Haftalık Bağımsız Gazete 20 Mayıs 2018

Türkiye’nin deprem haritası değişti

Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası, AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yenilendi. Haritayı değerlendiren Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Kadıköy’ün sahil kesimlerine doğru deprem tehlikesini belirleyen yer hareketi ivmesinin yüzde 10 kadar arttığını söyledi

Türkiye’nin deprem haritası değişti
Erhan DEMİRTAŞ

En son 1996 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası, AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yenilendi, 18 Mart 2018 tarih ve 30364 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yeni harita 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” de hazırlandı.

Yönetmelikle, yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek resmi ve özel tüm binaların deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi için gerekli kurallar ve koşullar belirlendi. Yüksekliği 105 metre ve daha fazla olan binalara, “Yapı Sağlığı İzleme Sistemi” kurulması zorunlu hale getirildi. İzleme sisteminin bakımından ve korunmasından yapı sahipleri sorumlu olacak. İnşaat sektöründe çalışanların, tasarımlarını yaparken her türlü değer, grafik ve kullanacakları katsayılara AFAD Başkanlığının internet sayfasından ulaşılacak. Yeni yönetmelikle, daha önce yayımlanan “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik” de yürürlükten kaldırıldı.

ADRESİNİ GİR ÖĞREN

Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası da AFAD Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) tarafından desteklenen “Türkiye Sismik Tehlike Haritasının Güncellenmesi” başlıklı proje ile kamu ve üniversite işbirliği kapsamında hazırlandı ve güncel veriler dijital ortama aktarıldı. Uygulamayı kullanmak isteyen vatandaşlar, Türkiye Deprem Tehlike Haritaları İnteraktif web uygulamasının (  https://tdth.afad.gov.tr/) sol üst bölümünde yer alan “raporlama” sonra da “koordinat bilgileri”  bölümüne girerek, erişmek istedikleri yerin deprem tehlikesini görülebilecekler.

AFAD’ın yaptığı açıklamada yeni haritanın,  en güncel deprem kaynak parametrelerinin, deprem katalogları ile yeni nesil matematiksel modellerin dikkate alınarak hazırlandığı bilgisi paylaşıldı. Daha fazla ayrıntılı verinin yer aldığı yeni haritada, bir önceki haritadan farklı olarak deprem bölgeleri yerine “en büyük yer ivmesi” değerleri gösterildi ve “deprem bölgesi” kavramı ortadan kaldırıldı.

Yeni deprem yönetmeliğini ve tehlike haritasını değerlendiren İTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, deprem yönetmeliklerinin ve tehlike haritalarının 1947 yılından bu yana güncellendiğini ama uygulamaların çoğunlukla denetimsiz kaldığını söyledi. 1996’dan bu yana meydana gelen depremler, bulunan yeni diri faylar ve değişen teknik standartlar nedeniyle mevcut yönetmeliğin ve deprem tehlike haritasının değişmesinin zorunlu olduğunu söyleyen Eyidoğan, “Yeni yönetmeliğin ve deprem tehlike haritasının çıkarılmasında geç bile kalındı. Özellikle bu gecikme süresi içerisinde büyük şehirlerimizde çok sayıda yüksek bina deprem yönetmeliği olmadan inşa edildi. 1 Ocak 2019’da uygulamaya girecek yeni yönetmelikle yüksek binalar için yönetmeliğe uyarak özel hesaplar yapılması gerekiyor. Bu durumda 1 Ocak 2019’dan önce yapılan yüksek binaların durumunun nasıl değerlendirileceği merak konusu olacak.” diye konuştu.

“42 İLDE TEHLİKE AZALDI”

Yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın “olasılıksal sismik tehlike hesap yöntemi” kullanılarak ve ülke sınırlarının 200 km dışında olan deprem kaynaklarının da dikkate alınarak hazırlandığını söyleyen Eyidoğan, şu bilgileri paylaştı: “Yeni deprem yönetmeliğinde beş tür zemin sınıfı belirlenmiş. Beşinci tür zemin en zayıf zemini temsil eder ve özel araştırma ve değerlendirme gerektirir. AFAD sayfasında yer bilgileri girildiğinde sistemden özet tehlike raporu elde edilecek. Yeni yönetmelikte tehlike hesaplarına faya yakınlık derecesi de eklenmiş. Haritalarda sarı renkli yerler düşük tehlikeli”, kırmızı yerler ise “yüksek tehlikeli” yer ivmesini gösteriyor. AFAD’ın beyanına göre yeni haritada toplam 52 il merkezinin deprem tehlike değeri değişmiş. Buna göre 46 il merkezinin deprem tehlikesi azalmış, 6’sının ise yükselmiş. Ancak noktasal dağılım olarak bakıldığında çok sayıda alanın deprem tehlike değerinin önceki haritaya göre bazı yerlerde 2 kata çıkan değerlere ulaştığı görülüyor. Kadıköy’ün sahil kesimlerine doğru deprem tehlikesini belirleyen yer hareketi ivmesi yüzde 10 kadar artmış. Ancak zeminin zayıf olduğu yerlerde oluşacak sismik büyüme nedeniyle bu değer daha da artacaktır.”

“ESKİSİNE GÖRE DAHA İLERİ”

Yeni yönetmeliğin eskisine göre daha çağdaş bir yönetmelik olduğunu söyleyen Eyidoğan, şu uyarılarda bulundu: “Yönetmeliğin, 22 yıl önce hazırlanan deprem yönetmeliği ve tehlike haritası gibi unutulup onlarca yıl kullanılması yerine zaman zaman güncellenmesi gerekiyor. Deprem tehlike haritasında verilen tüm “yer hareket ivme” ve “parçacık hızı değerleri” sağlam zemine göre verilmiş. Zemin özellikleri kötüleşen yerlerde depreme dayanıklı yapı tasarımında zemin etütleri daha da önem arz ediyor. Bu nedenle AFAD’ın sitesinden elde edilen noktasal ivme veya partikül hızı değerleri inşaat alanının zemin değerine göre gözden geçirilmelidir. Zemin zayıflıkları nedeniyle artan deprem ivme değerlerinin bulunduğu alanlarda inşaat maliyetlerinin artması söz konusu olacaktır. Bu durum nedeniyle inşaat kalitesi denetimi daha da önem kazanmaktadır. Yeni yönetmelik ve tehlike haritası nedeniyle inşaat, zemin etüt ve yapı denetim şirketleri dahil ilgili sektör elemanlarının yönetmelik yürürlüğe girmeden yoğun bir programla bilgilendirilmesi ve uygulamaya hazırlanması gerekiyor.”

 Semt ya da mahalle bazlı sorgulama yapmak isteyen vatandaşlar, , https://tdth.afad.gov.tr/  adresine giriş yaparak  tehlike haritasının detaylarına ulaşabilir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.