, siyasal, kültürel gelişmeleri de bu kitapta, hem de en renkli yönleriyle okumak mümkün: Cumhuriyetin 50. yılı, Kıbrıs Barış Harekâtı, Boğaziçi Köprüsü, Anadolu rock ve arabesk müzik, seks filmleri, “Hababam Sınıfı” ve “Baba” filmleri, TRT tartışması, televizyon çılgınlığı, Eurovision, 12 Mart romanları...

“YARINLAR BİZİM…”

Derya Bengi, kitabın önsözünde 70’li yılları şöyle özetliyor: 

“Görecek günler var daha”… 70’lerde bir alarm gibi çınlayan “Umut” ve “Yarın” sözcüklerinin yankısını çoğaltan bir dizeydi. İster sinema afişinde Yılmaz Güney’in “Umut”u olsun, ister kitapçı vitrininde Pınar Kür’ün iki tekrarlı, üç noktalı Yarın… Yarın…’ı, ve çok daha fazlası, bu iki sözcük, 70’lerin simgesi, ilkesi, ülküsüydü. Orhan Gencebay dozer kepçesi boynunda “Biz görmesek de görecekler var o mutlu yarınları”, Ali Rıza Binboğa beş parmağı havada “Yarınlar benim, yarınlar senin, yarınlar onun, yarınlar bizim” diyordu. Binboğa’nın şarkısı dinleyiciyle 1974’ün sonlarında buluşsa da gerçekte 1971’de, 12 Mart’a bir tepki olarak yazılmıştı. İlhan İrem’in 1973 tarihli plağı ise, bir aşk şarkısı dahi olsa, bilmeden, farkına varmadan, üstelik adeta 80’li yıllardan Binboğa’ya sitem yollar gibiydi: “Yarınlar, yarınlar, yarınlar bizim demiştin / Yazık oldu yarınlara / Avunurum anılarla…”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.