Haftalık Bağımsız Gazete 12 Nisan 2021

“Kod 29 suistimal ediliyor”

Pandemi nedeniyle yasak olsa da işverenler “Kod 29”u gerekçe göstererek işten çıkarmalara başladı. Avukat Yelda Koçak ile işçiyi zor durumda bırakan Kod 29’u konuştuk

“Kod 29 suistimal ediliyor”
Evin Arslan

Pandemi sürecinde işverenlerin işçileri “Kod 29” ile işten çıkardıklarını sıklıkla görmeye başladık. Kod 29 yasaya yeni giren bir kod olmasa da özellikle işverenlerin işçileri çıkartabilmeleri için kullandıkları bir araç haline geldi. 

Avukat Yelda Koçak bu kodun, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı sebebiyle patrona iş sözleşmesini feshetme hakkını veren bir düzenleme olduğunu ifade ediyor. Çoktandır bu maddenin hukukumuzda olduğunu belirten Koçak, pandemi ile birlikte işçiler aleyhine suistimal edildiğini dile getiriyor.

“Ahlak ve iyi niyet kuralları” denildiğinde ucu açık bir düzenleme gibi gözükse de Koçak, çok esnek bir madde olmadığını söylüyor. Koçak “Sonuçları çok ağır olduğu için kanunda ve Yargıtay – üst mahkeme- uygulamalarında gerçekten somut bir delil ve durum söz konusu değilse patronun bu maddeden yani Kod 29’dan işçi çıkarması sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Ancak ucu çok açıkmış gibi yorumlanıyor patronlar tarafından ve işçiler son dönemde sıklıkla bu madde ile çıkarılıyor. Oysa iş yerinde hırsızlık yapmak, zimmetine para geçirmek, başka bir işçiye cinsel tacizde bulunmak, patrona veya diğer işçilere sataşmak, ard arda iki gün mazeretsiz işe gelmemek, iş güvenliğini tehlikeye sokmak gibi ciddi durumlarda uygulanan bir madde.” diyor.

AĞIR SONUÇLARI VAR

Avukat Koçak, bu kodla işten çıkarılan bir işçinin kıdem, ihbar tazminatı alamadığını ve işsizlik ödeneğinden faydalanamadığını söylüyor. Ayrıca işçinin sicilinde Kod 29’dan ötürü işten çıkarıldığı bilgisi yer alıyor. “Kod 29’dan ötürü işten çıkartılan bir işçinin sicilinde bu durum yer aldığı için işçiler açısından yeni bir iş bulabilme imkanlarını da son derece kısıtlayan ve işçiye sürekli olarak şüphe ile yaklaşılmasına neden olan bir uygulama.” diyen Koçak şöyle devam ediyor: “Böyle bir maddeden işten çıkarılmak işçi açısından özellikle de kadın işçiler açısından toplumsal cinsiyet rolleri de düşünüldüğünde son derece dezavantajlı bir durum yaratmakta. Kadın işçi kovulduğu iş yerinde ‘ahlaka’ aykırı bir fiili olmadığını ispatlamak zorunda bırakılıyor. Ahlak, haysiyet, namus gibi kavramlar sıklıkla kadınlar aleyhine dillendirilen kavramlar olup böylesi ithamlarla işten atılmak kadın işçileri damgalayıcı bir etki de gösteriyor.” 

TEK ÇÖZÜM: DAVA ETMEK

Yelda Koçak, kanun ve Yargıtay uygulamalarına rağmen patronların Kod 29’u bu kadar kolay uygulamalarının sebebinin, işçilerin uğradığı haksızlığı ispat etmek için dava yoluna başvurmaktan başka bir seçeneğin olmaması olduğunu söylüyor. Ülkemizde davaların sonuçlanma hızının çok düşük olduğunu söyleyen Koçak “Kod 29’dan işten atılan bir işçinin bunun gerçek olmadığını beyan edip, dava açıp patronunun haksız olduğunu ispatlaması ortalama iki yıl süren bir iş davası ile olabiliyor. İşçilik alacakları davasının bu kadar uzun sürmesi ve işçinin başlangıçta dava açma masraflarına da katlanmak zorunda olması patronları daha da cesaretlendiriyor. Patronların haksız çıktıkları durumda işçinin zaten hakkı olan tazminatları ödemeleri dışında başkaca uygulanan bir yaptırım yok.” diyor.

Koçak, eğer işçiler davayı kazanırsa hakkı olan kıdem, ihbar tazminatını alabileceklerini ve koşullar uygunsa işsizlik ödeneğinden faydalanabileceklerini ancak bunun ancak ortalama iki yıl süren davanın sonucunda olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca İstinaf’a Yargıtay’a gitmesi durumunda sürecin yine uzayabileceğini belirten Koçak, dava açmadan bu kodu kaldırmanın bir yolunun olmadığını ifade ediyor.

Koçak “Kod 29 ile çıkartılmak istenen bir işçinin işverenin tek taraflı tuttuğu ve işçiye imzalatmaya çalıştığı tutanakları imzalamaması çok önemli. Önemli olan bir diğer konu da Kod 29’dan bağımsız, işverenlerin işçilerin işten çıkışlarını arabuluculuk aracılığı ile yapmalarıdır. Son zamanlarda bu sorunla da sık sık karşılaşıyoruz, patron iş yerine getirttiği ve tarafsızlığı tartışmalı olan arabulucular aracılığı ile iş sözleşmelerini fesih ettiriyor ve bu da bir anlamda dava yolunu kapatıyor ya da dava açılmak istendiğinde önce söz konusu arabuluculuk tutanağının iptalini istemek gerekiyor. Arabulucu eşliğinde imzalanacak belgelerin de dikkatlice incelenip imzalanması gerekir.” diyor. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.