Haftalık Bağımsız Gazete 26 Eylül 2021

Kadıköy tramvayları


Emre MUŞAZLIOĞLU

Emre MUŞAZLIOĞLU

Okunma 09 Eylül 2021, 16:05

Kadıköylüler 1934 yılının bahar ve yaz aylarında, sonu güzel bitecek bir çile çekiyorlardı. Üç nahiyeli, on yedi mahalleli ilçenin genel manzarası sökülmüş kaldırımlar, kazılan caddeler, iskele meydanına yığılmış raylar ve traverslerdi. Projesi 1930 yılından itibaren konuşulan Kadıköy tramvay yolları artık hayata geçmek üzereydi. 2 Temmuz 1928 tarihinde Nafia Vekili Recep Peker ve İstanbul şehremaneti arasında imzalanan anlaşma ile Üsküdar, Kadıköy çevresi ile Beykoz ve Anadolu Feneri’ne kadar olan bölgede tramvay işletmesi hakkı, Üsküdar ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi’ne verilmişti. Yapılan sözleşmeye göre Haydarpaşa - Kadıköy, Kadıköy - Kızıltoprak - Feneryolu, Kadıköy - Moda hatları mukavelenin imza tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıydı. Üsküdar ve Havalisi Halk Tramvayları Şirketi’nin zararının artması ve maddi sıkıntıları nedeniyle projenin tamamlanması gecikmişti. Zararın sebebi tramvayların ilk güzergâhlarının üçte birinin boş arsalar ve konutun az olduğu bölgeler olmasıydı. Şirket kâra geçebilmek için bir an önce hattı Haydarpaşa’dan Kadıköy’e, oradan Moda’ya, Feneryolu’na, Fenerbahçe’ye ve Bostancı’ya kadar uzatmalıydı. Yedi yıl önce dört buçuk kilometrelik bir sahada işletmeye açılan ve 1930 yılına doğru Karacaahmet’i aşarak Haydarpaşa geçidine dayanan Üsküdar tramvay şebekesi Kadıköy’e de hizmet vermeye başladığında hat uzunluğu 24 kilometreyi bulacaktı. Çalışmaların başındaki kişi şirketin murahhas üyeliğini yapan, İstiklâl madalyası sahibi, bir dönem Bingöl, iki dönem Tunceli milletvekillikleri yapmış olan, gazeteci ve yazar kimliğiyle de tanınan Necmettin Sahir Sılan’dı. 

KARAKOLHANE’DEN GEÇEN TRAMVAY

30 Nisan’da başlatılan çalışmalar büyük bir hızla ilerlemiş ve 27 Ağustos günü Haydarpaşa Kadıköy arası ilk deneme seferini bizzat şirket mühendislerinden Hilmi Bey yapmıştı. 1 Eylül 1934’te tarifeli ilk seferler başlamıştı. Tramvay İşletmesi Kadıköy’ü de ulaşım ağına katması şerefine yıllardır şikayet konusu olan bilet fiyatlarında indirime gitmiş ve tramvayı insanlara daha cazip hale getirmeye çalışmıştı. İbrahimağa çayırını takip eden tramvay, şimendifer köprüsünün altından geçip Yeldeğirmeni’ne sapmakta, Karakolhane Caddesi ve şimdi Kadıköy-Maltepe minibüslerinin güzergahında olan Yavuztürk sokağından Söğütlüçeşme Caddesi’ne inip, Altıyol’dan sonra Kadıköy İskelesi’ne ulaşmaktaydı. Haydarpaşa ve Kadıköy rıhtımını birleştirecek, hem tramvay hem diğer nakil vasıtalarının kullanabileceği, demiryolunun üzerinden geçecek köprü yapımı için Tramvay Şirketi ve Devlet Demiryolları İdaresi ertesi sene bir anlaşmaya varmış olsalar da Tramvay Şirketi bu projeden maddi kayıp endişesiyle vazgeçmişti. Şirket yolu kısaltacak bu köprü projesi sonrasında Kadıköy-Yeldeğirmeni ve Kadıköy-Ayrılıkçeşmesi yolcularını kaybedeceğinden endişe ediyordu.1938 yılında Belediye’nin de inşaat giderlerine ortak olmasıyla köprünün yapımına başlanmış, 2.Dünya Savaşı’nın getirdiği mali zorluklar nedeniyle inşaat tamamlanamamış ve açılışı ancak 1945 yılının 30 Ağustos’unda yapılmıştı. Üsküdar ve Kısıklı-Kadıköy tramvay hatlarının yanı sıra araçların ve yayaların da kullanabildiği 16 metre genişliğindeki köprü sonrası artık yolculuk süresi kısalmıştı ve tramvayların çalışmaya başladığı ilk gün toplanılıp kutlamaların yapıldığı Yeldeğirmeni Karakolhane Caddesi’nden artık tramvay geçmiyordu. 

