Haftalık Bağımsız Gazete 19 Aralık 2017

Komşular komşularımız


Kaan SEZYUM

Kaan SEZYUM

Okunma 16 Haziran 2017, 11:17

Aynı adreste 10 yıldan fazla süredir oturmaktayım. Kadıköy’deki evimize ilk geldiğimizde yıllar 2006 ya da 2007 idi. Deprem sonrası fiyatlar ve kiralar rahatlamıştı, şimdiki gibi füzeleşen anlamsız kiralar yoktu. Neyse derdim kirası filan değil zaten. Kadıköy’de oturmanın güzel yanı hala bir şekilde hayatta kalabilmiş olan mahalle hissiydi. Kadıköy’den önce üniversite yıllarımda ve bir miktar sonrasında Beşiktaş Serencebey’de de aynı his vardı. Ama o yıllarda söz konusu bölge genelde öğrencilerin istilasındaydı. Karşı komşumuz genç kızı iki kere acile kaldırmak zorunda kalmıştık. Ailesinin de ilgisizliği sayesinde yaşadığı hızla hayata veda ettiğinde henüz 23 yaşındaydı.

Kadıköy’de ise, özellikle Moda’ya doğru yaklaşıldıkça komşuluk müessesesi daha farklı bir boyut alıyordu. Bulunduğum apartmanda ilk geldiğimiz günden beri dört komşumuzu kaybettik. Her aramızdan ayrılan teyze yerine dairesine başka bir komşu geldi. Bazı daireler satın alındı ve sonsuz tadilat yolculuklarına yol alındı. Eski genç komşularımın yüksek sesle müziklerinden rahatsızlık yaşarken şimdi, orta ve orta-üst yaş grubundaki komşularımın tadilat çılgınlığından payımızı alıyoruz.

Bulunduğum noktada yeni alt kat komşumuz eski komşumuz teyzenin ebediyete intikal etmesiyle birlikte daireyi satın alıp baştan yaratmaya and içmiş durumda. Şu anda tadilatın 7. haftasındayız. Hayatımı yazı yazarak, evden kazanmaya çalıştığım için, alt katınızda duvar yıkılırken, 100 desibel matkap ve hilti  gürültüsünde çalışmak gerçekten de çok eğlenceli. Öncelikle bir noktadan sonra matkap sesi sizi çok fazla bozmuyor. Tercihen eczanelerde satılan kulağa su kaçmasın diye satılan balmumu ve pamuklu kombinleri, ses engelleyici olarak kulaklarınıza tıkayabilirsiniz…

Düzenli haftalar boyu süren matkaplı, duvar ve mozaik kırmalı, mutfak yıkmalı, kapı takmalı, pvc doğrama değiştirmeli bir tadilat sürecinin aslında farkında olmasanız da güzel tarafları da var. Mesela mutlaka saat 9’da uyanmış oluyorsunuz. İsterseniz gündüzün gürültüsünden kaçıp, gece 4-5’e kadar bilgisayar başında çalışın, sabah 9 gibi o güzel sesle uyanıyorsunuz. Bir noktadan sonra artık Amerika’daki araba alarmlarını taklit eden kuşlar gibi matkap seslerini taklit etmeye başladım evin içinde. Mesela ne zaman duvarda dübellik bir delik açılıyor, ne zaman tesisat için delik açılıyor, hemen anlayabiliyorum.

Bazen haftalar süren matkap, çekip ve kırma dökme sesleri o kadar rahatsız edici olabiliyor ki, Cüneyt Arkın gibi alt kata inip tek suçları yeni ev sahibinin bitmek ve durmak bilmeyen tasarım anlayışını tadilatla tamir etmeye çalışan ustalara kafa göz girmek istiyorum. Sürekli gürültü şiddet gibi bir şey. Bu sıralar zaten özellikle Bağdat Caddesi yakınlarındaysanız yanınızda bir inşaat vardır, ya da çok yakınlarda çok yakınınıza bir inşaat gelecektir. Psikolojinizi buna hazırlayın derim, yoksa yıkılırsınız.

İstanbul’un güzel yani inşaat sesinden kaçamıyor oluşunuz. Hatta başka illere bile gitseniz bu sesten kaçamıyorsunuz. İstanbul’un eskiden kanarya, serçe ve bülbüllerden oluşan müziğinin yerini artık matkaplar, harç karma makineleri ve hafriyat kamyonlarının tangır tungur sesleri almış durumda. Değişe değişe neye değişeceğiz bilemiyorum ama umarım alt kattaki tadilat bu hafta biter. Adam iki kere kapı değiştirdi, o derece.

Neyse “Bundan sonra kimse evin içinde davul çalmama laf etmesin” diyerek hoşgörü mesajlarımı veriyorum. Herkese sessiz günler ve geceler dilerim. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Teo - 7 ay önce
Pangaltı'da oturuyorum ve ayni dertten ben de muzdaribim. benim farkım oturduğum binada değil sokağın karşı şeridindeki binaların birinin yıkılıp yenisinin yapılmasından sonra yanındakinin yıkılıp yerine yenisinin gelmesi. sanırım bu silsile halinde devam edecek. son üç yıl bu şekilde inşaatlarla geçti. bunun bir şekilde düzenlenmesi Lazım. yoksa gerçekten tahammülü zorluyor