Haftalık Bağımsız Gazete 04 Temmuz 2020

Evde kalamayanlar: “Evde kalsak açlıktan öleceğiz, çalışsak virüsten”

Salgın günlerinde çalışanların durumunu sayfalarımıza taşımaya devam ediyoruz. Bir inşaat işçisi korona günlerinde de çalışmak zorunda. Üstelik çalışma saatleri artık daha fazla. 19 yıldır sektörde çalışan Mehmet Karakuzu, yaşadıklarını gazetemize anlattı

Evde kalamayanlar: “Evde kalsak açlıktan öleceğiz, çalışsak virüsten”
Fırat Fıstık

Türkiye’de ilk korona virüsü vakası ortaya çıktıktan sonra aradan bir aydan fazla süre geçti. Bu sürede hafta sonu için kararlaştırılan sokağa çıkma yasağının yanı sıra bir dizi önlem alındı. Önlemler alınmasına rağmen bazı iş kolları çalışmaya devam ediyor. Birçok işçi sosyal mesafenin korunamadığı, çalışma koşullarının daha da kötüleştiği işlerde çalışıyorlar ve salgın nedeniyle kendilerini korumasız hissediyorlar.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 11 Mart-10 Nisan tarihleri arasında virüsün işçileri nasıl etkilediğine dair bir rapor yayınladı. Rapora göre bir ayda 52 işçi korona virüsü nedeniyle hayatını kaybederken 81 iş yerinde işten çıkarma, 251 iş yerinde iş güvenliği açısından ihlal, 303 iş yerinde ücretsiz izin dayatması gerçekleşti.

Gazete Kadıköy sayfalarında önceki haftalarda kargo, market ve depo çalışanı işçilerle konuşmuştuk. Salgın sürecinde “Evde Kal” çağrılarına rağmen çalışmak zorunda olanlarla, evde kalamayanlarla yaptığımız söyleşilere devam ediyoruz. Bu sayıdaki konuğumuz ise 19 yıldır inşaat sektöründe elektrik teknisyeni olarak çalışan 33 yaşındaki Mehmet Karakuzu.

“MASKE DIŞINDA BİR ÖNLEM YOK”

Karakuzu, İstanbul’da hazır beton üretimi ve blok dökümü yapan bir inşaat firmasında çalışıyor. Firma aynı zamanda Şehir Hastanesi ve Makyol yol inşaatını da üstlenen firma.  Karakuzu, salgın süreci başladığından beri çalışmaya devam ettiklerini söylüyor ve çalışma koşullarını şöyle anlatıyor: “Çalışma saatlerinde ve vardiyalarda herhangi bir değişiklik olmadı. Aksine hafta sonları da çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu süreçte ve daha öncesinde de  inşaat işçilerinin sesini ve sorunlarını duyurmak için büyük mücadele veriyorduk. Salgınla birlikte genel önlemlerden bazıları alındı ama inşaat sektöründe çalışıyoruz. Bu şartlarda ne kadar önlem alabilirsiniz ki? Sosyal mesafe koyamadığınız bir iş sonuçta. Yanında çalışan arkadaşın olmazsa tek kişi ile yapılacak işler degil.”

İnşaat işçilerinin ortaya koyduğu emeğin tek başına bir kişiye ait olmadığını söyleyen Karakuzu, maske dışında herhangi bir tıbbi, koruma önlemi alınmadığını söylüyor. Ayrıca işçilere sadece iki adet, siyah maske dağıtılmış. İşçilerin kaldığı koğuşlar haftada bir kere dezenfekte ediliyor. Karakuzu, bu temizliğin dahi işçileri düşünerek değil patronların güvencesi için yapıldığını söylüyor. Ona göre bu önlemler göz boyamak için alınan önlemler.

“EVDE NASIL KALALIM?”

“Evde kal diyorlar da biz açlık ve yoksulluk şartları altında çalışıyoruz” diyen Karakuzu şöyle devam ediyor: “Nasıl kalalım evde? Evde kalsak açlıktan öleceğiz, çalışsak virüsten. Ülkeyi yönetenler bizi çıkmaz bir yolun kenarına getirip ortada bıraktılar. Gurbetçi işçiyiz, mevsimlik tarım işçileri gibi. Yeni bir proje varsa çalışıyoruz, yoksa açlık ve sefalete mahkumuz. Yarını göremiyoruz, ne olacak diye düşünüp duruyoruz. Belirsizlik bizi yönetenlerin iş bilmemesi yani devletin.”

Karakuzu, yaşadıkları durumu böyle anlatıyor ve sözlerini şu cümlelerle sonlandırıyor: “Kısacası ne haliniz varsa görün diyorlar bize. Biz de elimizden geldiği kadar gerek sosyal medyada gerekse gazetelerde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Patronların Ensesindeyiz Ağı sayesinde son zamanlarda iş yerindeki sıkıntılarımızı dile getirdiğimiz bir platform var artık. Bu süreçte herkesi mücadelemizi yükseltmeye, sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.”

MEMLEKETİNE DÖNENLER, DÖNEMEYENLER...

“Bizim şantiyede bu süreçte işten çıkarılan olmadı ama aldığım duyumlara göre diğer inşaatlarda işten çıkarmalar olmuş” diyen Karakuzu, şehirler arası seyahat yasağının ardından memleketlere dönüşlerle ilgili “Valiliklere başvuran bazı inşaatçılar memleketlerine döndüler. Memleketine gitmek isteyenlere baya zorluk çıkardıklarını da biliyorum. Bir arkadaşımız bir hafta beklemek zorunda kaldı. Gidemeyenler için ise İstanbul Valiliği, misafirhanesini açtığını söylüyor. Ancak kendi imkanlarıyla kalmak zorunda olan işçiler de vardır.” diyor.

Karakuzu son olarak kaldıkları koğuşların ikişer kişilik hale getirildiğini, çok steril olmasa da kendi çabalarıyla temiz tutmaya çalıştıklarını ekliyor.

Patronların Ensesindeyiz ağı nedir?

Patronların Ensesindeyiz, 2018’de kurulan dayanışma, haberleşme ve mücadele ağı.

Avukatlar, sendikacılar, hekimler, uzmanlar, işçilerin haklarını alması ve patronların karşısında savunmasız ve yalnız kalmaması için çalışıyor. Gönüllülük esasına dayanıyor. Ücretine, tazminatına, yıllık iznine el konulan işçiler, işten atılanlar, işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın çalıştırılanlar, işyerinde hakarete uğrayanlar, mobbinge maruz kalanlar sorunlarının çözümü için, seslerinin, mücadelelerinin duyurulması için ağa başvuruyor.

Ağın tek amacı, işçilerin hak kaybının engellenmesi, haklarını alması. Ağa başvuruda bulunan işçilerle ilgili haksız uygulamalar yapan işyerleri Patronların Ensesindeyiz ağının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından yayınlanıyor. Zaman zaman işçilerin mücadelesini anlatan bültenler ve işçiler için bilgilendirici malzemeler de bu yayınlarda yer alıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.