YAZIN “PÜFÜR PÜFÜR” OLURLARDI

Kadıköy’le Moda, Fenerbahçe ve Bostancı arasındaki tramvay hatlarının inşası da büyük bir süratle tamamlanmış ve yeni hatlar ekim ayında işletilmeye açılıp 30 Ekim 1934’te Altıyol’da bir tören düzenlenmişti. Kadıköy-Bostancı arası 30 dakika sürmekteydi ve her yedi dakikada, bir tramvay hizmet vermekteydi. Aynı güzergâhta hizmet veren otobüsler de seferden kaldırılmıştı. Gazeteci Hikmet Feridun Es, Akşam’daki yazısında Bostancı tramvaylarını anlatır : “Bostancı Suadiye tramvaylarına binmediyseniz size tarif edeyim.Kapıları yandan. Vagona girdiniz mi? Evvela küçük bir sofa.. Burası ayakta duracak yolculara mahsus.. İki tarafında iki küçük odacık.. Birisinin koltukları maroken kaplı, öteki tahta sıralı. Biri birinci mevki, öbürü ikinci.. Eğer sofada ayakta duracak olursanız o da ikinci..İstanbul tramvaylarında olduğu gibi buranın tramvaylarına arabalar yürürken hiç kimse atlayıp binmiyordu. Çocuklar tramvaya asılmıyorlardı. Tramvayın kapıları kapanınca basamaklar ortadan kalkıyordu. Bunun için arabalar yürürken atlayıp binmeğe imkan yok..”

Yaz aylarında plaj ve mesire yerlerine giden insanlarla dolan Bostancı ve Fenerbahçe tramvaylarının İstanbul tramvaylarına göre diğer bir farkı tramvayların yaz mevsiminde kapalı römorklar yerine açık dört adet sahanlıklı römorkla hizmet vermesiydi. Selim İleri “İstanbul Tramvayları Dan Dan” kitabında şöyle der : “Kadıköy’ün tramvayları, ister inanın ister inanmayın, yazlık kışlık giysiler kuşanırdı! Yaz geldi mi, Fenerbahçe’ye, Bostancı’ya giden tramvaylar soyunur dökünür, püfür püfür olurlardı.”1937 yılında Almanya’dan getirilen yeni vagonlarla birlikte Kadıköy tramvaylarının renkleri de İstanbul’dakilerden farklı olmuştu. Birinci mevki sarı, ikinci mevki önceleri mavi, daha sonra İstanbul’dakilerden farklı bir yeşil tonu. Ortadan kapılı kırmızı tramvaylar bir tarafı birinci, diğer tarafı ikinci mevki olarak hizmet veriyorlardı. İstanbul’da okuma yazma oranının düşüklüğü sebebiyle, tabelayı okuyamayacak olanlar için tramvaylarda her hatta farklı bir renk uygulaması vardı. Bu uygulamayı ayrıca tabela yanındaki renkli bir ışıkla yapan Kadıköy tramvayları böylece akşam saatlerinde tramvay bekleyenlere durağa yaklaşmadan hangi hattın tramvayı olduğunu belli ediyordu.

