Haftalık Bağımsız Gazete 27 Ekim 2020

“Yeşil alan azaldı, kıyılara erişim yok”

İBB tarafından hazırlanan İstanbul Kentsel Analiz Raporu'na göre, İstanbul’daki binaların yüzde 67,8’i deprem öncesi inşa edildi, tarım alanları son 25 yılda yaklaşık yüzde 25 oranında azaldı, kıyılarınsa yüzde 40’ı erişilemez durumda

“Yeşil alan azaldı, kıyılara erişim yok”
Erhan DEMİRTAŞ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı Vizyon 2050 Ofisi, İstanbul Kentsel Analiz Raporu’nu yayınladı. Raporda; yeşil alanlar, kıyılardaki yapı yoğunluğu, nüfus, ulaşım, yapı stokuna ait güncel veriler gibi bir çok konuya ait bilgilere yer verildi.

“YÜZDE 17,5’İ YOK EDİLDİ”

Rapora göre, İstanbul’un kentsel alanları 1980'li yıllardan beri kuzeye doğru büyüdü ve bu durum kırsal alanları baskı altına aldı. Kırsal alanlar baskı altında tutulurken, 30 yılda İstanbul’un orman alanlarının yüzde 17,5’i yok edildi. Buna göre; İstanbul’daki orman alanları 1990 yılında 285 bin hektar iken 2020 yılında yaklaşık 50 hektar gerileyerek 285 bin hektara düştü.

Raporda ayrıca tarım alanlarının azalmasına da dikkat çekildi. İstanbul’daki tarım alanlarının son 25 yılda yüzde 25 azaldığı vurgulanırken, şu ifadelere yer verildi: “1995 yılında 93 bin 560 hektar olan tarım alanları, yaklaşık yüzde 25 gerileyerek 2020 yılında 71 bin 852 hektara düştü.Kanal İstanbul gerçekleştirildiği takdirde tarım alanlarının toplam yüzde 40’ını kaybedeceğiz.”

“MEGA PROJELER TEHDİT EDİYOR”

Raporda, Kuzey Marmara Otoyolu, üçüncü havalimanı, üçüncü köprü ve Kanal İstanbul gibi mega projelerin yürürlüğe konulmasıyla İstanbul’un kuzeyinin zarar gördüğü belirtilirken, somut olarak şu bilgiler paylaşıldı:

- Üçüncü Havalimanı inşaatı ile 61,9 orman alanı ve 2,11 kilometrekare  tarım alanı yok edildi.

-Üçüncü Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu inşaatı ile 32,4 kilometrekare  orman alanı ve 6,7 kilometre kare tarım alanı yok edildi.

-Kanal İstanbul projesi hayata geçirildiği takdirde 4,1 kilometrekare hektar orman alanı ile 134,5 kilometrekare tarım alanı yok edilecek.

“BARINMA SORUNU ÇÖZÜLMÜYOR”

Raporda, 1999’dan beri deprem için toplanan ve miktarı 72 milyar liraya ulaşan özel tüketim vergilerinin binaların güçlendirilmesi ve dönüştürülmesi için kullanılmadığı ifade edilirken, İstanbul’daki binaların yüzde 67,8’inin 2000 yılı öncesinde inşa edildiği de paylaşıldı. Raporda ayrıca şu bilgilere yer verildi:

- Türkiye’deki satılık konutların yüzde 28’i İstanbul’da yer alıyor.

- İstanbul’da Şubat 2020 sonu itibarıyla 250 binden fazla boş konut bulunuyor.

- İstanbul’da toplam 1,13 milyon adet konut kayıtlı ve 2000 yılı öncesi inşa edilen 793 bin 800 bina yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.

