Haftalık Bağımsız Gazete 04 Ağustos 2021

“Zoraki evlilikte yasal düzenlemeler yapılmalı”

Zoraki evlilikler hala ülkemizde sıkça gördüğümüz sorunlardan biri. “Zoraki Evliliklere Sıfır Tolerans” projesi ise bu evliliklere karşı farkındalık yaratma amacında...

“Zoraki evlilikte yasal düzenlemeler yapılmalı”
Evin Arslan

Zoraki evlilikler, ülkemizde hala yaygın. Özellikle kadınlar ve kız çocukları gelenek adı altında zorla evlendiriliyorlar. Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASUMA) ve Kadıköy merkezli İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin işbirliği ile yürütülen “Zoraki Evliliklere Sıfır Tolerans” projesi ise bu evliliklere karşı farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Oğuz Polat yaparken, koordinatörlüğünü Av. Zeynep Reva üstleniyor.

Proje Koordinatörü ve Avukat Zeynep Reva “Proje, ailesi ve toplumun baskısıyla istemediği bir evlilik yapmak zorunda kalan bireylerin özellikle kadınların ve kız çocuklarının yaşadıkları sorunlar ve engellerle ilgili olarak farkındalık yaratmayı, konu ile ilgili çalışan profesyonelleri bilinçlendirmeyi ve toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir.” diyor. 

Ülkemizde zoraki evliliklere dair Reva, “Dışişleri ve Milletler Topluluğu Ofisi’nin 2018 yılı verilerine göre zoraki evlilik mağdurlarının yüzde 78’i kadın, yüzde 22’si erkek. Yine aynı verilere göre, mağdurların yüzde 29.7’si 18 yaşın altında, yüzde 29.5’i de 18-25 yaş aralığında. Yani, zoraki evlilik mağdurlarının yüzde 59.2’si ya çocuk ya da adölesan (ergen). Ülkemizde zoraki evlilik verisi yok, ancak zoraki evlilik türlerinden belki de en dramatik olanı çocuk evlilikleri için veriler var. TÜİK’in evlilik istatistiklerine baktığımız zaman kız çocuklarının, erkek çocuklarına oranla 20 kat daha fazla evlendirildiğini görüyoruz. Yine TÜİK istatistiklerine göre çocuk evliliklerinin en fazla olduğu 10 ilin 9’u Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da bulunuyor, kalan il de Niğde. Bu da farkındalık eğitimlerinin özellikle bu illerde başlamak üzere tüm ülkemize yayılması gerektiğini ortaya koyuyor.” bilgilerini veriyor.

Zoraki evlilikler sebebiyle kadınların ve kız çocuklarının okullarını veya mesleki eğitimlerini bıraktığını belirten Reva, kadının erkeğe bağımlı hale geldiğini ve maddi açıdan tamamen erkeğin insafına kaldığını dile getiriyor. Zoraki evlilik döneminde meydana gelen cinsel ilişkilerin seri tecavüz olarak algılandığını belirten Reva “Zoraki evliliklerde birçok kadın depresyona girebiliyor, kendilerine zarar verebiliyor. Kronik psikosomatik hastalıklar oluşabiliyor. Aile içi şiddete maruz kalabiliyor. Fiziksel, duygusal, ekonomik, cinsel istismar yaşayabiliyor. Travma, depresyon, anksiyete, kendine zarar verme, yeme bozuklukları ve/veya intihara meyilli olabiliyor. İşte bu kadar önemli etkileri olan bir kavram aslında zoraki evlilik.” diye ifade ediyor. 

EN BÜYÜK NEDEN: GELENEK

Gelenek adı altında ülkemizde çok fazla zoraki evlilik gerçekleşiyor. Ülkede adı konmuş 10’dan fazla zoraki evlilik türü olduğunu söyleyen Reva “Örneğin; taygeldi evliliği, levirat (kayınbiraderle evlilik), sorarat (baldızla evlilik), berdel, kuma, başlık parası, öç karşılığı evlenme, beşik kertmesi, kan bedeli evliliği, çocuk evlilikleri gibi pek çok zoraki evlilik türü var. Dikkat ederseniz isim konulmuş zoraki evlilik türleri var. Bu şu demek; bu evlilik türleri isim dahi konulacak sıklıkta yaşanıyor!” 

Zoraki evliliğin ve çocuk yaşta evlendirilmenin altında yatan sebeplerin çeşitli olduğunu belirten Reva “Başlıca nedenler; eğitimsizlik, gelenekler, töre ve aşiret faktörü, kadının özgür davranışını kontrol, aile içi şiddet, ekonomik sebepler, tecavüze uğrama, toplumsal ve aile içi baskı ve göç olarak karşımıza çıkıyor.” diyor. Reva, yaptıkları saha araştırmasında katılımcıların yüzde 85’inin zoraki evliliğin nedeni olarak “gelenek, görenek, töre, aşiret” faktörünü belirttiğini ifade ediyor.

