Haftalık Bağımsız Gazete 21 Kasım 2018

Moda’nın yeni sanat mekanı; poşe

İki kadın fotoğraf sanatçısının birlikteliğinden doğan poşe, bağımsız bir sanat alanı…

Moda’nın yeni sanat mekanı; poşe
Gökçe UYGUN

Kültür sanatın kalbi Kadıköy, yeni bir sanat mekanına daha kavuştu geçtiğimiz aylarda. Öykü Canlı ve Larissa Araz adlı iki kadın fotoğrafçının işbirliğinden doğan poşe, geçen Nisan ayında Moda’da açıldı. Mekanın hikayesini, kurucularından dinleyelim…

  • poşe’yi açmadaki motivasyonunuz neydi?

Ö. Canlı: İkimizde de birbirimizden bağımsız olarak bir ihtiyaç oluşmuş, bir araya gelince anladık. poşe de bu ihtiyaçtan doğan bir harekete geçme arzusuyla açıldı. O eksikliğini duyduğumuz şey de şuydu: burada sanat alanı olarak tabir edilen yerlerin çeşitliliği bizce az ve varolan sayılı yerler de iyi veya kötü belirli ihtiyaçları gideriyorlar. Peki biz bu halihazırda çizilmiş alanın dışında kendimiz ve bizim gibi hisseden, düşünen insanlar için başka bir alan açabilir miyiz? Alan derken sadece fiziksel bir mekandan bahsetmiyorum, bir düşünme alanı açmak olarak da algılanabilir.

  • poşe, eskiz yapmak, karıştırmak, haşlamak anlamlarına gelen bir kelime.  Sizin ve mekanın sanat anlayışına nasıl denk düşüyor?

L. Araz: Benim için mekanın isminin güzelliği Öykü’nün üst kattaki Yumurta adlı yapım şirketi ile olan bağı.

Ö. Canlı: İsim düşünürken, ilk başta yumurtadan biraz da şaka yollu yola çıkmış olsak da sonra poşenin anlamlarını ve duyuluşunu sevdik. Eskiz yapmak ve karıştırmak anlamları da burayı kapısı açık bir deneme-yanılma mekanı olarak gördüğümüz için uygun geldi.

  • Nedir buranın içeriği? ‘Bağımsız bir sanat alanı’ desek doğru olur mu? Alternatif bir çizginiz var zira…

Ö. Canlı: Tüm disiplinlere ve içeriklere açığız. Ancak ikimiz de fotoğrafçı olduğumuz için fotoğraf üzerine kafa yoruyoruz, poşe’de de bunun yansımaları doğal olarak oluyor.

L. Araz: Bunu cevaplayabilmek için bir de bağımlı sanat alanlarını düşünmek gerekiyor. Kurumsal bir düzenin varlığıyla veya özel bir yatırımla kurulmuş bir mekan değiliz. Kendi sanatçılarımız, kar etme amacımız yok. Buranın kendi giderlerini karşılaması için hala çabalıyoruz. Bu bakımdan evet bağımsız bir sanat mekanı.  Tamamen kendi insiyatifimizle var ettiğimiz bir yer.  Alternatif olma yoluyla başlamadık sürece ama Türkiye’de garip bir dönemden geçtiğimiz için zaten olması gereken şeyi sergilediğinizde alternatif olabiliyorsunuz istemeden. Bu tamamen sanatçı görünürlüğünün az olmasıyla, galeriler vb. mekanların şu anki piyasa ile zorlanıyor olmalarıyla, Türkiye ekonomisinin herkesi daha farklı seçimler yapmaya itmesiyle alakalı.

  • Sanat galerileri, galeri-sanatçı ilişkileri hakkında gözlemleriniz neler?

L. Araz: Türkiye ekonomik olarak darboğazda, ekonomiden ilk etkilenen aktörlerden biri sanat. Galeriler de ister istemez çok etkileniyorlar. Bu yüzden şu anki vaziyeti gözlemlemenin doğru olduğunu düşünmüyorum çünkü kapanan galerileri, vandalize edilen işleri, sansürlenen demeçleri ve daha da vasat çok şey görmek mümkün.

  • Bugüne kadarki sergileriniz-etkinlikleriniz hangileriydi?

L. Araz: İlk sergimiz Ali Taptık’ın, 10 yıl önce çektiği, İstanbul’un farklı parklarında okulu kıran çocukları çektiği ‘Beyaz Yalanlar’  seriydi. Tabii on yıl sonra bakıldığında fotoğraflara bambaşka bir okuma sağlanabiliyor. İkinci sergimiz ise Ece Gökalp’in Ağrı Dağı üzerine yaptığı “Tek Bir Dağ Kadar Çok” adlı yerleştirmeydi. Ece bu işiyle Ağrı Dağı’nın farklı coğrafyalar için anlamlarını araştırıyordu.

Ö. Canlı: Bu sergilerin yayında sanatçı konuşması, okuma grubu gibi etkinlikler düzenlemeye çalışıyoruz. Veya başka oluşumlara kapımızı açarak onları bu mekanı kullanmaları için davet ediyoruz. Bizim için poşe’nin insanların gerçekten bir araya gelip düşündükleri, tartıştıkları bir mekan olması çok önemli.

  • Güncel serginiz  ‘Büyük Çayır’ hakkında bilgi verir misiniz?

L. Araz: Büyük Çayır bence durulmuş bir üretim ortamını tekrardan canlandırmak için bir girişim. 14 mekan ve mecrada, 29 sanatçı ve kolektifin katılımıyla gerçekleşen, Norgunk Yayınları ekibinin düzenlediği çağdaş sanat etkinliği. Bu çok mekanlı sergi projesinin Moda ayağını da biz oluşturuyoruz. Bizim de üçüncü sergimiz olmuş oluyor. poşe’de Yasemin Nur, İnci Furni, Onur Ceritoğlu, Seçil Yersel ve Sarkis’in işleri var, 15 Eylül’e kadar görülebilir.

  •  Neden Kadıköy ve bilhassa Moda’sınız? Bu bölgenin sanatsal hareketliliğini nasıl yorumlarsınız?

Ö. Canlı: Moda’lıyım, poşe’nin üst katı da ofisimdi. Bir sürü arkadaşımızın atölyesi var Kadıköy ve civarında. Keşke daha fazla açık atölye/sanat alanı gibi yerler olsa.

L. Araz: Kuzguncuk’ta yaşıyorum. İkimiz de bu tarafta oturduğumuz için kolay bir seçimdi.  Moda’yı adaya benzetiyorum, rahat ve lokal… poşe’yi ilk kurduğumuzda şaşırmıştım, burada da yoğun bir üretici kitlesi olduğunu fark ettiğimde.

Caferağa Mahallesi, Rızapaşa Sokak No: 2/1 Moda (0216) 330 34 32


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.