Haftalık Bağımsız Gazete 22 Temmuz 2019

Işıklar açıldığında kalmaya kimler devam edecek?


Betül MEMİŞ

Betül MEMİŞ

Okunma 12 Temmuz 2018, 12:56

“Korku olmadan din hayatta kalamaz.” Tolkien sonrası fantastik edebiyatın öncülerinden olan Michael Moorcock böyle ses veriyor “İşte İnsan” kitabının alt başlığında. Yalnızca efsanevi karakteri Elric’le değil, Yeni Dalga akımının yükselmesine sebep olan editörlüğüyle de türün kaderini doğrudan etkilemiş nadir yazarlardan kendisi… Moorcock’ın kendi sınırlarını bile zorlayıp tabuları yerle bir ettiği bilimkurgu kitabı “İşte İnsan” ise Jungcu psikoloji temel alınarak yazılmış en cüretkâr zaman yolculuğu romanlarından biri olarak lanse ediliyor.

“Tarih değişmesin diye tarihe müdahale etmenin bedeli nedir? Fikir mi gerçekliğin sebebidir yoksa gerçeklik mi fikrin?” diyen Moorcock’a bilahare cevabınızı sarkıtırsınız, ama gelin biz yavaştan yazıya eşlikçi olsun diye blues melodileriyle mest olmaya devam edelim. Fona 1930 ve 1968 yılları arasında yaşamış, mızıkanın ustalarından Little Walter’ı alalım. Retinayı da Meksika’dan Fas’a birbirinden çok farklı 45 ülkede çekilen ve çekimleri 100 hafta kadar süren, kameraları şimdiye kadar hiç olmadıkları yerlere yerleştirerek dünya yüzeyini mikro ve makro ölçekte gözlemlememize olanak sağlayan muazzam güzellikte sahneler içeren “Sıradışı Bir Kaya” adlı belgesele zoom’larsak miss!

Yönetmen koltuğunda “Siyah Kuğu”, “Bir Rüya İçin Ağıt” ve “Anne” filmlerinin yönetmeni Darren Aronofsky oturuyor. (Erken içimden geldi notu: Aronofsky’nin vegan olduğunu bilenleriniz olacaktır, bu belgeselde de veganlıkla ilgili ince nüanslar dikkatinizi çekebilir. Bu minvalde de konuyu ve vegan bünyeleri Kolektif Kitap’tan çıkan İtalyan doğumlu, yazar, çizer ve sanatçı Virginia Elena Patrone’nin “Dolce Vegan” adlı kitabına bağlamak isterim. ‘Adil bir mutfak için tatlı bir başlangıç’ diyen yazarın ilginç vegan tarifleri var. Bilahare bakarsınız diye!)

"İnsanlar ayrılmayı öğrenmeli" Bu cümleyi nereden hatırlıyorum diyenlere; Paole Genovese'nin yazıp, yönettiği (2016 İtalyan yapımı ve ödüllü şahaneliği) “Muhteşem Yabancılar”ın akıllara küşayiş getiren repliği...

2018 Şubat gibi de Serra Yılmaz’ın yönetmenliğini üstlendiği “Cebimdeki Yabancı” olarak Türkiye beyazperdesinde endam eden ve sonrasında tiyatrodan da nasibini alarak Türkiye'de ilk kez TwoTwo Tiyatro ile seyircisiyle buluşan “Mutluyduk Belki Bugüne Kadar” bugünkü tiyatro öznemiz… Kaçıranların ya da yeniden hemhal olmak isteyenlerin bu hafta başında yeniden seyreylediği oyunu, sezonun son tadında nevalelikleri kategorisinde bu köşeden de deklare etmezsem olmazdı. Zira eğer kaçıranlardansanız, turnesine denk gelmeye çalışınız yahut yeni sezonda kaçırılmayacaklar listenize alınız, pişman olmayacaksınız!

Adını Ajda Pekkan’ın “Ya Sonra”sından alan oyunu uyarlayan Kerem Pilavcı, yöneten ise son yıllarda pek çok oyundan hafızalara aldığımız Ahmet Sami Özbudak. Yaş sınırı artı 18 olan tek perdelik oyunun performanslarında; Canan Atalay, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Gökçe Eyüboğlu, Giray Altınok, Faruk Barman, Fehmi Karaarslan ve Deniz Karaoğlu yer alıyor.

“Yakın arkadaşını ne kadar iyi tanıyorsun? Birbirinizden sakladığınız kaç sırrınız olabilir? İyi günde ve kötü günde yanlarında olman yeterli mi? Modern dünyanın arka odaya tıktığı hislerini birileri göz göre göre süpürmeye gelse ne yaparsın?” Hikâyenin kendini verdiği alt metin başlıkları böyle…

Detaylarda neler oluyor kısmında ise: Yedi yakın arkadaş, bir akşam yemeğinde buluşuyor ve ‘günümüzde herhangi bir Stephen King romanı kadar gerilim ve korku uyandırabilecek bir oyun’ oynamaya karar veriyor. Birbirlerinden sakladıkları hiçbir şeyleri olmadığını ispatlamak için odadaki herkes, tüm gece boyunca cep telefonlarını masaya koyarak gelen tüm aramaları, mesajları ve e-postları birbirleriyle paylaşmayı kabul ediyor.

“Cep telefonların sır küpüne dönüştüğü bir çağda, mekan ve zaman ayırt etmeksizin oluşan mahrem alanımızın bir şişenin içinde kıyıya vurduğunu düşünün. Gerçekler ortaya çıktığında nelere sebep olabileceğini yüzümüze çarpan “Mutluyduk Belki Bugüne Kadar”, bizlere ipteki cambazların bilinmeyen hikayelerini anlatacak. Bakalım tüm ışıklar açıldığında o masada kalmaya kim(ler) devam edecek?” Filmin altında ezilmeyen bir tiyatro işi yapan ekibi kutluyorum. Temiz bir iş karşımızdaki. İzleyici olarak bizlere düşense; Metinle empati yapın veyahut bu hafta sonu tüm arkadaşlar toplanın ve bu oyunun sizdeki hemhalini deneyimleyin! İşin efsunu yüzleşmeniz gereken ne ilişkileriniz ne de arkadaşlıklarınız; yüzleşmeniz gereken kendinizsiniz, peki hazır mısınız?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.