Haftalık Bağımsız Gazete 22 Temmuz 2018

Karikatürde çifte sergi

Kadıköy iki farklı karikatür sergisine ev sahipliği yaptı. Karikatür Evi’nde 80’li yıllarda çizilen karikatürler sergilenilirken, TESAK’ta Osmanlı zamanında çizdiği karikatürle tanınan Cemil Cem’in ışık tutuldu

Karikatürde çifte sergi
Alper Kaan YURDAKUL

Karikatür deyince akla ilk gelen adreslerden biri olmaya başlayan Kadıköy, geçtiğimiz hafta iki karikatür sergisine ev sahipliği yapmaya başladı. TESAK’ta açılan sergi bu topraklarda karikatürün ilk örneklerini veren Cemil Cem’in eserlerini karikatür severlerle buluşturuyor. Açılış etkinliğinde Turgut Çeviker’in söyleşi düzenlediği sergi 18 Nisan’a kadar gezilebilecek. Bir diğer sergi ise Tarkan’ın yaratıcısı Sezgin Burak’ın kardeşi, 1978'de Hürriyet gazetesinde yayınlanan belgesel çizgi romanı “Çanakkale Geçilmez” ile tanınan Ersin Burak'ın arşivini içeren “80’li Yıllarda Karikatür” sergisi. Bu sergi de 26 Nisan’a kadar Karikatür Evi’nde görülebilecek.

KARİKATÜRÜN İLKLERİ CEM’DEN

7 Nisan’da açılışı Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi’nde yapılan sergide, Turgut Çeviker, Cemil Cem’i anlattı. Cemil Cem’in hayatından bahsettikten sonra eserlerini yorumlayan Çeviker şunları söyledi: “Cemil Cem, çok değerli Türk karikatür üstadıdır. Dr. Cemal Paşa’nın oğludur. Mekteb-i Sultani yani Galatasaray Lisesi’nde okudu. Küçük yaşta resme heves etti. İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra ilk olarak ‘Kalem’ dergisini çıkardı. ‘Kalem’ için ülkemizde batılı mizah ve zevkiyle ilk çıkan karikatür ve mizah dergisi diyebiliriz. Ancak dönemin ileri gelenleri ciddi bir tenkide dayanamayan kimselerdi. Bundan dolayı dergi uzun ömürlü olmadı. Cemil Cem bunun üzerine ‘Cem’ dergisini kurdu. Türkçe ve Fransızca yayımlanan, ayrıca her karikatürün resim altı bu iki dilde yazılan bir dergiydi. 10 Aralık 1919’da yayınlanan ilk sayısındaki önsözünde Cem şöyle diyordu: ‘Karikatür hiçbir zaman fena düşünmez, daima tuhaf düşünür. Edebi bir nükteyi, hünerli bir çizgiyi ihtiva etmeyen bir resim, karikatür değil maskaralıktır.’”

Bir dönem Kadıköy’de yaşayan ve Kadıköy Belediyesi tarafından yaşadığı sokağa ismi de verilen Cemil Cem 9 Nisan 1950’de yaşamını yitirmişti. Cem’in ölüm yıldönümü anısında açılan sergi 18 Nisan’a kadar TESAK’ta izleyicilerle buluşmaya devam edecek.

“GENÇLER İÇİN AÇTIK”

80’li yıllardaki karikatürleri içeren arşivini Karikatür Evi’nde sergileyen Ersin Burak ise, karikatürle ilgili, “Karikatür dünyası çok farklı bir dünya. Çok özel. Resimle, illüstrasyonla, hatta yazı ve şiirle bile anlatamadığınız şeyleri iki çizgiyle anlatıyorsunuz. Mizahın gücü buradan geliyor.” derken sergiyi açma amaçlarını, “Bu konuya yatkın olan gençlere daha önceki dönemlerde klasik çalışmaların nasıl olduğunu, ustaların hangi teknikleri kullandığını göstermek amacıyla bu sergiyi açtık.” sözleriyle anlattı.

Serginin 80’li yılları incelemesinin sebebini, “Seksenli yıllar çizerler için en hareketli yıllar aslında. Çizim, karikatür dünyası o yıllarda hareketleniyor. Seksenli yılların bir özelliği de benim o yıllarda yayıncılık yapmam. O döneme oldukça hâkimim yani.” şeklinde açıklayan Burak,  80’li yıllar denince Oğuz Aral’ın akla geldiğini, o yıllarda da çizim dünyasının en önemli insanlarından biri olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: “Bir Oğuz Aral gerçeği var tabi bizim dünyamızda. Gerçekten çok iyi bir sanatçı. Ben 16 yaşındaydım onunla tanıştığımda. Birlikte çalışmadık ama kendisini çok iyi tanırım. Onun ilk ön plana çıktığı yıllarda ben Gün Gazetesi’nde çalışıyordum. Bir belgesel çekmek istediğim için köşemi bırakınca benim köşeme Oğuz Aral geldi. Kendisiyle böyle de bir anımız var. Oğuz Aral animasyon alanında dünya çapında bir adam. Ama keşke biraz daha resme yönelik olsaydı. Yanına gelenleri biraz daha resme yöneltseydi. Bugün çok güzel çizgi roman sanatçılarımız olacaktı.”

“EN ÇOK ÖZAL VE DEMİREL ÇİZİLDİ”

“80’den sonra çizim dünyasında çok baskı var diyemiyorum çünkü siyasi karikatürler biraz daha 80’lerden sonra ortaya çıkmaya başlıyor.” diyen Burak, özellikle Turgut Özal dönemini en çok siyasi karikatürün çizildiği dönem olarak tanımladı. Kendisinin de çokça Özal’ın karikatürünü yapıldığını söyleyen Burak, karikatürü en çok yapılan siyasetçilerden birinin de yine Süleyman Demirel olduğunu söyledi. Burak şöyle devam etti: “Çizgi olarak da çizilmeye çok müsait tipler. Özellikle Bülent Düzgüt çok güzel çizerdi bu siyasetçileri. Çok düzgün yapılırdı ama ince espriler, çok kimseyi rahatsız etmeyecek tarzda. Özal da, Demirel de çok anlayışlı insanlardı. Hükümeti, devleti yönetmek başka bir olaydı, mizaha sanatlara bakışları başka bir olaydı.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.