Haftalık Bağımsız Gazete 03 Mart 2021

Kadıköy’ün ilk köşkünden son fıstık çamına


Pınar Erkan

Pınar Erkan

Okunma 19 Şubat 2021, 10:28

Kadıköy’ün ara sokaklarında alçak katlı bir apartman daha yıkılıp yerine 35 katlı binalar dikildikçe, mahallenin son kalan fıstık çamı da kesildikçe Kadıköy ahalisinin canı yanıyor. Kadıköy’ün o sayfiye hali, yaz kış çınaraltı püfürtüsüne karşı oturuyormuşuz hissi ne zaman gitti bizden ve ne zamandır üstünü ince bir tabaka plaza çimentosu örtmüş mahallelerde yaşamaya alıştık; bilmiyoruz. 

Her şey Göztepe’de ilk inşa edilen köşkle başlamıştı oysa. 

19. Yüzyılın başlarında altı üstü 4 mahalleden ibaret Kadıköy, önce Şirketi Hayriye vapurlarının işlemeye başlaması, ardından 1870lerde Anadolu demiryolu hattının inşasıyla büyümeye başladı. 1877-78 Rus Harbi sonrası gelen göçmen grupları Acıbadem, Yeldeğirmeni ve Göztepe istasyon civarına yerleştirildi. Anadolu demiryolu hattı boyunca artan nüfusla hem Pendik’e kadar kıyı köyleri kalabalıklaştı, hem de yüzyıllardır kendi halinde bağlık bahçelik olan Kadıköy kırsalı diyebileceğimiz alanlar, iskâna açıldı.  

19. yüzyılda şehri çağdaş bir kente dönüştürmeye hizmet etsin diye çıkarılan yasalarla yangın yerleri yeniden düzenleniyor, Moda ve Fenerbahçe’den başlayarak sahil şeridi özellikle gayrimüslim ve Levantenlerin ilgi gösterdiği sayfiyelere dönüşüyordu. İç tarafta ise Kızıltoprak’tan Bostancı’ya kadar II. Abdülhamid döneminin önde gelen yöneticileri köşk ve konaklar kurdu. Kadıköy’den Bostancı’ya kadar satın alınan veya Saray tarafından ihsan edilmiş geniş arazilerde sayfiye köşkleri, konakları yaptırmak, vapur seferleri ve tren yolunun sağladığı ulaşım olanakları ile artık mümkündü. Devletin mali sorunlar nedeniyle elden çıkardığı arazilerin iskâna açılması da, Kadıköy’ün kentleşmesine katkı sağladı. Fenerbahçe’de Yavuz Sultan Selim Vakfı’na ait araziler 1870lerde bu şekilde İsviçreli, Fransız, Belçikalı ve Alman 4 aileye satılmıştı. Acıbadem’in ve Hasırcıbaşı bölgesinin Abdülmecid tarafından Kapıcıbaşı Hacı Hüsameddin Efendi’ye verilmesi ise ihsan edilen topraklara örnektir. 

Caddebostan Gazinosu

Ayrıca Ebniye Nizamnameleri gibi şehrin modernleşmesine yönelik kanunlar da mülk alım satımını kolaylaştırıyordu. O zamanın girişimcilerinden Tütüncü Mehmet Efendi, Göztepe çevresinin zamanla değerleneceğini tahmin etmiş olmalı ki, arşını 30 paradan 1000 dönümlük bir arazi satın alarak günümüzde ismini taşıyan sokakta bir köşk yaptırmış. İşte o köşk, ilk köşk. Tütüncü Mehmet Efendi, elindeki araziyi 10 ila 25 dönümlük parçalara bölüp satışa çıkarınca, kısa sürede birçok köşk inşa edilmiş. Bu sayede sadece Göztepe’ye 119 paşanın yerleştiği kaynaklarda geçer.

Göztepe’nin iskâna açılmasında etkili unsurlardan biri de toprak satışlarında padişah izni gerekliliğinin kaldırılmasıdır. Böylece arsa spekülasyonu kolaylaştırılmıştır. Bu sayede gelişen bölge, Cumhuriyet dönemi romanlarına konu olacak güzellikteydi. İnsanların sadece bağ bahçe içinde nefis köşklerin oluşturduğu manzarayı seyretmek için Haydarpaşa ile Bostancı arasında banliyö trenlerine bindiği anlatılır. 

Sayfiye köşklerinin zenginliği ve imkânları çoktu. 20 ila 100 oda arasında değişen mekânlarında kalabalık aile bireyleri bir arada yaşayabiliyordu. Cumhuriyet döneminde ise yöneticilik görevlerini, dolayısıyla makamlarını kaybeden paşalar daha sade hayatlar sürdüler. İhtişamın ve köşklerin asıl sahipleri bu dünyadan ayrıldıktan sonra ise geride kalanlar için aynı yaşam biçimini devam ettirmek mümkün olamadı. Köşkler önce dairelere bölünerek kiraya verildi. Sonrasında araziler parsellenip satıldı. Satılan parsellerde 1950’li 60’lı yılların modern mimari ürünü müstakil evleri ile az katlı apartmanlarla günümüzde özlemle anılan mahalleler oluşmuştur. 1980’lerden sonra bir kere daha bu yapılar yıkılarak, köşkler arsa kenarına çekilerek daha çok katlı apartmanlar inşa edildi. Çıkmaz sokaklar açıldı, taş bahçe duvarları eski zamanların son izleriydi; onlar da ortadan kalktı. Bahçelerdeki çınar ağaçları, fıstık çamları, zeytinlikler seyrekleşti. Bağların kameriyeleri çöp doldu, kimsesizlerin barınağı oldu. 

2000’li yıllarda sahil dolguları ve kentsel dönüşüm hareketiyle tüm Kadıköy bu sefer Pendik’e kadar yeniden değiştirildi. 4-5 katlı apartmanların yerine, çıplak sahillere 35 katlı plazalar inşa edildi. Eskiden ağaçlardan taşan dutların döküldüğü sokaklar inşaat malzemesi taşıyan sayısız kamyonun altında ezilirken, park edilmiş araçların üzerini incecik çimento tabakaları kapladı. Son fıstık ağacı da arada kalmış son bir arsada iki arada bir derede kesilip atıldı. 


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.