Haftalık Bağımsız Gazete 25 Nisan 2017

“Kadının yalnızca adı olmasın”

Artshop Yayıncılık, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamak amacıyla Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde Türkiye’den ve yurtdışından konuşmacıların yer aldığı panel düzenledi

“Kadının yalnızca adı olmasın”
Kaan DERTÜRK

Kadıköy, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutladı. Artshop Yayıncılık, 5 Mart Pazar günü Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde Uluslararası 8 Mart Dünya Kadınlar Günü paneli gerçekleştirdi. Türkiye’den ve yurtdışından konuşmacıların yer aldığı panelde Türkiye’den gazeteci Yazgülü Aldoğan, İsrail’den Dorit Weisman ve Arnavutluk’tan Helena Halilaj yer aldı. Tuba Emlek ve Hilal Karahan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde Fügen Kıvılcımer de kadın şairlerden şiirler okudu. Yaklaşık iki saat süren panelde kadının farklı toplumlardaki yeri konuşuldu.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ARTTI”

Panel, gazeteci Yazgülü Aldoğan’ın konuşmasıyla başladı. Son yıllarda kadına yönelik şiddetin arttığına dikkat çeken Aldoğan, bu durumun sistemli bir şekilde günümüze ulaştığını söyledi. “Artık kadına yönelik şiddeti kanıksadık.” diyen Aldoğan, “Mesleğimi yaparken kadına yönelik birçok vahim haber geliyor. Cinayet, şiddet, tecavüz... Bu olaylar her gün tıpkı bir barometre şeklinde yükseliyor. Ve bir dönüşüm yaşıyoruz. Bu dönüşüm de ne yazık ki “Yeni Türkiye”nin, yeni tablosu oluyor. Bunun temel nedeni, Cumhuriyet değerlerinin kadını birey olarak görmekten vazgeçip, aile içine hapsetmesi ve sadece aile içindeki anne rolüne indirgemesi.” diye konuştu. 

“HAKLAR YETERLİ DEĞİL”

Aldoğan’dan sonra söz alan İsrailli çevirmen ve şair Dorit Weisman ise kendi ülkesindeki kadın haklarınının durumunu anlattı. Kadın haklarının evrensel bir sorun olduğuna değinen Weisman, “Açıkçası kendi ülkem ile sizin ülkenizin kadın haklarını kıyaslayabilecek yeterli bilgiye sahip değilim. Fakat kadına verilen haklar ne yazık ki tüm ülkelerde yeterli seviyede değil. İsrail, her ne kadar Ortadoğu’daki gelişmiş bir ülke olsa da kadın hakları konusunda çok gelişmiş bir ülke değil. Ülkemde kadın hakları savunucusuyum. Kadınlara yönelik çeşitli kötü olaylara tanıklık ediyorum. Kadın haklarına dikkat çekmek için de alanımla ilgili çeşitli çalışmalar yapıyorum. İki yıl önce 300 sayfadan oluşan 200 şiirin yer aldığı bir antoloji oluşturdum. Kitapta yer alan kadın şairlerin, kadın haklarıyla ilgili protest şiirlerini seçtim. Şu an bu kitap İsrail’de en çok satanlar arasında. Kitap sayesinde kadının yalnızca adı olmasın demeye çalıştık.” dedi.

“KADIN VE ERKEK EŞİTLENDİ”

Akademisyen Helena Halilaj, ülkesindeki kadınların diğer ülkelerdeki kadınlardan daha güçlü olmasının, bir dönem komünizmin egemen olmasıyla bağlantılı olduğunu belirterek, “Osmanlı’dan ayrılıp bağımsızlığını ilan eden Arnavutluk, ortak mirastan kalma birçok sorunu da beraberinde yaşadı. Bu sorunların en başında ise kadın sorunu geliyordu. Kadınlara verilen değersizlik, aşağı görme durumu Arnavutluk’ta, komünist yönetimin egemen olmasıyla büyük ölçüde aşıldı. Kadınlarımız, çoğu Avrupa ülkesindeki kadınlardan güçlü ve toplumda erkeklerle eşitler. Bunu yapansa Arnavutluk’un uzun bir dönem komünist toplum yapısında bulunması oldu. Komünist yapılanmadan önce ataerkil bir toplum yapısı yaşamda söz sahibiyken komünizmle birlikte kadın ve erkek eşitlendi. Fakat komünizm de her şeyi çözebilmiş değil. Arnavutluk’un demokratik yönetime geçmesiyle birlikte kadına dair birçok sorun da gün yüzüne çıktı. Tek söyleyebileceğim ülkemin bir dönem yaşadığı komünist rejim ile günümüzde kadın ve erkeğin diğer ülkelere oranla daha eşit olması.” diye konuştu

Panel, Fügen Kıvılcımer’in Gülten Akın ve Sennur Sezen’den okuduğu şiir seçkisi ile son buldu. 

Kadın ve kedi tek sergide…

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleşen ressam Gülay Baran’ın kişisel sergisinde, kadın ve kedi tek bir sunum halinde sanatseverlerle buluşuyor

Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle ressam Gülay Baran’ın “Kadın: aşkım kedi… dedi” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 4 Mart Cumartesi günü açılışı gerçekleşen sergide, kadın ve kediyi aynı resimlerde buluşturan 40 farklı çalışma görülebilir. 31 Mart tarihine dek açık olacak sergi, bir buçuk yıllık bir emeğin ürünü olarak ziyaretçileri bekliyor.

“KEDİLERİ ÇOK SEVİYORUM”

Gazete Kadıköy olarak Gülay Baran ile kişisel sergisi üzerine konuştuk. Ankara’da ikamet eden Baran, resim eğitimini Bilkent Üniversitesi’nde eğitim almış. Usta ressam Haluk Evitan ile uzun yıllar çalışmalar yapan Baran’ın, öncesinde birçok bireysel sergisi gerçekleşmiş. “Kadın: aşkım kedi… dedi” sergisinin oluşma sürecini ise Baran şöyle anlatıyor: “Sanat hayatım boyunca kedileri ve kadınları bir araya getiren çalışmalar yapmayı kendime daha uygun gördüm. Kedileri çok seviyorum. Kediler, bende inanılmaz bir merhamet duygusu oluşturuyor. Yalnız yaşadığım için kedilerin bana büyük arkadaşlık yaptığını da söyleyebilirim. Bana arkadaşlık yapan kedileri neden resimlerime taşımayayım diye düşündüm. Yaptığım resimler sonucu da bu sergi ortaya çıktı.”

“ÇİFTE MUTLULUK YAŞATTI”

Serginin, açılış tarihinin kendisi için çifte mutluluk yaşattığını belirten Baran, “Her şey kendiliğinden gelişti. Bu sergiyi öncesinde Ankara’da açtım. Kısa bir süre sonra da Ankara’da açtığım sergiyi İstanbul’a taşıdım. Serginin açılışıyla birlikte hem 1 Mart Dünya Kediler Günü hem de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamış oluyoruz. Kendimi şu an İstanbullu ve Kadıköylü hissediyorum. Buranın insanı, sanata çok değer veriyor. Ankara insanı da sanata değer veriyor ama İstanbul’un insanı bir başka. Katkılarından dolayı Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.