İLK ŞİKÂYETLER ALTIYOL’DAN

1935 yılının Ekim ayında, sonradan Kadıköy-Hasanpaşa hattı olarak ismi değişecek olan kahverengi tabelalı 8 numaralı Gazhane tramvayları da çalışmaya başlar. Üsküdar, Gazhane, Moda, Fenerbahçe, Bostancı gibi Kadıköy’ün farklı tramvay hatlarının bir kesişme noktası haline dönüşen Altıyol, en yoğun duraklardan biri olur. Kadıköylülerin tramvaylarla ilgili ilk şikâyetleri de Altıyol’dan başlar: Tramvay bekleyecek kapalı durak yerlerinin olmaması ve Altıyol’da adeta elektrik direkleri ve duvarlara sürünerek geçen tramvayların yayalara tehlike arzetmesi ilk şikâyetlerdir. Gazhane tramvayı için Söğütlüçeşme Caddesi’nde yapılan çalışmalar sonrası kaldırımların bozulması ve bazı hatlarda durak yerlerinin beğenilmemesi diğer şikayetler olur. Kırmızı tabelalı 4 numaralı Bostancı tramvayının geçtiği Bağdat Caddesi boyunca bazı semtlerin isimlerinin tramvay bileti üzerindeki durak isimleriyle uyuşmaması üzerine de Belediye devreye girer ve İskele Yolu durağı Caddebostan, Caddebostan durağı Erenköy ve Şenyol durağı da Çınardibi isimlerini alır. 

1941’DE KADIN BİLET MEMURLARI VARDI

İstanbul’da tramvaylarla ilgili düzenlemeler, yenilikler ve şikayetler yıllarca bitmez. Basında en çok yer bulan tramvay haberleri bilet fiyatlarının pahalı olması, tramvayların çok kalabalık olması ve bazen ölümle sonuçlanan kazaların olmasıdır. İstanbul’daki kadar olmasa da Kadıköy’de de kazalar olur. Yeldeğirmeni yokuşunda freni tutmayıp devrilen tramvay olduğu gibi, Kuşdili Caddesi, Karakolhane Caddesi, Cem Sokak gibi tramvayın evlere ve dükkanlara çok yakın geçtiği yerlerde çarptığı insanlar da olur. Kadıköy’de tramvay memurlarının “vapur almak” tabir ettikleri vapur çıkışlarına mutlaka yolcuları alacak boş tramvaylar bulundurmak, Fenerbahçe Stadı’nda önemli maçların olduğu günler hem iskeleden Kızıltoprağa hem maç çıkışı stattan iskeleye tarife dışı tramvaylar hazır etmek yoğunluğa karşı alınabilen tek önlemdi.Tramvaylardaki kalabalık, iniş binişteki zorluklar Kadıköy’deki en büyük sorun olur. Özellikle yaz ayları tatil günlerinde 20 numaralı Moda, 6 numaralı Fenerbahçe ve 4 numaralı Bostancı hatlarında tramvayla ulaşım çile haline dönüşür. Bilet fiyatlarının küsuratlı olması hem biletçi hem yolcular için apayrı bir sorun oluşturur. 1934 yılında Kadıköy tramvaylarının ilk iki durak için tarife ücreti, birinci mevkide 6,25 kuruş, ikinci mevkide 3,75 kuruştur. Üç ve sonrası durak için ödenen 8,75 ve 6,25 kuruştur. Tarih boyunca öncü yeniliklerin ilçesi olan Kadıköy’de tramvay biletçiliği gibi o dönemin zor bir görevinde 1941 yılında kadın bilet memurları çalışmaya başlar. Bir haftalık staj sonrası işe başlayan, yaşları 18-22 arası değişen otuz beş biletçi genç kız, günlük 120 kuruş kazandıkları bu işte toplam otuz üç durağı bulunan Kadıköy-Bostancı hattında hiç bir hesap hatası yapmadan çalışarak herkesi şaşırtırlar. 

İstanbul’da imar hareketleriyle birlikte yavaş yavaş seferlerden alınıp yerlerini troleybüs ve otobüslere bırakan tramvay son seferini 12 Ağustos 1961’de yapar. Kadıköy ve tramvay ilişkisi bir beş sene daha devam eder. Kadıköy tramvaylara geç kavuşup geç ayrılmış olur. 11 Kasım 1966 günü özel süslemelere bürünen Kadıköy tramvayları son seferlerini yapıp Kadıköylülere veda eder. O günlerde Kadıköy’ün ilk iptal edilen hattı olan Moda tramvayı uzun yıllar sonra geri dönecek ve Kadıköy’ün 2 bin 600 metrelik tek tramvay hattı olarak hizmet vermeye devam edecektir. O dönemin sarı renkli bir tramvay arabasını günümüzde Rahmi Koç Müzesi’nde görebiliriz. Günümüz Moda tramvayları da yine nostaljinin bir parçası olarak 20 tabela numarasını taşımaktadırlar ve bu yaz göreve başlayan kadın vatmanlarımıza emanettirler.




 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.