YEŞİL ALANA HASRETİZ

Rapora göre, dünyanın önde gelen şehirleri kişi başına düşen yeşil alan miktarına göre sıralandığında İstanbul sonuncu sırada. World Cities Culture Forum’un 2019 yılında yaptığı araştırmada, İstanbul 2015 yılı verilerine göre 37 şehir arasında kişi başına düşen 2.2 metrekare kişi yeşil alan miktarı ile son sırada yer alıyor. 4 yıl içinde bu oran biraz artsa da rapora göre İstanbul’da 2019 yılında kişi başına düşen aktif yeşil alan 2.67 metrekare. Kişi başına düşmesi gereken 15 metrekare yeşil alan hesabına göre Silivri, Çatalca, Sarıyer ve Arnavutköy ilçeleri dışında diğer tüm ilçelerin yasal standartların altında kaldığı görülüyor.

“KIYILARIN YÜZDE 40’I ERİŞİLMEZ”

Raporda çarpıcı bir bilgi de kıyılarla ilgili. Toplam uzunluğu 690 kilometreyi bulan İstanbul kıyılarının yüzde 40’ına erişelemiyor. Yüzde 42’si erişilebilir,

yüzde 18'i yarı erişilebilir olsa da bu alanlarda üniversite kampüsleri, iskele, liman, kamu binaları gibi yapılar yer alıyor. Vatandaşların erişemediği yüzde 40’lık bölümde ise özel konutlar ve askeri alanlar yer alıyor. Raporda, 2002 yılından itibaren hayata geçirilen mega projeler ile kıyı alanlarının erişilebilirliği gittikçe daraldığı vurgulanırken, özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen olumlu ÇED raporlarına rağmen kıyı alanlarının bütünlüğünü bozan ve yasal mevzuatlara aykırı projelerin hayata geçirildiği ifade edildi.

“SON 25 YILDA AZALDI”

Raporda İstanbul’un ulaşım haritası da çıkarıldı. Paylaşılan bilgilere göre;

-       Bin kişiye düşen metro ağı uzunlukları baz alınarak yapılan şehirler sıralamasında İstanbul tüm şehirler arasında 21. sırada yer alıyor.

-       Gün içerisinde İstanbulluların yüzde 35’i 12 kilometreden fazla mesafe giderek diğer şehirlere kıyasla en fazla mesafeyi gidiyorlar.

-       Bir boğaz ve deniz kenti olan İstanbul’da 1994 yılında deniz ulaşımının toplu taşıma içindeki oranı yüzde 5,65 iken 2009 yılında yüzde 2,90’a geriledi. 2019 yılında ise bu oran yüzde 4,90’a çıktı.

-       Bisikletli ulaşım, İstanbul’un en yetersiz olduğu alanlardan biri.

-       İstanbul, dünyada en fazla trafik sıkışıklığı yaşanan 9. şehir.

“HAVA KİRLİ, SU KAYNAKLARI AZ”

Raporda ayrıca İstanbul’un ekoloji ve iklim değişikliğine dair verilere de yer verildi:

-  İstanbul’da su kaynaklarının yalnızca yüzde 52,4’ü dolu. İstanbul’da kişi başına temin edilen su miktarı İstanbul’da yıllık 195 litre. Su kaynaklarındaki azalma ve nüfus artışı olması sonucunda, İstanbul’da yıllık su ihtiyacı artacağı bekleniyor.

- İstanbul, 2017 yılından beri hava kirliliğine bağlı ölüm sayısının en fazla olduğu il. İstanbul’da hava kirliliğine bağlı olarak yalnızca 2019 yılında 3 bin 761 ölüm yaşandı.

- İstanbul sera gazı salım miktarıyla ülke sıralamasında birinci , dünya sıralamasında 26. sırada yer alıyor.

“GENÇ İŞSİZ SAYISI ARTIYOR”

İstanbul'da işsizliğe de değinilen raporda genç işsizliğin kalıcı hale geldiği, emeklilik sonrası çalışmanın da arttığına dikkat çekildi. Rapora göre İstanbul’da aktif olarak 277 bin üniversite mezunu iş arıyor. ABD Doları cinsinden hane halkı aylık gelirleri 2006 yılı seviyesinin altında kaldı. Yani gelirler 2013 yılından itibaren düzenli olarak azaldı. Yoksulluk 2017 yılından itibaren hızla artıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.