Haftalık Bağımsız Gazete 11 Nisan 2021

Sosyal medya Clubhouse ile çalkalanıyor

Sosyal medya yeni bir platformla çalkalanıyor: Clubhouse. Mayıs 2020’de bin 500 kullanıcısı olan platforma giriş yapan kişi sayısı 2 milyonu geçmiş durumda. Türkiye’de de binlerce kişinin üye olduğu uygulamayı iletişimci, yazar Ümit Alan anlattı

Sosyal medya Clubhouse ile çalkalanıyor
Fırat Fıstık

Kısa sürede yayılan Clubhouse kendini şöyle tanımlıyor: “Dünyanın her yerinden kullanıcıların istedikleri her an hikayeler anlatması, çeşitli konular hakkında fikir alışverişinde bulunması, sosyal ilişkilerini güçlendirmesi ve yeni insanlarla tanışmasını sağlayan ses tabanlı yeni bir platform.”

Uygulamada, odalara dahil olabiliyor, siz de istediğiniz zaman bir oda açabiliyorsunuz. Şimdilik sadece İOS kullanıcıları, davetiyeyle uygulamaya girebiliyor ancak kısa sürede Android kullananların da uygulamaya girmesi bekleniyor.

Uygulamaya giren kullanıcılar kendi telefon numaralarıyla gerçek bir profil oluşturuyorlar. Clubhouse, bir şikayet gelmemesi durumunda ses kayıtlarının tamamının silindiğini söylerken, bir konuşma için şikayet olursa Clubhouse yönetimi tarafından konuşma dinleniyor, duruma göre hareket ediliyor. 

Özellikle ABD, Almanya ve Japonya’da hızla yayılan uygulama diğer ülkelere de sıçradı. Türkiye’de de geçen hafta, binlerce kullanıcının kayıt olduğu uygulama Çin’de ise yasaklandı. Dünyada Tesla CEO’su Elon Musk’ın uygulamaya katılması gündem olurken, Türkiye’de de özellikle Boğaziçi Üniversitesi protestoları için açılan odalara, her gün 5 bin kişi katıldı. 

“EKŞİ SÖZLÜK’ÜN İLK ZAMANLARI GİBİ”

İletişimci, yazar Ümit Alan, ses alanında çığır açan bir uygulama olarak Clubhouse’u şöyle değerlendirdi: “Podcast formatının yükselişi, ekran yorgunluğu ve özellikle Twitter’ın başta sesli tweet olmak üzere ses alanına yaptığı yatırımlardan ötürü, böyle bir sosyal medya platformunun çıkışı sürpriz olmadı. Denenmeyen bir tek bu kalmıştı. Ayrıca Twitter’ın bir süredir Audio Spaces adıyla Clubhouse’e çok yakın bir formatı test ettiğini de biliyoruz. Daha önce video formatı çok yükselmişti, ‘artık her şey video olacak, yazılı sosyal medya bitiyor’ dendi, şimdi aynı şeyleri Clubhouse ile birlikte sesli formatlar için söylüyorlar. Başta böyle bir heyecan oluyor hep. Konuya daha sakin yaklaşıyorum. Bu kontrollü giriş ve içerideki kitlenin nispeten yüksek profilli insanlar olması bakımından Ekşi Sözlük’ün ilk zamanlarına benzettim, ama böyle kalmayacağını biliyorum. Ayrıca pandemideki sosyalleşme özlemi nedeniyle şiştiği ve pandemi sonrası sönebileceği öngörüsü de var.”

“Gazetecilik açısından getirisinden çok götürüsü olacak bir platform olarak görüyorum” diyen Alan, “Elbette haber kaynaklarına çok kolay ulaşmak, çeşitli tartışmaları canlı izlemek açısından avantajları olacaktır. Basın toplantısı düzenlemek için bile zemin olabilir. Tweet atmak yerine orada bazı gazetecileri toplayıp doğrudan konuşmak siyasilerin tercih edeceği bir yöntem olabilir.” diye konuştu.

“DEZENFORMASYON ARTABİLİR”

Yanlış bilgi ve yalan haberin yayılması konusunda şüpheler de var. Alan, bu konuya dair şunları söyledi: “Özellikle açılan odaların konuşma bittikten sonra buharlaşıyor olması, geriye bir kayıt kalmaması büyük risk. Dezenformasyona büyük fırsatlar verebilir. Gazetecilerin buradan çıkan haber konularını çok iyi doğrulamaları gerekecektir.”

Bir diğer risk ise sosyal medya platformları için çok fazla tartışılan, herkesin sadece kendi “mahallesindeki” insanlarla konuştuğu, kendi gibi düşünen kişilerle “yankı odalarında” buluştuğu bir durum oluşması. Alan, “Karşıt görüşlerden insanların biraraya gelip konuşacağını sanmıyorum” dedi ve ekledi: “Diğer sosyal medya mecralarındaki kutuplaşma mirası buraya da taşınacak ve burada kendini büyütecek diye düşünüyorum. Boğaziçi Üniversitesi eylemleri nedeniyle hızla siyasi tartışmalara zemin olduğunu gördük ama bu böyle kalmayabilir. Aynı fikirdeki insanların tartışması çok hoş ve izlenebilir bir şey değil zira. Eğer öyle olsaydı şu anki CNN Türk gibi mecralar da çekici olurdu. Çünkü oralarda da genelde aynı fikirdeki insanlar tartışıyormuş gibi yapmaya çalışıyor. Menemen soğanlı mı olur soğansız mı, turşunun iyisi sirke ile mi olur limon mu gibi konular lazım ki insanlar odalarda kalmak istesin. Clubhouse’a giriyor ve sık sık dinleyici oluyorum ama iki atasözünü de hiç unutmuyorum; birincisi ‘Söz uçar, yazı kalır’, ikincisi ‘Çok muhabbet tez ayrılık getirir.” 

Platforma üye olmanın iki yolu var:

  • Platform üyeleri sınırlı sayıda davetiyeye sahip. Tanıdığı kullanıcıları bu davetiyeler üzerinden davet edebiliyorlar.

  • Uygulamayı indirip, kayıt olduktan sonra bekleme sırasına giriyorsunuz ve telefon rehberinizde, uygulamayı kullanan biri size referans olup üyeliğinizi onaylayabiliyor. 

Clubhouse’ta üç çeşit oda var:

  • Açık oda: İsteyen herkesin katılabildiği odalar. 

  • Sosyal oda: Arkadaş olanların katılabildiği odalar. 

  • Kapalı oda: Sadece seçilen/davet edilen kişilerin katılımcı olduğu, ana akışta da görünmeyen odalar.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.