Haftalık Bağımsız Gazete 18 Ocak 2020

Haydi yılı kapatıyoruz!


Melis DANİŞMEND

Melis DANİŞMEND

Okunma 05 Aralık 2019, 11:21

Müdavimleri hatırlar, 90’lı yılların sonunda Sıraselviler’de, kapısının önünde hafta sonları metrelerce kuyruk olan Roxy’de, sabah 4’teki kapanış esnasında hep aynı şarkı çalardı. Mo’ Better Blues adlı bu harika şarkı çalarken, herkes trompet melodisi üzerine bağıra çağıra “kapatıyoruuuz kapatıyoruuuz” diye şarkı söyler, sonra da ışıkları yanan mekandan sağa sola sallana sallana çıkar giderdi. Bir barda ne zaman “kapatıyoruz” dense aklıma bu anının gelmesi bir yana, son dönemlerde yıla veda ederkenki haletiruhiyemizi bu kapanış dakikalarına benzetiyorum: Sanki herkes ne yaptığını tam olarak bilmediği bir kafada, yarı ya da duble sarhoş halde, çıkış kapısına doğru zikzaklar çizmeden ilerlemeye çalışırken, ‘palto nerde’, ‘buraya birileriyle gelmiştik ama neredeler’, ‘cebimde ne kadar para var’ gibi cevabı muğlak bir takım sorularla cebelleşiyor. Teşbihte hata olmaz. Çıkış kapısının yerine yeni yılı, palto yerine hayaller ve hedefleri, ‘birilerinin’ yerine aşk hayatınızı ve cepteki para kısmına finansal durumunuzu koyun, oldu size: ‘İyi Seneleeer!’

Yaş ilerledikçe yeni yıl kutlaması bayat bir şey gibi mi gelmeye başladı yoksa bu kutlamalar son 10 yıl içerisinde ülkede giderek sönükleşti diye mi tam bilmiyorum ama her sene Aralık ayında kendimi bir takım mağazaların önünde, parlak ışık süslemelerine bakıp, “Aaa yılbaşı geliyor?!” derken buluyorum. Bu sene de aynı şey tekrarlanırken bari etrafıma 2020’ye dair bir şey sorayım dedim. WhatsApp gruplarımdan birine, “Yeni yıldan ne diliyorsunuz?” sorusunu gönderdim. Hayata bakışındaki aşırı iyimserliği kimi zaman elini yüzüne kapatan kadın emoji tavrıyla karşıladığım yakın bir arkadaşımın verdiği “2020’den dileklerim sırasıyla sağlık, huzur, mutluluk, başarı, kazanç, şiddetsiz bir toplum” cevabına bir başkasından, “Tam İstiklal Caddesi’nde röportaj yapılan vatandaş yanıtı” yorumu geldi. “Kendime daha çok vakit ayırabilmeyi diliyorum” diyen oldu, “İyileştirme maksadıyla içime dönmek istiyorum” diyen oldu, “Yeni yıldan hiç beklentim yok” diyen ve ailesi, sevdikleri için sağlık, mutluluk dileyen oldu. Sağlık böyle durumlarda en vazgeçilmez cevap elbette. “Tek beklentim sağlık, önümüzdeki her yıl için” dedi bir başka gruptaki arkadaşım. Bir diğeri ise epey hisli bir yanıt gönderdi: “Cesur olabilmeyi istiyorum. Gülmeye de, konuşmaya da, ağlamaya da, sevmeye de, sevilmeye de kimseden korkmadan cesaret edebilmek istiyorum. Küçük şeylerle, kendi küçük dünyamda mutlu olabilmek istiyorum. Elimdekilerin değerini bilmek istiyorum. Tamamen tesadüfen bulunduğumuz bu evrende, huzursuz hissetmediğim her güne şükretmeyi planlıyorum. Sağlık en önemlisi.”

Sadece arkadaş çevresiyle sınırlı kalmadım, haber muhabiri gibi esnafla da sohbet ettim. Kadıköy Çarşısı’nda meyve-sebze aldığım manava yeni yıldan ne umduğunu sorduğumda cevabı basitti: “2019’u aratmasın yeter!” Her geçen yıl bir öncekini aratıyormuş. Yoluma devam ettim. Moda Caddesi’nde ‘ne arasam kesin bulurum’ hissiyatı yaratan, içinde eski müzik setlerinden walkman’lere kadar sayısız cihaz bulunan Uğur Elektronik’e gittiğimde Uğur Bey’e sordum aynı soruyu. Artık dilemek yerine genel olarak şükrediyormuş. Bu arada hep merak ettiğim bir şeyi daha sordum ona: Yahu bu walkman’leri kim satın alıyor? Cevabı beni hem şaşırttı hem şaşırtmadı: 13-15 yaşındakiler. Hayatlarında hiç walkman görmemiş, satın alırken, “Abi bunun pili nereye koyuluyor, kaset nereye takılıyor?” diye soran çocuklar meğer sinemada bir film ya da evde 80’ler, 90’larda geçen bir dizi izleyip soluğu burada alıyormuş. O yaşlardaki kendimi düşündüm, sonra o yaşta olup bu devirde yaşasaydım neler yapabileceğimi. Ya da yapmayabileceğimi. Sonra, ‘Etrafıma soruyorum ama ben henüz soruya yanıt vermedim’ dedim kendi kendime.

Yanıt vermedim çünkü şu ana kadar hiç düşünmedim. Artık dilekler de cefakar emekçiler gibi geliyor bana. Dile dile dur. Yüklediğin ‘olsun da olsun’ enerjisiyle iki büklüm hale gelmiş Cin Ali’msi çöp adamlar sanki hepsi. Ne diliyorum? Normal olmayı. Hayatımın ve hayatlarımızın normal bir seyirde ilerlemesini. ‘Normal’ bu ülkede ve belki de benim hayatımda en büyük lüks. Hayattaki başarısızlık ve düşüşlerin kabahatini başkalarında aramayı hiç akıl etmedim ama başkalarının başkalarında aradığına çok şahit oldum. Bunun azalmasını diliyorum. Hak yiyen insanların sadece bacaklarında değil, beyinlerinde de huzursuz sendromlar olmasını istiyorum. Hayatta bir adalet terazisi varsa biri çok yukarıda diğeri çok aşağıda olmasın, hiçbir kadın ve çocuktan feryat yükselmesin istiyorum. Ve fakat hiçbir erkek de üzerine dayatılan bazı roller yüzünden olamayacağı bir insan haline getirilmesin bu ülkede. Sakin olalım ve birbirimizi dinlemeyi başarabilelim. Söz kesen o kadar çok insan var ki, bunalıyorum. Sağlıklı ve saygılı olalım. Müzik hiç susmasın, renkler hiç kararmasın. Bir de birbirimizi sevelim. Muhtemelen bir kere geldik bu hayata. Ve kesin olarak belirsiz bir süre için. Aşkı ertelemeyelim, sevgiyi pamuklara sarıp büyütelim. Herkese mutlu seneler.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.