Haftalık Bağımsız Gazete 23 Nisan 2018

İçinden KPSS, Bitcoin ve mozaik pasta geçen yazı


Fatih SOLMAZ

Fatih SOLMAZ

Okunma 11 Ocak 2018, 15:02

Alaturka biri gibi ‘Nerde o eski Yılbaşılar, mirim?’ demek istemem ama izninizle ‘Nerde eski Yılbaşı Milli Piyangoları?’ diyeceğim. Neden mi?.. Çünkü kim ne derse desin Milli Piyango, bir süreliğine de olsa zenginlik hayalidir, yeni bir yıla yırtarak girme umududur. Bu işin en zevkli yanı da Yılbaşı’nın ertesi günü, bileti veya biletleri alıp gazetelerden çekiliş sonucuna bakmaktır. Genelde önce büyük ikramiyeye bakılır, sonra son altı rakama, son beş, son dört filan derken amortilere kadar bakılır. Fakat...  Bu küçük zevkimiz bile bitti artık. İnternetten Milli Piyango’nun sitesine giriyorsun, biletin rakamlarını yazıyorsun. Zırt diye anında ‘Hiç bir şey kazanamadığını’ okuyorsun. Yav, önceden iki, üç dakika zevki vardı bu işin şimdi saniye sürüyor ama…

Neyse, epey enteresan bir yıl oldu geride bıraktığımız 2017. Hatta yeni yıla sarkanlar bile oldu bu enteresanlıklardan... Mesela TEOG kaldırıldı, öğrenciler için eve yakın okullara yerleşme geldi. Kim bilir belki bu yıl da KPSS kaldırılıp, herkesin eve yakın işe gitmesi gündeme gelebilir.

Eskiden nenelerimizin ‘Winter is coming’ diyerek ördüğü kazakları giydiğimiz şu kış günlerinde artık maalesef üşümemek için mekanlarda verilen şalları örtünerek oturuyoruz. Düşününce aslında bu kafe şallarında farklılıklar neden yaratılmasın denebilir… Mesela; kafe şalları pekala elbise şeklinde olabilir. Tabi kafenin tarzına göre olacak bu elbiseler... Modern, seksenler, rocker, vb gibi…

Efendim, neler gördük geçtiğimiz yıl neler… Ülkeyi çayda çıra şeklinde folklör olup güle oynaya terk edenler mi görmedik, yoksa ‘Hero’ fobisi yüzünden Hero marka mamaları raflarından kaldıran marketleri mi görmedik?   

Hele ki; kısa yoldan parasını çoğaltmak isteyen etrafımızdaki Bitcoin yatırımcılarının ‘Sen de al, köşeyi dönersin valla’ ısrarları bir çoğumuzu fıtık etmiştir. Kim bilir belki yakında düğünlerde geline Bitcoin takılırken de görürüz.

Fıtık deyince; Rot balans ayarı yapar gibi döner kapıya yatırıp hastayı çevirerek bel fıtığı tedavisi yapanları da gördük…

Anadolu’nun her yerinde duvarlara yazılmış olarak çocukluğumdan beridir görürüm bu bel fıtığı tedavi edenleri. Adeta bu toprakların Anadolu insanına verdiği bir milli şifacılığı gibidir fıtık tedavisi.

Hatta Anadolu’nun bir çok yerinde yazan ‘Çare Sarıgül’ yazısını fıtık tedavisi yapan birisi sananların sayısı hiç de az değildir.

Ve yine Kadıköy’de turlarken aldığım notlara bakıyorum…

Pastanelerde, genelde evlerde yapılan bir pasta türü olan mozaik pastalar gayet iyi satıyor gördüğüm kadarıyla… O değil de; mozaik denince artık akla sansürleme de geldiği için bu mozaik pastalar önceden alkol, sigara şeklindeymiş de sansürlenmiş pasta gibi de bir yandan..

Sanata sözümüz olamaz asla ama civata ve somunlarla yapılmış heykeller de nereye kadar diyerek kral çıplak diyen adam olayım hadi. Çabuk paslanıyorlar niyeyse bir de…

Pas deyince; kumrular sanki güvercinlerin paslanmışı gibi görünmüyor mu sizce de? Bir yazının daha sonuna gelirken; 2018 yılı barış, kardeşlik, daha fazla özgürlük dolu olsun umalım.

‘Dur yahu daha karpuz kesecektik’ dediğinizi duyar gibiyim ama malum mevsim kış.. Keşke ‘daha karpuz kesecektik’in kış meyvası versiyonu da bulunsa di mi?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.