Haftalık Bağımsız Gazete 11 Temmuz 2020

Evde kalamayanlar: “Biz çalışmak için yaşıyoruz, yaşamak için değil” 

“Evde Kal” çağrıları sürerken işlerini evden yapabilenler ve izin alanlar kadar çalışmak zorunda olanlar da var. Geçen hafta bir kuryenin yaşadıklarını sayfalarımıza taşımıştık, bu sayıda da bir market çalışanı ve işten atılmış bir depo çalışanı kadının hikayesini okuyacaksınız…

Evde kalamayanlar: “Biz çalışmak için yaşıyoruz, yaşamak için değil” 
Fırat Fıstık

İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilen genelge ile 18-20 yaş arasında olup kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların, özel sektörde düzenli çalıştığını sosyal güvenlik belgesiyle kanıtlayanların ve mevsimlik tarım işçilerinin sokağa çıkma yasağından muaf tutulacağı açıklanmıştı.

Salgın nedeniyle hem Sağlık Bakanlığı’ndan hem tüm yetkili mercilerden evde kalma ve kişisel izolasyon çağrıları yapılırken çalışmak zorunda olanlar, üstelik her gün yüzlerce kişiyle temas etme durumunda kalanlar var.

“MASKE SONRADAN VERİLDİ”

Onlardan biri de market çalışanları. Bilindiği üzere birçok işyeri kapansa da marketler hala açık ve insanlar alışverişlerini bu marketlerden gerçekleştirebiliyorlar. Marketlerin açık olduğu saatler daraltılsa da çalışanların çalışma saatleri azaltılmadı. İşten atılma tehlikesi nedeniyle ismini vermeyen bir Migros çalışanı günde ortalama 8 buçuk saat çalıştıklarını belirtiyor ve çalışma koşullarını şöyle anlatıyor: “Ortalama 8 buçuk saat ama market yönetimi, haftalık şifti hazırlarken hafta sonu 9 veya 10 saat olarak düzenler çalışma saatini. Biz hafta içi izin kullanıyoruz bütün hizmet sektörleri gibi. Durum böyle olunca çocuklarımızla görüşemiyoruz hiç. Derslerini ve ödev takibini telefonla hatta mesaj yoluyla halledemiyoruz doğal olarak. Biz kasiyerler başta olmak üzere market içinde telefona bakmamız yasak. Benim oğlum ergenliğin de verdiği acımasızlıkla, ‘o işler öyle telefondan olmuyor başımda duracaksın’ der sık sık.”

İlk akla gelen soruyu soruyoruz: “Koruyucu önlemler alınıyor mu?”: “Eldiven, dezenfektan, maske gibi koruyucu malzemeler başta uzun bir süre verilmedi. Sanırım durumun ciddiyeti anlaşılınca ve işçilerin gelmemesinden de korkarak maske, meyve ve takviye vitaminler verilmeye başlandı.”

“PSİKOLOJİK TAKİP VAR”

İşten atılma durumunun yaşanmadığını belirten market çalışanı, “İçimizdekiler, itiraz duygusunu sindirmişlerden oluşur ya da zaten hayatında hiçbir olumsuzluğa tepki vermeyenlerden. Yöneticiler bu tipleri itinayla seçmiştir zamanında. Fabrika ortamı gibi olmaz bizde. Birlikte hareket etmeni engelleyen bir psikolojik takip var” diyor. 

İzin durumunu “Çalışmasına yasal engel olmayanlar çalışıyor mecburen. Genel yönetim, senelik izin hakkı olanlardan bile kronik rahatsızlık raporu istedi. Diğer yasal izin sebepleri (evde hasta yaşlı var) de öne sürülebiliyor” diye açıklarken sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Müşteriler çeşitli çeşitli. Günde dört defa gelip de bize acıyarak bakan da var, hiçbir şey olmamış gibi yüzümüze öksüren de. Tek sosyal aktivitesi bu olan da var, sadece vakit geçirmek için gezen de. Benim gözlemim, çoğunluk kurallara uymuyor. Aslında biz çalışmak için yaşıyoruz, yaşamak için değil. Şu anda yürürlükte olan marketin açılış-kapanış saatlerinin kalıcı olabilmesi için ne yapsak dedim arkadaşlara, hepsi birden olacak şey değil deyip güldüler.”

“AYAKKABI, KIYAFET SİPARİŞİ VAR”

Çalışmak zorunda kalanlar gibi bir de bu süreçte alınmayan önlemlere itiraz ettikleri için işten atılanlar var. Merve Köse, Arvato Lojistik deposunda çalışıyordu. İki hafta önce sendikaya üye olduğu için 54 arkadaşıyla birlikte işten atıldı. Çalıştığı Arvato şirketi, e-ticaret üzerine faaliyetlerini sürdürüyor. 

Şirket, genelde ayakkabı, kıyafet, makyaj malzemesi gibi ürünleri müşteriye ulaştırıyor. Merve Köse, bu süreçte insanların satın almalarının azalmadığını aksine arttığını söylüyor: “İhtiyacımız olanlar sağlık malzemeleri, gıda ihtiyaçlarımız olabilir ama makyaj, ayakkabı, kıyafet gibi ürünlerde dahi inanılmaz bir artış var.”

“HİJYENE DAİR HİÇ BİR ŞEY YOK”

Köse, şu an çalışanlara ek mesai yaptırıldığını, pazar günü bile çalıştırıldıklarını anlatıyor ve “Hijyen kurallarına dair hiçbir şey yok” diyor: “Maske zorunlu olduğu için maske dağıtıldı, eldiven çoğunlukla yok. Deponun içi de tozlu bir ortam zaten. Dezenfektan kutuları vardı ama bitince yenilemiyorlardı. Yenilenmesini söylüyoruz yenilenmiyor, eldiven istiyoruz, 2-3 gün sonra getiriyorlar o da kısıtlı sayıda.”

Çalışma saatleri ise azalmak bir yana artmış; “Günde normalde 9 saat çalışıyorduk ama şu an bu saatler 2-3 saat artmış durumda. Pazar günleri de 8 saat mesai yapılıyor şu an iş yoğun olduğu için. Tahmini 500 kişi var. Şeflerimiz ‘60 bin sipariş var bunları çıkmak zorundayız’ diyorlar. Tek bir depomuz da yok. Makyaj, ayakkabı, kıyafet gibi farklı depolar var. Günde 10-15 bin ürün çıkarma zorunluluğu var ve bu sayı şu an daha da artmış durumda. Çıkaramazsanız mesaiye zorluyorlar. İnsanlar virüs var diye dışarı çıkamazken depoda çalışanlar pazar günü dahi dışarı çıkıp işe gidiyorlar.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.