 Proje afişi

“ZORAKİ EVLİLİK SUÇ SAYILMALI”

Bu zoraki evlilikleri engellemek, yürütülecek politikalar ile mümkün. Reva, kadınların durumunun güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerçekleşmesi için temel gereklerin uygulanması gerektiğini belirtiyor. Reva “Erkek çocuk istemi baskısı, geleneksel evlilikler, başlık parası gibi konularda özellikle taşrada vali, kaymakam, muhtar, toplum önderlerinin daha duyarlı davranması sağlanmalı. Çok eşlilik, erken yaşta evlilik, resmi nikahın olmaması, kız çocuklarının okula gönderilmemesi, nüfusa kayıtlı olmama gibi konularda yasaların uygulanması titizlikle izlenmeli. Gelinlik satan mağazaların çocuklar için gelinlik satmamalarına dair girişimler ve ‘çocuklar için gelinlik satmıyoruz’ kampanyaları başlatılmalı.” diye ifade ediyor.

Zoraki evliliklerin İngiltere, Belçika, Norveç, Almanya, Kanada gibi ülkelerde suç olduğunu ve hapis cezası uygulandığını belirten Reva şöyle anlatıyor: “Türk Ceza Kanunu’na göre zoraki evlilik başlı başına bir suç değil. Zoraki evliliklerde (örneğin berdel yaptığı, başlık parası aldığı ve erkek çocuk istemi ile kadına baskı yaptığı tespit edilen kişiye/kişilere) cezai yaptırım uygulanması için yasal düzenlemeler yapılmalı, ayrıca evlilikte bireyin rızası alınmaması durumunda zoraki evlilik suç ve ceza kapsamına alınmalı.” 

“EĞİTİMLER YAYGINLAŞMALI”

Bölgede çalışan profesyoneller de zoraki evlilikler konusunda tam olarak bilgi sahibi değil. Mersin, Diyarbakır, Şanlıurfa ve İstanbul illerinde alanda çalışan psikolog, rehber öğretmen, eğitimci, hekim, hukukçu, sosyal hizmet uzmanı gibi toplam 296 profesyonele anket uyguladıklarını söyleyen Reva sonuçları şöyle açıklıyor: “Çalışma, alanda çalışan profesyonellerin sadece yüzde 46’sının aile izni ile evlenme yaşının (17) doğru olarak bildiğini ortaya koydu. Alanda çalışan profesyonellerin yüzde 27’si 18 yaş, yüzde 20’si 16 yaş, yüzde 6’sı 15 yaş derken, yüzde 1’i de 12 yaş yanıtı verdi. Alanda çalışan profesyonellerin yüzde 10’u 18 yaşından küçüklerin evlenmesine olumlu baktığını belirtti. Alanda çalışan 100 kişiden 9’u çocuk evliliğini zoraki evlilik olarak görmediğini belirtti. Ankete katılan profesyonellerin yüzde 35’i taygeldi evliliğini bilmiyor. Alanda çalışan her 3 profesyonelden 1’i zoraki evlilik tehlikesi halinde nereye başvuracağını bilmiyor. Alanda çalışanların yüzde 31’i Alo 183 hattını bilmezken, ankete katılan profesyonellerin yaklaşık yüzde 10’u zoraki evlilik tehlikesi halinde ülkemizde geçerli bir hat dahi olmayan 911 yanıtını verdi.” Zoraki evliliklerle ilgili farkındalık eğitimlerinin yaygınlaşması gerektiğini ifade eden Zeynep Reva, tüm kurumları bu konuda destek olmaya çağırıyor.

Web sitesi: zorakievlilik.org / imdat.org

NE YAPILABİLİR?

Zeynep Reva, zoraki evliliğe maruz kalanların veya tehlike altında olanların şu hatlara başvurabileceğini belirtiyor:

- Alo 183 - Sosyal Destek Hattı

- Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü

- Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü

- Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü

- Baroların Kadın Hakları Merkezleri/Komisyonları 

- Baroların Çocuk Hakları Merkezleri/Komisyonları

- Belediyelerin Sosyal Hizmet Merkezleri

- Konuyla İlgili Sivil Toplum Kuruluşlar

- İMDAT – Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği

“HEGEMONYA” FİLMİ YAYINDA! 

Kadın Hakları Dijital Veri Platformu’nun projesi olan ve Handan Uslu’nun yönettiği Hegemonya kısa filmi, 25 Kasım’da izleyici ile buluştu. Dokuz kadının hikayesini anlatan bu filmde, kadınlar şiddet deneyimlerini ve şiddetle olan mücadelelerini anlatıyor. Belgeselde aynı zamanda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcileri ve İMDAT Derneği'nden Av. Zeynep Reva da deneyimlerini aktarıyor. Filmi “Women's Rights Digital Data Platform” YouTube kanalından seyredebilirsiniz.

Ana Görsel: Hale Güzin Kızılaslan / csgorselarsiv.org


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.