“Galatasaray meydanını terk etmeyeceğiz”

CHP Kadıköy, gözaltında kaybedilen yakınları için yıllardır mücadele eden “Cumartesi Anneleri”ni ağırladı

05 Ekim 2018 - 11:21

27 Mayıs 1995’ten bu yana her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemleri düzenleyerek gözaltında kaybolan yakınlarını ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban giden yakınlarının faillerini arayan Cumartesi Anneleri, son dört haftadır polis müdahalesiyle karşı karşıya kalıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Örgütü de Cumartesi Anneleri ile dayanışmak için; gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak, Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe ve Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır’ın katılımıyla bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlikte aileler yakınlarının kaybolmasından sonra yaşadıklarını ve “Cumartesi Anneleri” mücadelesini anlattılar.

“HER ZAMAN YANINIZDAYIZ”

Açılış konuşmasını yapan CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin, “1995 27 Mayıs’ında başlayan Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemine başladılar. O günden bu güne 24 yıl geçti ve bu mücadele devam ediyor. Son beş hafta bunu gerçekleştirmek için İHD önünde buluşarak Galatasaray Meydanı’na yürüyerek devam etmek istiyorlardı ama bizlerin de katıldığı 700.haftadaki eylemde baskı ve şiddetle bu engellendi. Polis ablukası büyük ihtimal devam edecek ama cesur yürekleriyle kayıplarının akıbetini öğrenmek isteyen bu insanların mücadeleleri ve adalet arayışları her zaman devam edecek. Bizler de her zaman onların yanında olacağız.” dedi.

BİR YIL 394 KAYIP…

Gözaltında kaybedilen ve cesedi daha sonra kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak yaptığı konuşmada “Hasan Ocak 30 yaşındaydı, gözaltına alındı, ailesi oğullarını bir daha görmedi, devlet ‘bizde yok’ dedi, 58 gün sonra 15 Mayıs 1995’te kimsesizler mezarlığında gömülü olduğu öğrenildi… Aslında öncelikle belki de önce ‘gözaltında kayıp nedir’ konuşmamız lazım. Devletlerin muhaliflerini yok etme şekillerinden biridir aslında gözaltında kaybetme. Neden bu yöntemi kullanırlar? Hem muhaliflerini yok etmiş olurlar hem de geride kalanlar üzerinde korku ve belirsizlik bırakarak hareket etmemesini, karşı durmamasını isterler yönetenler. 80’lere geldiğimizde gözaltında kaybetme politikası Türkiye’de sistematik bir biçimde uygulanmaya başladı. 90’lara geldiğimizde özellikle Kürt illerinde sayısız insan gözaltında kaybedildi. Onları arayacak, hesabını soracak kişilerin de kaybedildiği bir dönem yaşadık. 90’lara geldiğimizde; ‘94 Mart’ı ile ‘95 Mart’ı arasında İHD’ye yapılan kayıp başvurusu 394’tü. Artık bir şeyler yapmalıydık ve çıktık Galatasaray Meydanı’na. Hepimizin dünya görüşü ayrıydı, bakış açısı farklıydı. Fakat taleplerimiz aynıydı: Gözaltında kayıplar son bulsun, kayıplarımız bulunsun ve sorumlular yargılansın!”

“BU ÜLKENİN YÜZ AKLARI…”

Evinden kaçırılarak katledilen Özgür Gündem muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe yaptığı konuşmada, “Benim ağabeyim 93 yılında katledildi. 95’den beri ailem hep Galatasaray’daydı. Galatasaray Meydanı bırakılmaması gereken bir meydan. Ben oradaki insanların bu ülkenin yüz akı olduğuna inanıyorum. Biz muhalefet etmek için de orada değiliz. Bizim kayıplarımız var, acılarımız var. Bu kadar insani bir eyleme bile nasıl müdahale ettiklerini gördünüz. Kayıplarımızın failleri yakalanana kadar o meydanı terk etmeyeceğiz.” dedi. 

“ONUN DA YAŞAMAYA HAKKI VARDI”

12 Eylül 1980’de gerçekleşen askeri darbenin hemen sonrasındaki gün gözaltına alınan ve hakkında bir daha hiç haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır, yaptığı konuşmada “Benim kardeşimin yaşam hakkına devletin zimmetindeyken son verdiler. O insanlar da bu ülkenin yurttaşıydı. Onların da bu topraklarda yaşamaya hakkı vardı. Bırakın yaşam hakkını devlet hala bir avuç mezar yeri bile göstermiyor. Ben 2006’da emekli olduktan sonra Cumartesi Anneler’yle yani gerçek ailemle tanıştım. Ailem ve benim o meydanı terk etmeye niyetimiz yok.” dedi.

Konuşmaların ardından soru-cevap kısmıyla söyleşi sona erdi.


ARŞİV